MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/508 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: .... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/... E., 2023/533 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2013 yılına kadar ticaretle uğraştığını ve ... ve Ticaret A....nin sahibiyken işlerinin yolunda gitmemesi sebebiyle bu şirketinin arazisini ve fabrika binasını 15.02.2013 tarihinde 12.350.000,00 TL bedelle dava dışı ... ve Dış Ticaret Ltd.Şti.ne sattığını, satış bedelinin 3.645.000,00 TL'sini davalının banka hesabına yatırıldığını, bunun nedeninin ise davalının eski eşi (ikinci eş) olması ve ilk eşi olan ...'ya olan nafaka borçlarının fazlasıyla birikmesi, ilk eşi ... tarafından sürekli olarak tarafına haciz baskısı yapılması ve aynı zamanda Akman Döküm şirketinin piyasaya olan borçları sebebiyle haciz baskısı altında olduğundan bir dönem rahat etmek ve kendine yeni bir iş kurduktan sonra piyasaya olan borçlarını ödemek için olduğunu, bu nedenle bir müddet bu paranın davalının üzerinde durduğunu, sonrasında parayı kendisine iade etmesini söylediğinde bu parayı tarafına iade etmediğini ileri sürerek; dava konusu bedelin faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 07.07.2017 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının müvekkilinin hesabında olduğunu iddia ettiği bedel için somut delil göstermediğini, iddia ettiği miktarın hayali olduğunu, müvekkilinin banka hesabında kendisi tarafından yatırdığı birikimlerinin olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ
1. İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli kararıyla; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararıyla; davacı vekilinin feragatin geçersiz olduğunu iddia ettiğini, davacının buna dair delilleri toplanıp feragat beyanının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı tartışılması gerektiğinden bahisle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça iradesinin eski eşi olan davalı tarafından sakatlanarak mevcut dava dosyasından feragat etmesi sağlandığının iddia edildiği, davacının feragat dilekçesi ile feragatin iptali talepli dilekçesi ve ekinde yer alan mesajlaşmalar incelendiğinde, tarafların yeniden bir araya gelmek amacıyla iletişime geçtikleri, davacının eski eşi ve çocuklarının annesi olan davalı ile yeniden bir araya gelmek amacıyla mevcut davadan feragat ettiği, feragat sonrasında ilişkilerinin bir süre devam ettiği ve sona ermesiyle davalı tarafça ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/116 Esas sayılı dosyası ile Nafaka yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle dava açıldığı, ilişkilerinin sona ermesiyle nafaka yükümlülüğünü ihlal eden baba aleyhine dava açmakta hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, feragat beyanı sonrasında taraflar arasındaki ilişkinin bir süre devam ettiğinin davacının kabulünde olduğu, ilişkinin sona ermesi ile davalının dava açma hakkını kullanmasının aldatma ya da hileye maruz bırakma olarak değerlendirilemeyeceği, dosya kapsamında davalının başka bir eylem ile iradesinin sakatlandığının ileri sürülmediği gibi bu yönde de bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın, feragat beyanı sonrasında davacı ile görüşmedikleri veya ilişkilerinin devam etmediği yönünde bir iddiası bulunmadığı hususları değerlendirildiğinde, tarafların birlikte otelde konaklamalarının ve iletişimlerini gösterir HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılmasının esasa bir katkı sağlamayacağı, davacının feragat beyanını hileye maruz bırakılması sonucu dosyaya sunduğunun ispat edilemediği, feragat beyanının geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; feragat beyanının irade fesadına dayalı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili ile davalının 2001-2008 yılları arasında evli oldukları, ancak fiilen 2016 yılına kadar birlikte yaşamaya devam ettiklerini, 2016 yazında davalının bir başka kişiyle ilişkiye girmesi nedeniyle ilişkilerini sonlandırdıklarını, ardından 2017 yılında müvekkilinin davalıya karşı açtığı davanın hemen ardından davalının tekrar birlikte olmak istediğini beyan ettiğini, davanın devamı halinde kamu davası açılabileceği ve hapis riski taşıdığına dair telkinde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 2017 yılında feragat beyanı vererek davadan vazgeçtiğini ancak ilerleyen süreçte müvekkili aleyhine davalı tarafından 01.09.2019 tarihinde ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/116 Esas sayılı dava açıldığını, bunun sonucunda müvekkilin kandırıldığından emin olduğunu, feragatin; irade sakatlığı halinde verilip verilmediği araştırılarak karar verilmesi gerektiğini, bu doğrultudaki kaldırma ilamına rağmen feragatin hukuken geçerli bir irade beyanına dayanıp dayanmadığı, müvekkilin iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı incelenmeden ve buna dayanak delillerin ve beyanların dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, emanet olarak verilen paranın iade edilmediği iddiasıyla tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, iradeyi sakatlayan hallerden hiçbirinin davacının feragat beyanında bulunduğu sırada mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.