MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/1174 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/361 E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının banka hesabına 21.10.2022 tarihinde ariyet (borç) açıklaması ile 69.745 USD gönderdiğini, davalıya... Noterliğinin 19.06.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini, ... İcra Dairesinin 2023/... E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin de itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının müvekkiline ait dava konusu parayı ...Altın A....den teslim alıp banka aracılığı ile 21.10.2022 tarihinde müvekkilinin hesabına gönderdiğini, ancak haksız kazanç elde edebilmek için açıklama kısmına "ariyet" yazdığını, müvekkilinin ise böyle bir açıklama yapılacağını düşünmediğinden açıklamayı kontrol etmediğini, davacı ile müvekkili arasında gerçekleşen yazışmalarda karşı tarafın açıkça "hemen bilgi verebilirlerse bizim çocuklar araçla dışarıda onu yönlendireceğim.'' dediğini ve müvekkilinin de bunun üzerine paranın nereden alınacağını ve miktarı belirtmek üzere döviz bürosunun adres ve bilgilerini davacıya gönderdiğini, akabinde de karşı tarafa “... Tur 53...96 69.745 USD” yazarak teslim alınacak meblağı belirttiğini, bu durumun dahi tek başına davacıdan borç alınmadığını ispatladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının söz konusu parayı borç olarak davalıya gönderdiğini dosya kapsamı itibariyle ispatladığı, davalı aleyhine başlatılan takipte davalının itirazının yerinde olmadığı, alacak likit ve belirli bir alacak olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazının iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın Türk Lirası karşılığının %20'si oranına tekabül eden 365.242,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının parayı borç olarak gönderdiğini iddia ettiği, davalının ise paranın aslında kendisine ait olduğunu savunduğu, bu hali ile davalının, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunduğu, öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacı delil olarak banka havale dekontuna dayanmış olup, davacının davalıya 69.745 USD para gönderimine ilişkin 21.10.2022 işlem tarihli dekontta açıklama olarak “ariyet” ibaresi bulunmakta olup, bu açıklamanın paranın borç olarak verildiğine karine teşkil etmekle davacının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; dekont açıklamasında ariyet yazıyor olmasının taraflar arasındaki ariyet ilişkisini kanıtlamadığını, kaldı ki bu açıklama ile yapılan para transferinin borç ödemesine mi yoksa borç vermeye mi ilişkin olduğu hususunun dahi anlaşılamadığını, davacının müvekkilin ticari işlerine yardım edip onun adına işlemler yaptığını, bu işlemin de bunlardan biri olduğunu, dosya kapsamında ibraz edilen belgelerin ve yazışmaların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, bu kapsamda değerlendirme yapılarak tüm deliller toplanıp tanıklar dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, icra inkar tazminatının haksız olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç verme sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen "havale" bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 tarihli ve 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı ilamı).
Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcut olmakla birlikte davacının havale açıklamasına ''...'' yazarak paranın borç olarak gönderildiği hususunu ispatladığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesine göre belge niteliğinde bulunan ... yazışmalarının aynı Kanunun 202. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün gerektiği, ancak davalı tarafça sunulan mesaj içeriklerinde gönderilen paranın aslında davalıya ait olduğuna yönelik bir açıklama yer almadığından dava konusu olay bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.