MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/892 E., 2025/923 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 38. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/292 E., 2024/243 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ile 11.08.2021 tarihli Hukuki Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede, danışmanlık hizmetinin karşılığı olarak iş sahibi tarafından aylık 3.000,00 USD’nin ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet ... Bankası efektif satış kuru ile Türk Lirası karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden 01.11.2021, 01.12.20 21... .01.2022 tarihli faturaların kesilerek davalıya iletildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine sözleşmede yer alan bedelin tahsili için icra takibi başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafça verilmiş bir avukatlık hizmetinin bulunmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle müvekkili şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, tüzel kişiliği olmayan şirket adına sözleşme düzenlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığından davacının faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasında imzalanmış bir hukuki danışmanlık sözleşmesinin bulunmadığı, davacının, davalı ile dava dışı .... arasında imzalanan 11.08.2021 tarihli hukuki danışmanlık sözleşmesine göre alacak talep ettiği, sözleşmenin tarafı olan dava dışı Y....nın davacının davalıdan alacak istemine muvafakati veya bu hususta bir alacağın temlikinin de bulunmadığı, söz konusu sözleşmenin "Diğer Özel Hükümler" başlıklı 2. maddesinde; avukatın, başka avukatlarla iş birliği yaparak görevini ifa edebileceği, ancak bu durumun avukata ayrı bir ücret ödenmesini gerektirmeyeceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin bu hükmü bakımından davacının ücret alacağı isteminin yerinde olmadığı, davacının, kendisini yetkilendiren dava dışı sözleşmenin tarafına istemini yöneltebileceği, netice olarak davanın ispatlanamadığı, davalının kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanmış bir hukuki danışmanlık sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafça, dava dışı avukat Y....nın davalı ile imzaladığı sözleşme kapsamında bir kısım aylar için düzenlenen üç adet serbest meslek makbuzuna dayanarak alacak talep edildiği, ancak dava dışı avukatın davacının ücret talep etmesine muvafakatinin veya alacağın temlikinin bulunmadığı, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın konusu oluşturan icra takibinde 3 adet serbest meslek makbuzuna dayanıldığını, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu, takip dayanağı makbuzlara karşı davalı şirket yetkilileri tarafından bir itirazın bulunmadığını, davanın sözleşmeden doğan alacak davası olarak değerlendirilerek taraflar arasındaki tüm hukuki ilişki incelenmeden karar verildiğini, davalı şirketin, müvekkilinin sunduğu serbest meslek makbuzlarına süresinde itiraz etmediğini, ticari defterlerini ibrazdan kaçınarak zımnen borcu kabul ettiğini, şirket yetkilileriyle yapılan yazışmalarda ödemeyi müvekkiline yapmayı onayladıklarını, dava dışı avukatın ilgili aylara ilişkin makbuz kesmediğini ve kendi dava dosyasında talepte bulunmadığını, Mahkemece Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca serbest meslek makbuzları için geçerli olan 8 günlük itiraz süresininin dikkate alınmadığını, davalı şirketin makbuzları kabul ettiğini ve müvekkili tarafından hizmetin verildiğini kanıtlamak için gösterilen tanıkların dinlenilmeyerek iddia ve ispat haklarının kısıtlandığını, müvekkili tarafından fiilen hizmet verildiğini ve bu hizmetin davalı şirket tarafından da kabul edildiğini, alacağın dava dışı avukatın sözleşmeye göre bir kısım aylara ilişkin davacının ücret talep etmesine muvafakatinin veya alacağı temlikinin bulunmaması gerekçesiyle hüküm kurulmasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hukuki danışmanlık sözleşmesi kapsamında talep edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, icra takibine dayanak yapılan serbest meslek makbuzlarının, dava dışı avukat ile davalı arasında imzalanan Hukuki Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında düzenlendiğinin ve davacının anılan sözleşmenin tarafı olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.