MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2438 E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/... E., 2024/536 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava dışı ...İş Ortaklığı, .... Tic. San. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti. ve ...Mühendislik ve Yapı Malzemeleri Ltd. Şti.nden oluşmakta iken, ortaklardan ...San. Tic. Ltd. Şti.nin ortaklıktaki %45 hissesini 12.000.000,00 TL bedelle müvekkiline tüm aktif ve pasifi ile devrettiğini, taraflar arasında ... Noterliğinin 19.07.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse devir Protokolünün düzenlendiğini, söz konusu hisse devir Protokolünün devreden ...San. Tic. Ltd. Şti. ile birlikte diğer davalılar ..., ... ve ... tarafından da imzalandığını, devreden ve devralan şirketlerin yanı sıra adı geçen ve davalı olarak adı geçen ..., ... ve ...'in müşterek ve müteselsil sorumlu olarak taahhüt altına girdiklerini, ...Turizm Şti.nin bölünme ile davalı...isimli şirketin kurulduğunu, bunun ... kayıtları ile sabit olduğunu, bu anlamda davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının temelinin oluştuğunu, ayrıca Protokol hükümlerine göre ipoteğin fek edilmesi gerekirken yapılmaması nedeniyle zararın doğduğunu, 13 80... parseldeki taşınmazların kat karşılığı inşaat yapılacak yerlerden olmayıp ... tarafından bedeli ödenerek dava dışı kişiden satın alındığını, bu yerlerin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek; belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ... Noterliğinin 19.07.2016 tarihli ve ... nolu Protokolün (8.) maddesinin ihlali nedeniyle 100.000,00 TL ve Protokolün (5.) maddesinin ihlali nedeniyle 100.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalılar ...san Tic, Ltd. Şti.nin/ ... haksız ve hukuka aykırı olarak ...'dan aldığı bedele karşılık şimdilik 100.000,00 TL tazminatın ödemeyi alan davalı ... Ltd. Şti. veya ...'ten alınarak dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davacıya ödenmesini, bölünme suretiyle oluşan yeni şirketin sorumlu olması sebebi ile...Gayrimenkul A....nin sorumlu olmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; tazminat talebinin 2 yıllık süre içinde ileri sürülmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, davacının tedbir talebinin yerinde olmadığını, dosyaya celp edilen tapu kayıtlarından da görüleceği üzere davacının talebine konu gayrimenkul üzerindeki ipotek daha evvel fek edildiğinden davacının buna dair iddiasının yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sözleşmeye aykırılıktan nasıl bir zarar gördüğünün ve zararının ne kadar olduğunu açıklayamadığını, davanın afaki olduğunu, sözleşmede yer alan hükümlere aykırı davranılmadığını, sözleşmede müvekkilinin gerçek şahısların müşterek ve müteselsil sorumluluğu ile ilgili bir taahhütün bulunmadığını, müvekkillerinin söz konusu gayrimenkullerde tasarrufunu kısıtlayan bir madde bulunmadığını, müvekkilinin yükümlülüğünün ... ile adi ortaklık sözleşmesi çerçevesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak olduğunu, sadece ...'nın inşaata başlaması için gerekli şartları sağlamasının gerektiğini, fakat şimdiye kadar davacı tarafın ortağı olduğu adi ortaklık inşaata başlamadığı gibi bu yönde bir hareketinin de olmadığını, davacının davalıların sözleşme yapmaktan kaçındığı yönündeki iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, adi ortaklıktaki hisseler davacı şirkete devredildiğinde tüm teminat senetlerinin de teslim edildiğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek üzere aradan geçen zaman ve senetlerin zamanaşımı süreleri nazara alındığında senetlerin bir hükmünün kalmadığını, davalı ....nin gayrimenkulleri sattığı ve davalıların mal kaçırdığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ibraz olunan hisse devri Protokolünde yer alan hükümler, bilirkişi raporundaki tespitler ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tazmini gereken bir zararının ve tahsili gereken alacağının varlığı ispat edilemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesi ekinde sunulan taahhütname başlıklı belgeye göre ... İli ... İlçesi 13 79... parselde bulunan 52 m²'lik alanın ... İnşaat İş Ortaklığı tarafından 130.000,00 TL karşılığı 72.772 USD ödenerek malik ...'dan alındığını, tapuda yapılan satışta bedelin ödendiğinin belirtildiğini, ...'a yapılan ödemenin ekte sunulan banka dekontundan da anlaşılacağı üzere ...Ortaklığının o zaman ki avukatı olan ...'in üzerinden gerçekleştirildiğini, tapudaki satış işleminin de avukat tarafından gerçekleştirildiğini, davalı tarafın cevap dilekçesi ve delil sunma aşamalarında ...'in ...'a ödeme yaptığına dair dekont sunmadığını, bilirkişi raporunda bahsedilen "dekont" ibaresinden tapu satış sözleşmesindeki ibareler anlaşılmış ise de bu belgelerin gerçek dışı olduğunu, 13 80... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/ ... E. 2023/... K. sayılı dosyada "davalılar ile kat karşılığı sözleşmesi yapılmayan tüm taşınmazların açık adi ortaklığına ait olduğu"nun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bu tespitin zorlama bir tespit olduğu yönünde değerlendirme yapılmış olmakla, raporun bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, ipoteğin fekki için herhangi bir vade belirlenmediğini, ancak bu hususta davalılara defaetle ihtarname keşide edildiğini ancak sonuçsuz kaldığını, ticari defterlere göre ipoteğin geç fekkinden kaynaklanan bir zarar tespit edilmemiş ise de tarafların tacir olduğunu, ahde vefa ilkesi gereğince hakkaniyet gereği bir tazminata hükmedilmesinin gerektiğini, ... Noterliğince onaylanan 19.07.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı Protokol gereğince davalı tarafın ipoteği fek etmeme, senetleri teslim etmeme, KKİS'ne konu yerleri müvekkilinin izni olmadan davalı...A....ye devretme, ...A.Ş. taşınmazlara malik olmasına rağmen aynı şartlarla ... yapmaya yanaşmaması şeklindeki eylemleri nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle cezai şarta hükmedilmesinin gerektiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasından akdedilen hisse devir Protokolüne aykırılık nedeniyle cezai şart ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266. maddesine göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Aynı Kanunun 267. maddesine göre ise; Mahkeme bilirkişi olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir, ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurul da görevlendirilebilir.
Yine aynı Kanunun 281. maddesinde ise; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; 15.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Dosyada mübrez Tapu kaydından anlaşıldığı üzere ... ile ilgili olan 26 m² taşınmaz, bedeli (davalılardan ... tarafından dekont ibraz edilmiştir) ödenerek 1300/... payı ... tarafından satın alınmıştır. İlgili taşınmazın 1300/76511 hissesi ise ... adına kayıtlı olduğu, bu iki kişi ile yapılan protokoller gereğince Protokolde belirtilen tutarların ödenmesi durumunda 26 m²’den kaynaklanan hakların ...’a, 72 m²'den kaynaklanan hakların ...’e ... tarafından devredileceği düzenlendiği, Protokol gereğince Protokolde belirtilen tutarların ödemesi ... Turizm tarafından 26 m² ...’a ... tarafından tapuda satış bedeli ödenerek ...’dan satın alındığı, bu taşınmazın adi ortaklığa ait olduğu, dolayısı ile satış bedelinin adi ortaklığa ait olacağı şeklinde bir tespitinde zorlama bir tespit olacağı ve bu madde gereğince davacının maddi zararının olduğu tespit edilemediği" hususuna yer verildiği, ancak davacı tarafından 30.05.2016 tarihli taahhütname başlıklı belgenin değerlendirmeye alınmadığı, yine aynı Protokol hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/... E. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda; "Dava dosyasına ibraz edilen dekontlara göre dava dışı ... Ortaklık (... Adi Ortaklığı) banka hesabından, dava dışı arsa sahipleri ... ve ... 'e ödemeler yapıldığı, anılan ödeme işlemlerinin, dava dışı adi ortaklık hesabından gerçekleştiği (1. klasör delilerin sunulması dilekçesi ekindeki dekontlar), bu kişilerin arsa sahibi olup, satın alınan payların davalı üzerine kaydedildiği, buna ilişkin hesap ekstresi celbi ile 2. ek raporda açıklamaları da dahil teyidi yapıldığı, kaldı ki bu hususun taraflar arasında ihtilaflı olmadığı, davalı tarafın bu hususa ilişkin 13 80... parselin ödemesinin adi ortaklık hesabından yapılması davacı tarafın iddialarını ispatlamaz demekle bu kişiler arasındaki para transferinde ihtilaf bulunmadığı, Davalı tarafın kendisinin sunmuş olduğu uzman görüşündeki davalı ticari defterlerine göre 13 80... parsel yerin öncelikli olarak 20.06.2014 tarihinde arsa olarak dava dışı ...'den 288.000,00 TL bedel karşılığı alınmış olarak kayıt altına alındığı, geri kalan %50'lik kısmın arsa olarak dava dışı ... ...'den 28.12.2015 tarihinde 509.204,38 TL bedel karşılığı alınmış olarak kayıt altına alındığı, 13 80... parsel yerin öncelikli olarak 20.06.2014 tarihinde 1/2 arsa olarak dava dışı ...'den 288.000,00 TL bedel karşılığı alınmış olduğu yönündeki tespit açısından, bu tutarın dava dosyasında yer alan ödeme dekontları ile banka ekstrelerinden, dava dışı ... ortaklığı hesabından ödenmiş olduğu diğer ödemelerin ise kök ve ek raporda mali yönden yapılan inceleme sonuçları ile örtüştüğü, davaya konu taşınmazların bulunduğu arsanın payının alımında tüm ödemelerin adi ortaklığa ait banka hesapları üzerinden yapılması, satın alınan taşınmazların, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmaması nedeni ile ortaklardan ... Turizm adına tescil edilmesinin ticari hayatın olağan akışı içinde işlemin mahiyetine uygun olması, ... Ortaklığının amaçları arasında taşınmaz edinilmesinin de bulunması hususları ile birlikte taraflar arasındaki 19.07.2016 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalının adi ortaklıktaki hisselerinin tamamının davacı yana devir edilmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazların, aslında ... Ortaklığına ait olduğu anlaşılmıştır." şeklinde yer alan tespite yer verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; önceki bilirkişiler dışında yeniden alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan, davaya konu edilen protokolün ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenerek, davacının dayandığı ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/491 E. sayılı dosyasındaki raporlar ve davacının adi ortaklık adına dava açma konusunda aktif husumetinin de olup olmadığı da gözetilerek, tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde hüküm kurmaya ve Yargıtay denetime elverişli bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, tarafların itirazları karşılanmaksızın alınan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.