MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/783 E., 2025/1012 K.
DAVA TARİHİ : 27.05.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/121 E., 2025/101 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurumun davacı şirkete gönderdiği 25.03.2022 tarihli yazıda, KV4020 SUT kodlu tıbbi malzemenin bazı hastalarda birden fazla kullanıldığı ve bu durumun da 12.11.2020 tarihli ve 13722242 sayılı Genel Müdürlük görüşünde belirtilen hususlara aykırı olduğu, yaptıkları incelemelerde de örneklemeye düşmeyen dönemler de dahil olmak üzere dört yılda aynı takipte KV4020 SUT kodlu tıbbi malzemenin Kuruma birden fazla fatura edildiği, söz konusu SUT koduna ait başvuru numarası (PROV_ID) başına faturalandırma adetlerinin, takip başına faturalandırma adetlerinden daha yüksek olduğunun tespit edildiği, KV4020 SUT kodu ile ayrıca fatura edilmesi halinde KV1276 SUT kodlu tıbbi malzemenin Kurumca bedelinin karşılanmayacağı gerekçesiyle davacı şirketin 31.03.2022 tarihinde ödenmesi gereken hakedişinden 147.547,02 TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintiye ilişkin olarak davalı Kurum tarafından sunulan gerekçelerin hukuki dayanağının olmadığını ileri sürerek; müvekkiline bildirilen işlemin iptaline, hastanenin muaccel hale geldiği halde ödenmemiş olan 147.547,02 TL alacağına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin kesinti yapılan tarih olan 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Sağlık Bakanlığı sağlık hizmet sunucularının verilerinin Genel Müdürlük tarafından değerlendirildiğini, Sağlık Bakanlığı sağlık hizmet sunucuları haricindeki global ödemeler kapsamındaki sağlık hizmet sunucularının takiplerinde tespit edilecek yersiz ödeme tutarının sunucularından örneklemeye düşüp düşmediğine bakılmaksızın tamamının incelemeye konu edilmesi yönündeki Genel Müdürlük görüşü doğrultusunda hareket edildiğini yapılan kesintinin bu görüşlere uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki idari nitelikteki sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkta idari yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurum ve KTO Karatay Üniversitesi ile davacı şirket sahipliğindeki Medicana Konya Hastanesi arasında 30.07.2018 tarihinde "Sosyal Güvenlik Kurumu/Vakıf Üniversitesi İle Afiliye Hastane Sağlık Hizmetleri Protokolü" imzalandığı, bu Protokolün KTO Karatay Üniversitesi tarafından eğitim - öğretim faaliyetlerinde davacı tarafından işletilen Medicana Konya Hastanesinin kullanımı amacıyla imzalandığı, öncesinde davacı şirket ile KTO Karatay Üniversitesi arasında 10.04.2015 tarihinde 5 yıl süreyle geçerli olacak şekilde afiliasyon gerçekleştirildiği, 5 yıllık sürenin bitiminde taraflar fesih bildiriminde bulunmadığından sözleşme aynı sürelerde kendiliğinden uzadığı, davalı Kurum tarafından yapılan feshin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ettiği, mevcut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan Protokolde yer alan şartlara ilişkin bir değişikliğinin bulunmadığı, şartların değişikliğinden kaynaklanan bir feshin söz konusu olmadığı, idarenin sözleşme ile tek taraflı değişiklik yapma hakkını elde ettiği, Protokolün idari sözleşme vasfında olduğu belirtilerek yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı Kurumun müvekkil alacaklarından yapılan 147.547,02 TL kesinti işleminin taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alım sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklı bir işlem olduğunu, ödeme koşullarının sözleşmenin uygulanması dönemine ilişkin olup bu davada adli yargı yerlerinin görevli olduğunu, KV1276 ürünle ilgili ödemelerin SUT’ta halen devam ettiğini, davalı Kurum tarafından kesintiye dayanak olan görüşle alakalı bir belge ortaya konulmadığını, konu ile ilgili uyuşmazlıkta itibar edilecek olan hususun davalı Kurumun görüşü değil yürürlükteki mevzuat hükümleri olduğunu, kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından SUT ve mevzuata aykırı yapıldığı ileri sürülen kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında, davacının davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından örnekleme yöntemi ile yapılan inceleme neticesinde toplam 147.547,02 TL kesinti uygulandığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince; uyuşmazlığın idari sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığı ve yargı yolunun idari yargı olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Somut olayda, dava konusu istem, idarenin kamu gücüne dayalı tek yanlı işlem ya da tasarrufunun iptaline değil; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında yapılan hakediş kesintisinin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayalı, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapılan hakediş kesintisinin iadesi istemine yöneliktir.
Bu haliyle uyuşmazlık, sözleşmenin uygulanmasından doğan ve özel hukuk hükümlerine tabi bulunan kesintinin iadesi istemi niteliğinde olup, çözüm yeri adli yargıdır.
Talep, sözleşmeye dayalı kesintinin iadesi istemine ilişkin bulunduğundan, adli yargı görevli olup, İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi