MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1982 E., 2025/1277 K.
DAVA TARİHİ : 22.09.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/165 E., 2023/259 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili eczacının ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 21.08.2017 tarihli yazısıyla; reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait 2 (iki) adet reçetenin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2016 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca, 1 (bir) adet reçetede alınması gereken ilaç katılım payının alınmadığı gerekçesiyle, Protokolün (5.3.6.) maddesi uyarınca 1. kez yazılı uyarı, toplam 60.974,10 TL cezai şart ve reçete bedeli 30.237.05 TL'nin ödenme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte müvekkilinden tahsil edileceğinin bildirildiğini, Kurum işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; işlemin iptali ile kesinti yapılması halinde kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı sigortalıların müvekkili Kuruma yaptıkları başvuru üzerine yapılan inceleme neticesinde davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, Kurum işleminin Protokol ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararı üzerine davaya bakan İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne; davalı Kurum tarafından davacıya uygulanan 60.474,10 TL'lik cezai işlem, 30.237,05 TL reçete bedelinin tahsili işleminin ve 500,00 TL cezai şart işleminin yerinde olmadığının tespiti ile toplam 91.211,15 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli kararıyla; dava dışı davalı Kurum sigortalısı hastalar/yakınları ile gerçeğe aykırı düzenlendiği iddia edilen muayene kayıtları/reçetelerde isimleri yazılı olan doktorların tanık sıfatı ile dinlenip, dava dışı Kurum sigortalılarından eczane/muayene katkı payının tahsil edilip edilmediğinin usulünce araştırılıp, değişen sonraki tarihli protokol hükümlerinin değerledirildiği taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli rapor alınarak, eldeki davanın davacı tarafından 28.01.2017 tarihli davalı Kurum işleminin tamamının iptali talebi ile açıldığının gözetilmesi suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırmaya dayalı olarak davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı uyarınca dinlenen tanık beyanları ve yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne; davalı Kurum tarafından davacıya uygulanan 60.474,10 TL'lik cezai işlemin, 30.237,05TL reçete bedeli tahsili işleminin ve 500,00 TL cezai şart işleminin yerinde olmadığının tespiti ile 91.211,15 TL'nin 05.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece tanık olarak dinlenen hasta yakını R.Y.nin reçeteleri kendilerinin yazdırmadığını, babasının bu reçeteleri düzenleyen doktorlara belirtilen tarihlerde muayene olmadığını, reçetelerde yazılı olan ilaçları almadıklarını, 07.01.2014 tarihli reçetede ilaçları teslim alan olarak bilgisi kayıtlı olan M.M.yi tanımadıklarını, bilgileri dışında düzenlenmiş olan bu reçetelerdeki ilaçların karşılandığı ... Eczanesine başvurduklarında 10 kutu ilacı hiç bir ödeme yapmadan aldığını, eczanenin kendisine ilaçları yazdırdık, ulaştıracağız dediğini, ancak ilaçların ulaşmadığını ifade ettiğini, hasta yakınının bu ifadesinin 23.01.2023 tarihli celsede vermiş olduğu ifade ile de uyuştuğunu, hasta yakını R.Y.nin daha sonra eczaneye başvurmaları sonucu 10 kutu ilacın kendilerine verildiğini ifade etmesi sebebiyle 09.04.2014 tarihli e-reçete de yer alan 16 kutu ilacın 10 kutusunun teslim alındığı değerledirilerek kalan 6 kutu ilaç üzerinden işlem yapıldığını, reçeteleri teslim alan olarak sisteme kaydedilen M.M.nin Kuruma verdiği ifade ile duruşmada alınan ifade arasında çelişki bulunduğunu, davacı hakkındaki incelemenin 2014 yılında başladığını, inceleme devam ederken 01.04.2016 tarihinde Nisan 2016 Protokolünün yürürlüğe girdiğini, incelemenin 2017 yılında tamamlanması nedeniyle hastaların içeriğindeki ilaçları almadığını beyan ettiği reçeteler hakkında Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü ve Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığının görüşleri doğrultasında Protokolün (5.3.5.) maddesi yönünde işlem yapılmasının uygun görüldüğünü, A.Ş. adına düzenlenen 16.04.2014 tarihli reçete hakkında Kuruma verdiği 16.03.2015 tarihli ifadede, reçete karşılığı eczaneye elden ödenmesi gereken ücretin emekli maaşından kesildiği için herhangi bir ödeme yapmadığını belirttiğini, davacının itiraz dilekçesi ekinde sunduğu A.Ş.ye ait yazılı beyanın hangi şartlar altında alındığının bilinmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan uyarı ve cezai şart işleminin iptali istemine ilişkindir.
1. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dava dışı sigortalı A.Ş. adına düzenlenen 1 (bir) adet reçetede alınması gereken ilaç katılım payının alınmadığının davalı Kurum tarafından ispatlanamadığının ve buna göre davacı hakkında Protokolün (5.3.6.) maddesi uyarınca uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait 2 (iki) adet reçetenin Kuruma fatura edildiği iddiasıyla davacı hakkında 2016 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan 60.474,10 TL cezai şart ve 30.237.05 TL reçete bedelinin tahsili işleminin mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece; dinlenen tanık beyanları doğrultusunda, reçetede yer alan ilaçların reçeteyi getiren tanık M.M.ye imza karşılığı teslim edildiği, tanığın ilaçları hasta S.Y.ye teslim ettiğini beyan ettiği, diğer tanık R.Y.nin de şikayet sonrası bir kısım ilaçları teslim aldığını beyan ettiği gerekçesiyle, davacı hakkında uygulanan 60.474,10 TL cezai şart ile 30.237,05 TL reçete bedelinin tahsili işleminin iptaline ve kesinti yapılan 91.211,15 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, Mahkemece tanık olarak dinlenen sigortalı hasta yakını R.Y.nin talimatla alınan ifadesinde; ilaçları teslim alan M.M'yi tanımadığını, tanımadığı bir kişinin kendileri adına ilaçları teslim almasının mümkün olmadığını, ... Eczanesinden ilaçların teminini talep ettiğinde ilaçların zaten teslim edildiğini, bu nedenle tekrar ilaç verilmeyeceğinin söylendiğini, şikayet üzerine Eczane tarafından reçetede yazılı bir kısım ilaçların teslim edildiğini beyan ettiği, alınan tanık beyanlarından cezai işleme konu reçetelerdeki bir kısım ilaçların reçete sahibine teslim edilmediğinin anlaşıldığı, Protokolün (5.3.5.) maddesine dayalı olarak cezai işlem uygulanabilmesi için, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edilmesinin yeterli olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan 60.474,10 TL cezai şart ve 30.237.05 TL reçete bedelinin tahsiline ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan Kurum işleminin iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, tanık M.M'nin çelişkili beyanları doğrultusunda yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.