MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/564 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu, davalıya vekaleten 8 farklı dosyayı takip ettiğini, .... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... nolu dosyasında davalı lehine müdahalenin meni ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verildiğini, müddeabihin miktarında mahkemece hataya düşüldüğü için müvekkilinin istinafa başvurduğunu, ayrıca alacağın tahsili için icra takibi başlattığını ve davanın karşı tarafıyla irtibata geçerek icra işlemlerine gerek kalmadan ve masraf yapılmadan taşınmazın anahtarının teslim edilmesini sağladığını, davalı ile diğer hissedarın (2/3 hisse, Meziyet Gönül Dramur) taşınmazı 23.02.2022 tarihinde 12.000.000,00 TL bedelle üçüncü kişiye sattığını ve aralarında satış bedelini yarı yarıya paylaşmayı, davalının ... hakkındaki takibine devam etmemesini kararlaştırdıklarını, böylelikle davalının ecrimisil alacağını tahsil ettiğini, müvekkilinin karşı yan vekalet ücretini tahsil yolunun kendisine kapatılmış olduğunu, bu zaman zarfında davalının vekalet ücretine mahsuben 40.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak muaccel olan tüm ücretin ödenmediğini bu nedenle haklı olarak istifa ettiğini, davalının kesinleşen kesinleşmeyen tüm dosyalardan akdi ve yasal vekalet ücreti alacağını ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... İcra Dairesinin 2022/398 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya hissedarı olduğu taşınmazda dava dışı ... Adil tarafından yapılan haksız işgalin son bulması için müdahalenini meni ve ecrimisil davası açması için vekalet verdiğini, ecrimisil bedeli üzerinden makul bir ücret ödeneceği konusunda anlaşıldığını, tereke dosyasının da müvekkilinin bilgisi dahilinde yürütüldüğünü, davacının diğer hukuki süreçler için müvekkilinden talimat almadığını bu konuda müvekkilinin kendisine yetki vermediğini, taşınmazın değerinin istinaf aşamasında 2.000.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin hissesinin 1/3 olduğunu, 40.000,00 TL vererek edimini fazlasıyla ifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; 349.374,85 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekilin istifasının haklılığı, vekalet ücreti alacağının varlığı ve miktarı noktasında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği, tarafların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak davanın tüketici uyuşmazlığı olup zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden olduğu, bu nedenle dava kısmen kabul edildiğine göre TKHK'nin 73/A-3. maddesi uyarınca iki saatlik ücrete denk gelen 400 TL'sinin Hazine üzerinde bırakılması ile 800 TL arabuluculuk ücretinin 378,09 TL'sinin davacıdan; 21,91 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; 349.374,85 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... nolu dosyası için akdi vekalet ücretinin kesinleşen dava değeri (2.000.000,00 TL) yerine davalının taşınmazdaki hissesine isabet eden değer üzerinden hesaplanmasının yasaya aykırı olduğu yönündeki istinaf taleplerinin değerlendirilmediğini, bu dosyada Bölge Adliye Mahkemesinin ... lehine vekalet ücretini belirlerken taşınmazın tamamının değerini baz alarak 99.825,00 TL'ye hükmettiğini, dosyada müdehalenin meni talebi için yatırılan harçların ... tarafından yatırıldığını, bu nedenle 2.000.000,00 TL üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini, vekalet ücreti alacaklarının likit olduğunu bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili, tarafların arasında yazılı vekalet sözleşmesi bulunmaması nedeniyle yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, mahkemenin yetki itirazları hakkında karar vermeden esas incelemeye geçtiğini, istifanın haksız olduğunu, müvekkilinin davacıyı ... nolu dosyadaki ecrimisil ve müdahalenin meni davası için vekil kıldığını ve ücretini 40.000,00 TL olarak ödediğini, davacının davayı gerektiği gibi yürütmediğini tamamlamadan istifa ettiğini, istifanın haklılığının somut olarak ortaya konulmadığını, ücretini almasına rağmen istifa ettiğini davacının kendisine sadece bir dosya için verilen vekaleti genişleterek müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında başka davalarda işlem yaptığını, hiçbir zaman bilgi ve hesah vermediğini, vekalet ücreti hesabının müvekkilinin miras payı dikkate alınmadan yapıldığını müvekkilinin taşınmazda 1/3 malik olduğu halde tamamı üzerinden vekalet ücreti hesabı yaparak hakkaniyete aykırı bir sonuca varıldığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Adil yargılanma hakkının bir gereği olan mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması ilkesi, Anayasanın 141.maddesinin üçüncü fıkrasıyla anayasal güvence altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.maddesinde de hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı belirtilmiştir.
Buna göre kararın gerekçesi, davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kanun yoluna başvurma olanağını etkili kullanabilmek ve mahkemelere güveni sağlamak açısından hem tarafların hem kamunun menfaatini ilgilendirmekte, kararın gerekçesi hakkında bilgi sahibi olunmaması, kanun yoluna müracaat imkânını da işlevsiz hale getirme tehlikesini taşımaktadır. Bu nedenle mahkeme kararlarının dayanaklarının yeteri kadar açık bir biçimde gösterilmesi gerekir.
Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmuş olduğuna göre kararın gerekçesinde, İlk Derece Mahkemesinin kaldırılan kararının gerekçesine atıf yapılması doğru olmamıştır.
Öte yandan özellikle davacının alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi noktasında iki farklı bilirkişi heyetinden toplamda 4 rapor alınmış ise de Mahkemenin hangi rapora itibar ettiği, hükmedilen tutara nasıl ulaşıldığı gerekçeden anlaşılamamaktadır.
Şu halde, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında adil yargılanmanın gereği olan makul gerekçe bulunmadığından kararın bu nedenle resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma sebebine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya, fazla alınan temyiz harcının da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.