MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/323 E., 2025/254 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve davalı şirket vekili tarafından temyize konu edilen toplam tutar 17.000,00 TL, davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen tutar 40.200,00 TL olup bozmaya konu kararın verildiği 2021 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı ... ile imzalanan 01.10.2014 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli iş yeri kira sözleşmesi kapsamında kiralananın kafe olarak işletilebilmesi amacıyla önceki işletene 185.000,00 TL hava parası ödediğini, kiralanana birçok masraf yaptığını, riskli yapı olduğu tespit edilen kiralananın süresinden önce tahliye edildiğini, tahliye işlemlerinin tamamlanması aşamasında 21.05.2017 tarihinde bir çok makinenin kiralanandan çalındığını, hırsızlık olayına binanın yenilenmesi işlemlerini üstlenen davalı şirketin neden olduğunu, hırsızlık nedeniyle uğranılan zarardan her iki davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; kira sözleşmesinin haksız feshi ve kiralanandaki ayıp nedeniyle uğranılan zarar bakımından şimdilik 5.000,00 TL'nin davalı kiraya verenden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle, hırsızlık sebebiyle ortaya çıkan zarar bakımından şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 14.06.2024 tarihli dilekçesi ile fesih ve ayıptan kaynaklı tazminat talebini 96.400,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; kat malikleri kurulu tarafından kentsel dönüşüm kapsamına alınması için yapılan başvuru işlemleri doğrultusunda dava konusu kiralanan hakkında riskli yapı olduğu gerekçesiyle yıkım kararı alındığını, kiralananın tahliyesinin müvekkilinin tasarrufunda olmadığını, hava parası adı altında hukuki dayanağı bulunmayan bir ödemeden sorumlu olamayacağını, hırsızlık olayının taşınmazın boşaltılması gereken 27.04.2017 tarihinden sonra gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili; hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağını, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusurunun, ihmalinin ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararıyla; kiralananın riskli yapı olduğunun tespiti neticesinde yıkılmasına karar verilmesinde davalı kiraya verenin kusuru bulunmadığı, faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığının kabulü halinde dahi binanın yıkılmış olması nedeniyle davalı kiraya verenin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olamayacağı, kiralananda meydana gelen hırsızlık suçu nedeniyle oluşan zarardan davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar, verilmiş; karar davacı vekili, tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 29.12.2021 tarihli ilamla; davacının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, kiralanana yapılan masraflar yönünden davacı kiracı tarafından yapılan tadilatlardan sökülüp götürülemeyecek olanlarının zorunlu ve faydalı masraf niteliğinde olup olmadığı saptanarak, zorunlu ve faydalı masraf olduğu belirlenen harcamaların imalat tarihi itibariyle belirlenen bedellerinden yıpranma paylarıda düşülmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin birinci sayfasında "Cam ve doğramalar sağlam, mutfak ve tuvaletler tam ve eksiksiz teslim edilmiştir." ibaresinin bulunduğu, tarafların kabulünde olan kira sözleşmesinde yazılı olduğu üzere seramik ve döşenmesi işleri, hilton mutfak ve dolap imalatları, çimstone tezgah, WC panel kapıları, doğal gaz tesisat ve kombi bağlanması, çevre camlama ve pergola imalatlarının mal sahibi tarafından akit öncesi yaptırılıp, davacıya tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu kalemler dışında kalan tadilatlardan zorunlu ve faydalı olanlar bakımından bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile kiralanana yapılan zorunlu ve faydalı masraflar sebebiyle 40.200,00 TL alacağın davalı ...'den tahsiline, fazlaya dair talebin ve davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporuna itirazlarının dikate alınmadığını, mecurun tamamen tadilat gördüğünü kat maliklerinin muvafakatine dair belgenin dikkate alınmadığını, sözleşme sonrası pergole, doğrama, cam ve duvarların yenilendiğini, 96.400,00 TL alacak yönünden davanın tam kabulü gerektiğini, dolap, fırın, makine alındığının sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak ve tazminat ile haksız fiilden kaynaklı tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtildiği gibi faydalı ve zorunlu masraf bedelinin belirlenmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.