MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/981 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/... E., 2025/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...’in makatta ağrı ve kanama rahatsızlığı nedeniyle, davalı şirkete ait hastaneye 2011 tarihinde başvurduğunu, yapılan bu muayene sonucunda davalı doktor tarafından 22.11.2011 tarihinde anal fissür ve retrorektal kitle ameliyatı yapıldığını, müvekkilinin taburcu edildikten sonra şikayetlerinin geçmemesi nedeniyle yeniden davalı doktora başvurduğunu, yapılan muayene ve tetkikler sonucunda müvekkilinin 21.12.2011 tarihinde yeniden ameliyat edildiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu bu ikinci ameliyatın ertesi günü durumunun kötüleştiğini, ameliyat yapılan bölgede enfeksiyon meydana geldiğinin müvekkiline bildirildiğini ve 26.12.2011 tarihinde iskiorektal apse drenajı ameliyatı yapılarak yeni bir dren yerleştirildiğini, müvekkilinin davalı hastanede 2011 yılında birden fazla ameliyat olmasına rağmen, hatalı veya yanlış yapılan ameliyatlardan dolayı rahatsızlıklarının geçmediğini, hatalı tedavi ve ameliyatlar neticesinde dışkı tutamama sorunu baş gösterdiğinden müvekkilinin hasta bezi kullandığını, malul ve sakat kalmış olduğunu ve müvekkilinde uzuv kaybı meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; davacı ... için 150.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı/hastanın şikayetlerine uygun olarak tüm tedavilerin ve tetkiklerin zamanında yapıldığını, gerek müvekkil hekimin, gerekse müvekkil hastanenin herhangi bir özen eksikliği ya da kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 21.11.2011 tarihinde radyolojik tetkiklerinde rektum sağ arka duvarda kitle saptanması üzerine davalı hekime başvurduğu, muayenesinde hemaroid saptandığı, çekilen pelvik MR'da kitlenin anal kanal ve rektumu kapladığı, yapılan 21.11.2021 tarihli operasyon ile kitlenin eksize edildiği, hemoroidlerin gerilememesi üzerine 21.12.2011 tarihinde hemoroidektomi operasyonu uygulandığı, alınan bilirkişi heyet ve ATK raporunda; yapılan operasyonların ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, operasyonlardan sonra davacıda meydan gelen enfeksiyonu bu tür ameliyatlara bağlı olarak her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olduğunun bildirildiği, davacının sonrasında dava dışı başka hekimlere başvurmuş olması nedeniyle meydana gelen sonuçlar ile operasyonlar arasında illiyet bağı bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında davacıdan alınan onam formlarının yeterli olmadığı ve komplikasyonlar konusunda davacının yeterince aydınlatıldığının dosya kapsamında anlaşılamadığı belirtilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinde bu hususa maddi vakıa olarak dayanmadığı, bu kapsamda davalıların uygulamalarının tıp biliminin kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu ve atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Adli Tıp İhtisas kurulunun düzenlediği rapor ile ... Öğretim Üyelerinden alınan bilirkişi raporlarına göre davalı doktor tarafından yapılan tedavi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu, somut olayda davacının dava dilekçesinde iddiasını onamın yeterli olmadığı hususuna dayandırmadığı, bu nedenle yargılama sırasında bilirkişi raporuna itiraz ile ileri sürdüğü onam formuna ilişkin iddiasının, iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında yapılan incelemede verilen karar ve gerekçesi göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dosyaya ibraz edilen raporla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, hükme esas alınan raporların yetersiz olduğunu, eksiklikler tamamlanmadan adlı tıp kurumunun rapor düzenlediğini, davalı hekimin her türlü özen ve dikkatine rağmen ortaya çıkacak durumlardan bahsetmiş olmalarına rağmen davacı müvekkilinde ortaya çıkan dışkı tutamama ve hasta bezi kullanma sorunun kaynağı yönünden ise herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davacının diğer ameliyatlarının da davalıya ait aynı hastanede yapılmış olması da davalıların kusurlu olduğunu gösterdiğini, onam formlarının geçerli olmadığını ve müvekkili açısından haksız şart oluşturduğunu, 26/12/2011 tarihli iskiorektal apse drenajı ameliyatı yapılarak yeni bir dren yerleştirilmesi işlemi gibi 2011 yılında gerçekleştirilen ve davacının malul kalmasına sebebiyet veren ameliyatlar yönünden ve gerçekleştirilen ameliyatlar nedeniyle ortaya çıkabilecek riskler hakkında bilgi de verilmediğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu bulunduğu ve raporlarda hastada gelişen durumun komplikasyon olarak değerlendirilmesi gerektiği ve hastanın tanı, takip ve tedavisinde herhangi bir dikkat ve özen eksikliğinin ve kusurlu tıbbi uygulamasının bulunmadığını tespitlerine yer verildiği, bilirkişi raporlarının ilmi verilere uygun düzenlendiği, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, davacının yapılan ameliyatlar hakkında bilgilendirilmediğine yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.