MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/21 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 01.10.2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...'in kiracısı olduğunu, kira sözleşmesinin teminata ilişkin (14.) maddesine istinaden davalı ...'e kira alacağını garanti altına almak için 144.000,00 TL tutarlı çek verildiğini, çekin alacaklı tarafça doldurularak davalı ... tarafından davacının kiralanandan tahliyesi için vekili olarak hareket eden davalı ... aracılığıyla icraya konulduğunu, çekin teminat çeki olması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını ileri sürerek; müvekkilinin davalı ...'ye borçlu olmadığının tespitine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kira sözleşmesinin (13.) maddesi uyarınca çek bedelinin iki katı oranında tazminattan şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının keşideci olup çeki rızası ile tedavüle soktuğunu, imzasını açıkça kabul ve ikrar ettiğini, takip konusu çekin bütün yasal unsurları taşıdığını, kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren çek niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli kararıyla; kambiyo senedine bağlı alacağın illetten mücerret olup temelindeki hukuki ilişkiden bağımsız olarak hukuki varlığını sürdüreceği, çekin teminat olarak verildiği ya da anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgelerden biri ile ispat edilebileceği, kira sözleşmesinin (13.) maddesinde kiralananın kiraya veren tarafından üçüncü bir kişiye satılması halinde çekin bir ay içerisinde kiracıya iade edileceğinin, aksi takdirde kiracının çek bedelini üçüncü bir kişiye ödemek zorunda kalması halinde kiraya verenin çek bedelinin iki katı tazminat ödemeyi kabul ettiğinin düzenlendiği, tazminatın yalnızca kiralananın kiraya veren tarafından üçüncü bir kişiye satılması durumunda çekin iade edilmemesi halinde ödeneceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA
1.Dairece verilen 01.11.2023 tarihli ilamla; davacı ile davalılardan ... arasında imzalanan 01.10.2012 tarihli kira sözleşmesinin (1.3.) maddesinde, kiracı tarafından kiraya verene ödenmeyen kiraların ve kiraya verene verilebilecek zararlara karşılık 144.000,00 TL'lik çek verildiğinin açıkça yazıldığı, davacı tarafça anılan sözleşme hükmü ile ispat yükümlülüğünün yerine getirildiği, dolayısıyla çekin teminat senedi niteliğinde olduğu gözetilerek buna göre değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin "teminat" başlıklı maddesinde kiracının kiraya verene 144.000,00 TL bedelli çek verdiğinin belirtildiği, davacının davalı ...'ye borçlu olmadığı, teminat senedinin kullanılmasını gerektiren bir hususun olmadığı, davacının kiralananı tahliye ettiği gerekçesiyle; menfi tespit talebinin kabulü ile davacının icra dosyasında davalı ...'ye borçlu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; takip konusu çekin teminat çeki olmadığını, araştırma yapılmadan karar verildiğini, takip konusu çekin tüm yasal unsurları taşıdığını, ciro silsilesinin düzgün olduğunu, iyiniyetli hamile karşı bu iddiaların ileri sürülemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kira sözleşmesi hükmü uyarınca kira borcu bulunmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının borcu olup olmadığının Mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, kira bedellerini hiç ödemeden kiralananı kira dönemi süresinden önce tahliye eden 3 aylık makul süre kirasını ödemeyen, kiralananı kiraladığı şekilde hasarsız teslim etmeyen davacının ispat yükümlülüğü gözetilmeden menfi tespit kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma ilamına uyulmasıyla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin mümkün olmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.