MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3221 E., 2025/822 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2016/... E., 2021/625 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'in 2-3 yıl önce bacak ağrılarından dolayı ... Devlet Hastanesi'ne gittiğini ve yapılan tetkikler sonucu kendisine iltihaplı kas ve eklem romatizması tanısı konulduğunu, ancak daha sonra ...'ün küçük bir il olması ve tedavi imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle müvekkilinin başka illerde başka hastanelere gittiğini, en son davalı hastanede diğer tüm teşhis ve bulgular yok sayılarak sorunun kalçada değil sağ dizinde olduğunu söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin hiçbir sorunu olmayan dizinden 05.04.2016 tarihinde davalıya ait ... Hospital Hastanesi'nde diz eklemi kıkırdağının ilerleyici ve dejeneratif bir hastalığı olan gonartroz ameliyatı olduğunu, müvekkilinin geçirdiği bu operasyon sonucunda yürüme fonksiyonunu büyük ölçüde kaybettiğini, ayrıca kalça kemiğinden ameliyat olması gerekirken olmadığı için ağrılarının giderek arttığını ve bu şiddetli ağrılardan dolayı geceleri bile uyuyamaz hale geldiğini, müvekkillerinin bu durumdan derin bir elem ve ızdırap duyduğunu ve bu yüzden kendisinin en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz duruma geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak davacıyı muayene eden ve ameliyatı gerçekleştiren hekimlerin davalı olarak gösterilmediğini, davanın ... A.Ş.’ye ihbar edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde tıbbi belge sunulmadığını, sadece şifahi beyanlara dayanıldığını, davacının iltihaplı romatizma hastalığı bulunduğunu, buna bağlı olarak davacının sistemik hastalıklara da sahip olduğunu, davacıya dava dışı hekimler tarafından konulan tanı sonrasında yapılan diz ameliyatının aciliyeti olduğunu ve doğru bir yaklaşımla yapıldığını, ortada müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda yargılama sürecinde aldırılan Adli Tıp Kurumu raporu ve öğretim üyelerinden teşkil olunan bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporları ile sair dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, hastanenin/hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmesi, hastanın rızasının alınması ve tıbbi standartlara uygun davranılması halinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulmayacağı, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya hastanın rızasının alınmaması halinde meydana gelen zarar komplikasyon sonucu olsa dahi sorumlu tutulacağı, malpraktis (tıbbi kötü uygulama) bulunması halinde ise aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmiş ve hastanın rızası alınmış olsa dahi meydana gelen zarardan sorumlu tutulacağı anlaşılmakta olup, vaki olay yönünden hekimin/hastanenin tıbbi standartlara uygun davrandığı, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiği, hastanın rızasının usulünce alındığı, bu sebeple davalı hastanenin meydana gelen sonuçtan sorumlu tutulması için gerekli şartların oluşmadığı, dosya kapsamında mevcut raporların denetime elverişli ve somut olayın çözümünün gerektirdiği teknik bilgileri içerdiği ve birbirleri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında akademisyen bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan alınan rapor ile ameliyatı yapan hekim ve davalı hastanenin kusurlu olup olmadığının tespiti için ... Adli Tıp Kurumundan alınan 15.06.2020 tarihli uzmanlık raporunun birbiriyle uyumlu olup, davacı hastaya yapılan ameliyatın güncel tıp ilim ve fennine uygun olarak yapılan bir hukuka uygun tıbbi müdahale olduğu, dava dışı hekim ve davalı hastanenin yapılan tedavi ve ameliyatta herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hasta ile tedavi veren kurum arasındaki vekalet sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılama aşamasında alınan ve birbirini doğrulayan ATK ve ... hocalarından alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davcılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.