MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2111 E., 2025/1310 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/188 E., 2022/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının ticaret hukuku bağlamında şirket kurulum işlemlerini takip ettiğini, bu doğrultuda hukuki hizmet verdiğini, hizmet karşılığında davalının müvekkili nezdinde muaccel olmuş fakat ödenmeyen toplam 10.364,17 Euro tutarında borcu bulunduğunu, davalının borcunu ödemediği için ... 24. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının icra takibine konu ettiği faturanın Vergi Usulu Kanunu kapsamında bir fatura olmadığını, tek taraflı olarak düzenlenmiş sahte bir belge olduğunu, avukatlık ortaklıklarının serbest meslek makbuzu düzenleyebileceklerini, müvekkili şirketin kayıtlarında bu şekilde bir borç bulunmadığını, davacı ... ile müvekkili şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı ... ortaklığına herhangi bir borcu bulunmadığını savunarark davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından fatura içeriğinin ispat edilemediği, dosyaya sunulan maillerden davalı tarafa danışmanlık hizmeti verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2016 yılı AAÜT'ye göre danışmanlık hizmeti ücreti olan 1.500,00 TL yönünden iptaline ve alacağın belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu, bu sözleşme kapsamında kararlaştırılan ücretin ödenmediği hususunda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, her ne kadar davacı tarafından fatura ve bir takım mail yazışmaları sunulmuş ise de yazışmaların dava dışı Orkhan Ahmadov ile yapılmış olduğu, söz konusu kişinin davalı ile irtibatının bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile takip konusu faturaların davalı kayıtlarına işlenmediğinin tespit edildiği, dosyaya sunulan delil ve belgelerin davacının iddiasını ispata yeterli olmadığı, davalı tarafından davacıya verilmiş vekaletnamenin bulunmadığı, alacak miktarı dikkate alındığında davacının taraflar arasında sözleşme imzalandığı ve bu kapsamda davalıdan alacaklı olduğunu HMK'nın 200.maddesi kapsamında yazılı delil ile ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de istinaf edenin sıfatına göre davacı vekilinin istinaf istemi yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı; davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı ile vekalet ilişkisinin; e-posta yazışmaları, hizmet dökümü ve şirket kuruluş sürecine ilişkin zamansal örtüşmelerle sabit olduğunu, yazılı sözleşme olmamasının vekalet ilişkisinin varlığını ve ücret hakkını ortadan kaldırmayacağını, yazışma yapan dava dışı kişilerin (örneğin ...), davalı şirketin kuruluş sürecinde yetkili olarak hareket ettiğini, yazışmaların iş görme sürecinin parçası olduğunu, hesaplamaya esas alınması gereken saatlik hizmet sürelerinin dikkate alınmadığını, yalnızca AAÜT üzerinden genel değerlendirme yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraflar arasında vekalet sözleşmesinin kurulduğunun ve davacı tarafından davalıya bu kapsamda hizmet verildiğinin ispatlanamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.