MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/186 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'un arkadaşları ile gezmek amacıyla dağa çıktığı sırada üşümeleri nedeniyle yaktıkları ateşin yangına sebebiyet verdiğini, yangının müvekkili İdare ekipleri ve ... Büyükşehir Belediyesi tarafından söndürüldüğünü, yangın sonucu 25 hektarlık sarıçam ormanı ve orman toprağının yandığını, davalı ... ve arkadaşları hakkında ... Çocuk Mahkemesinin 2011/... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 369. maddesi gereği ev başkanının küçüğün verdiği zarardan alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle küçüğü gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumlu olduğunu, davalı ... tarafından çıkarılan yangın nedeniyle idarenin zarar gördüğünü ileri sürerek, 12.390,00 TL fidan zararı, 172.000,00 TL ağaçlandırma gideri ve 7.367,20 TL yangın söndürme gideri olmak üzere toplam 191.757,20 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile anne ve babası olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle verdiği 03.11.2015 tarihli kararının, Dairenin 25.01.2018 tarihli ilamıyla; davada TMK'nın 369. maddesinin uygulanacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Aile Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasından sonra Mahkemece bozmaya uyularak verilen 26.01.2021 tarihli kararla; davalı baba ... ile davalı anne ... yönünden; çocuğun yaşı büyüdükçe gözetiminin güçleşeceği ve her daim 16 yaşında bir çocuğun yanında bulunamayacakları, ortaya çıkan gözetim güçlüğünün sorumluluğun belirlenmesinde gözardı edilemeyeceği, meydana gelen zararın davalı anne ve babanın ev başkanı sıfatından kaynaklanan sorumluluğunu gerektirdiği yönündeki iddianın davacı tarafından ispatlanamadığı, ev başkanının ailevi, sosyal ve fiziki durumu dikkate alındığında dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine, davalı ... yönünden, kesinleşmiş ceza dosyası kapsamına göre, taksirle orman yangınına sebebiyet vererek zarardan sorumlu olduğu belirtilmekle, olayın oluş şekline göre %20 oranında takdiri indirim yapılarak, davanın kısmen kabulü ile 148.722,56 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 06.10.2021 tarihli ilamıyla Mahkemece; her ne kadar, davalı anne ve baba yönünden, ev başkanı sıfatından kaynaklanan sorumluluklarının davacı tarafından ispatlanamadığı belirtilmiş ise de, davalıların ev başkanı olarak oluşan zarardan, kusursuz olarak sorumlu bulundukları, davacı tarafından bu durumun ispatının gerekmediği, davalıların ise sorumluluktan kurtulmaya yönelik, alışılmış şekilde, durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle çocuğu gözetim altında bulundurduklarını, dikkat ve özen göstermeleri halinde dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceklerini ispat edemediklerinin anlaşıldığı, buna göre; Mahkemece; davalı anne ve babanın, ev halkından olan küçüğün meydana getirdiği zarardan, ev başkanı sıfatıyla kusursuz sorumlu oldukları dikkate alınarak, oluşan zarar miktarından sorumlu tutulmaları gerektiği, öte yandan çıkan yangını en kısa sürede söndürme, zararın büyümesini önleme için her türlü tedbiri alma ve gereğini yapmanın davacı İdarenin görevi olduğu, orman yangınına sebebiyet verilmekle, zararın kapsamının tayininde davacı İdarenin kusurunun olup olmadığının da araştırılıp, tartışılması, yangının nitelik ve niceliği itibariyle davacı tarafın alması gereken tedbirleri alıp almadığının ve yangının büyümemesi için sorumluluk halinin değerlendirilmesi gerektiği, İdarenin yangına müdahalesindeki etkin gücü gibi faktörler dikkate alınarak, ceza yargılamasında, davacı İdare görevlilerinin, olay yerine geldiklerinde, itfaiye, jandarma, askerler, sivil savunmanın bulunduğu, kendilerinin ...’de bulunmaları nedeniyle geciktiklerine dair beyanları da dikkate alınarak; müterafik kusur incelemesi yapılması, müterafik kusurlu olduğunun belirlenmesi halinde ayrıca olayın oluş şekline göre takdiri indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, tarafların sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 30.03.2023 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, %20 takdiri indirimi uygulanarak 74.361,28 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3. Dairenin 12.06.2024 tarihli ilamıyla; Mahkemenin bozmaya uymuş olmasına rağmen bozma gereklerini yerine getirmediği, her ne kadar bozma ilamı sonrasında bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınıp, ek raporda davacıya izafe edilen %50 müterafik kusur oranına itibar edilerek değerlendirme yapılmış ise de, hükme esas alınan söz konusu 01.02.2023 tarihli ek bilirkişi raporu ve 05.12.2022 tarihli kök raporda; orman alanında yangının çıkarılmasından davalıların 1. derecede sorumlu olduklarının belirtildiği de dikkate alındığında, davalıya %50 oranında kusur izafe edilmesinin raporun kendi içinde çelişkili olduğunu gösterdiği, bu itibarla Mahkemece; dosyanın alanında uzman ayrı bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi suretiyle, meydana gelen yangında davalıların 1. derecede sorumlu oldukları, davaya konu orman yangınının çıktığı alanın konum olarak zor ulaşılabilecek bir noktada olması, orman idaresi çalışanlarının o esnada başka bir mevkide görevli oldukları yönündeki beyanları, dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler de yeniden değerlendirilmek suretiyle, davacı İdarenin müterafik kusur oranının belirlenmesi gerekirken, kendi içerisinde çelişkili bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davalı ...'un taksirle orman yangınına sebep olduğunun sabit olduğu, davacı İdarenin orman yangını nedeniyle uğradığı zararı davalılardan talep etme hakkı bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarının ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu, ormanları yangınlara karşı korumanın, çıkan yangını en kısa sürede söndürmek ve zararın büyümesini önlemek için her türlü tedbiri almak ve gereğini yapmanın İdarenin görevi olduğu, yangının kuru otları tutuşturduğu, Orman Genel Müdürlüğünün 285 sayılı tebliğine göre bunun yangını etkileyen faktör olup yanıcı maddelerin temizlenmesinin İdarenin görevi olduğu halde İdarenin kurumuş otları temizlememiş olduğu, yangının meydana gelişi, olayın meydana geldiği tarih, yanan orman sahası alanına göre davacı İdarenin yangına müdahale hızı ve etkinliği, yangının yayılmasına sebebiyet veren çevresel faktörler ve hava koşulları, olay tarihinde reşit olmayan davalının yangını söndürmedeki gayreti, eylemin özen eksikliği nedeniyle taksirle işlenmesi hususları dikkate alınarak, olay tarihinde yürürlükte bulunan TMK'nun 16/2 ve 343. maddeleri ile 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca uygun tutarda bir indirim yapılması gerektiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112/1-B maddesi uyarınca fidan zararının misli ile tazmin ettirileceğine ilişkin hükmü dikkate alınarak kök raporda tespit edilen zarar miktarına iştirak edilerek 181.012,80 TL'lik maddi zarardan, davacı idarenin %50 oranındaki müteraffik kusuru tenkis edildiğinde meydana gelen orman yangını sebebiyle ortaya çıkan zararın 90.506,40 TL olduğunun anlaşıldığı, olay tarihinde davalı ...'un henüz reşit olmaması, taksirli oluşu, yangını söndürmeye yönelik çabalarının bulunması, yangın emniyet şeritlerinin önceden açılmamış olması yangın haberinin alınması ile kontrol altına alınması arasındaki 17,5 saatlik uzunca bir sürede, davacı İdarenin yangına müdahalesine yönelik görev ve sorumluluklarını yerine getirmesinde eksikliklerinin bulunduğu göz önüne alınarak %20 oranında takdiri indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 72.405,12 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yangın tutanağında yer alan, yangının 08.10.2011 tarihinde saat 11.00'de başladığı, yangının 09.10.20 11... .30'da tamamen söndürüldüğü yönündeki kayıt nedeniyle yangının 17,5 saat gibi bir sürede kontrol altına alındığı tespitinin hatalı olduğunu, zira kontrol altına alındığı halde yanmakta olan bazı kök ve kütük parçalarının sönmediğini, bu nedenle tamamen söndürüldü denilemediğini, soğutma işlemi yapıldığını, yangın alanının tütmez hale getirildiğini, yani yangının söndürülmesi ile kontrol altına alınmasının farklı olduğunu, yangının kısa sürede ve tam zamanında saat 12.30'da kontrol altına alındığını 04.30da söndürüldüğü raporda belirtildiği gibi müdahalede geç kalmanın olmadığını, yangına 11.15'de ilk müdahalenin yapıldığını, yangına sebep olanla kamu kurumlarının sorumluluğunun eşit kabul edilemeyeceğini, aksi halde orman yangınına sebep olanların ödüllendirilmiş olacağını, bilirkişinin bozmaya uymadığını, %50 kusur oranı belirleyen 01.02.2023 tarihli ek rapora katıldığını bildirdiğini, oysa Yargıtay ilamında davalıların 1. derecede sorumlu oldukları değerlendirilerek müterafik kusurun belirlenmesi gerektiğinden bahsedildiğini, ayrıca raporun alternatifli sonuçlar gösterilmesi nedeniyle de kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalılar vekili; Mahkemenin bilirkişi raporunda davacının %50 kusurlu olduğu yönündeki tespitlerini dikkate almayarak, gerekçesiz bir şekilde %20 takdiri indirim uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...’un olay tarihinde 15 yaşında olup işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tahmin etme gücünden yoksun bulunduğunu, taksirle orman yangınına sebebiyet verdiğini, lehine olan bu hususların dikkate alınmadığını, davacı İdarenin tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, orman yangını nedeniyle oluşan zararın, yangına sebebiyet veren davalı küçük ile ev başkanı olan davalı anne ve babadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, yangının başlamasında davalı ... 1. derece kusurlu ise de, yangının yayılmasında ve söndürülmesindeki gecikme nedeniyle meydana gelen zararda davacının %50 oranında müterafik kusurlu olduğunun tespit edilmiş bulunmasına, Jandarma tarafından saat 17.00'de tutulan tutanağa göre olay yerinde sivil savunma ekiplerinin yangını söndürme çalışmalarına devam ettiğinin gözlemlenmiş olması ile bizzat orman muhafız memurlarının başka bir yerde olmaları nedeniyle olay yerine geç geldiklerini beyan etmiş olması karşısında davacı vekilinin yangından 15 dk içinde olay yerine intikal edilerek 1 saat içinde yangının kontrol altına alındığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.