MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/... E., 2025/971 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/... E., 2021/445 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat... ile davalılar vekili Avukat ..., Avukat ... ve Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 29.02.2016 tarihinde davalı şirkete ait hastanede sezeryan ile doğum yaptığını, hamilelik süresince de kontrollerinin bu hastanede davalı doktor tarafından yapıldığını, doğum işlemini davalı hekimin gerçekleştirdiğini, sağlıklı bir bebek dünyaya getiren müvekkilinin 01.03.2016 tarihinde taburcu edildiğini, ancak müvekkilinin evde şiddetli karın ağrısı çekmesi üzerine 02.03.2016 tarihinde acilen hastaneye gittiğini, hastaneye yatırılan müvekkile tetkiklerden sonra ikinci bir ameliyatın olması gerektiğinin söylendiğini, doğum işlemi sırasında gerekli özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle iç organlarının zarar gördüğünü, bağırsağın çürümesi nedeniyle bağırsağın bir kısmının alındığını, 10 gün kadar hastanede yatan müvekkilinin kontrollere çağrılmak suretiyle taburcu edildiğini, ameliyattaki hekim kusurunun müvekkilinin vücut bütünlüğünde telafisi imkansız zarara sebebiyet verdiğini ve manen büyük acılar yaşattığını ileri sürerek; belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili; dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, doğum esnasında doktor kusuruna bağlı olmayan komplikasyonlar ya da doğumdan sonra sair nedenlerle doğum yapan kişilerde rahatsızlıklar oluşabileceğini, dolayısıyla doktorun kusurundan söz etmenin mümkün olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; yaşanan olayda müvekkilinin hiç bir kusuru olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkilinin takibini yaptığı davacının zamanı gelince doğuma alındığını, doğrum sonrası anne ve bebekte hiç bir anormal durum gözlenmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 29.02.2016 tarihindeki sezeryandan önceki bir tarihte de geçirilmiş endometriozis operasyonu öyküsü olduğu anlaşılan, sezeryan operasyonu sırasında da ameliyat notunda batın içi barsaklar arasında yapışıklıklar olduğu saptanan kişide sonraki dönemlerde gelişen barsak perforasyonu ve apsenin her türlü dikkat ve özen gösterilmesi ve tüm cerrahi prensiplere bağlı kalınmasına rağmen oluşabilecek komplikasyon niteliğinde olduğu, komplikasyonun uygun şekilde yönetildiği, hastaya uygulanan teşhis ve tedavi yöntemlerinin yerinde, kararlarla doğru ve uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, tıbbi kurallara aykırı, ihmal edilmiş veya yanlış uygulama yapılmış bir bulguya rastlanmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; somut olayda meydana gelen neticede davalı doktorun kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında, kararda belirtilen gerekçelere göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tıp literatüründe sezeryanle doğumdan sonra bağırsağın çürüyebileceği bu nedenle daha sonra bir kısmının kesilmesi gerekebileceği şeklinde tanımlanmış bir komplikasyon bulunmadığını, olayın davalı hekimin tıbbi uygulama hatasından kaynaklandığını, doğum işlemi sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle sezeryan operasyonu sırasında bağırsakta oluşan kesi yaralanması nedeniyle bağırsağın çürüdüğünü, bu nedenle bağırsağın bir kısmının alındığını, davalı hastanenin ve davalı hekimin ameliyat öncesi muhtemelen hasıl olabilecek sonuç ve komplikasyonlar hakkında hastasını bilgilendirmesi gerektiğini, davalı ...’in doğum işlemi sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermeme nedeniyle müvekkilin iç organlarının zarar gördüğünü, bağırsağın çürümesi nedeniyle de bağırsağın bir kısmının ikinci bir ameliyatla alınmak zorunda kalındığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı davalı özel sağlık kuruluşunun ve davalı doktorun özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle bilirkişi kurul raporlarında hastada gelişen durumun komplikasyon olarak değerlendirilmesi gerektiği ve hastanın tanı, takip ve tedavisinde herhangi bir dikkat ve özen eksikliğinin ve kusurlu tıbbi uygulamasının bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, bilirkişi raporlarının ilmi verilere uygun düzenlendiği, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, onam formların yeterli bilgilendirmeyi içerdiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.