MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/183 E., 2025/176 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 52 19... sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. 1086 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca, temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız davalardır. Dosya içeriğine göre her bir davacı bakımından asıl davada temyize konu edilen toplam miktar 20.640,78 TL; birleşen 2014/592 E. sayılı davada temyize konu edilen toplam 13.617,92 TL olup, Mahkemenin karar tarihi itibariyle 1086 sayılı Kanunun 427. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 29.530,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin asıl dava ile birleşen 2014/592 E. yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin birleşen 2017/278 E. sayılı dava ile karşı davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili; tarafların murisinden intikal eden yerlerin davalı tarafından kiraya verilerek gelir elde edildiğini, bu nedenle müvekkillerinin hisseleri oranındaki ecrimisil bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin takip başlatıldığını ileri sürerek; 2008, 2009, 2010, 2011, 20 12... yılları arası döneme ilişkin toplam 25.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen 2014/592 E. sayılı davada davacılar vekili; asıl dava tarihi olan 19.07.2013 tarihinden 2014 yılının ilk 7 ayına ilişkin ecrimisil tutarının faiziyle tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazı iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2017/278 E. sayılı davada davacılar vekili; 2014 yılının son 5 ayı, 20 15... yılları ile 2017 yılının ilk iki ayına ilişkin ecrimisil alacağının tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP ve KARŞI DAVA
1. Davalı, dava konusu yapıların kendisine ait 10 numaralı parselde yer aldığını, dava konusu taşınmazda pay sahibi olduğunu, aleyhine ecrimisil davası açılamayacağını savunarak; asıl ve birleşen 2014/592 E. sayılı davaların reddini istemiştir.
2. Davalı vekili, birleşen 2017/278 E. sayılı davada; açılan davaların haksız olduğunu, harabe halinde boş iki ev ve basit yapılar için ecrimisilin nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise; yapılan iyileştirme, faydalı masraf, tadilat ve ilaveler için belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 1.000.00 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte davacı karşı davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2015 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 21.02.2018 tarihli ilamıyla; faiz talebiyle ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle, tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 26.02.2019 tarihli ilamıyla; taşınmaz üzerindeki yapıların davalı tarafından kiraya verildiği ve davacılara bir ödeme yapılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile toplam 111.356,09 TL ecrimisil bedelinin dönemlerinden başlatılmak suretiyle yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3. Dairece verilen 08.02.2021 tarihli ilamla; hükme esas alınan 26.05.2014 tarihli bilirkişi raporu ile davacıların hisselerine düşen ecrimisil bedelleri ayrıca saptandığı halde, toplam ecrimisil bedeli üzerinden talebi aşacak ve davalıya ait hisseye de isabet edecek şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ayrıca dava konusu yapılardan bazılarının davalıya ait bitişikteki 10 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu, ecrimisil hesabı yapılırken bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ecrimisil talebine konu olup tarafların müşterek mülkiyetine konu taşınmaz üzerinde yer alan ve davalının kullanımında bulunan ekmek fırını ve kazan dairesi, market, bakkal, odunluk ve meskenler yönünden ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2014/592 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın 13.617,92 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen 2017/278 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın 36.642,88 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine; karşı davada ise karşı davacının iddiasını ispata yönelik delil sunmadığı, davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş; karar, davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı/karşı davacı vekili; davaların birleştirilerek görülmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hesaplamanın hatalı olduğunu, fahiş bedel üzerinden hesaplama yapıldığını, dava konusu yerlerin 2010 yılına kadar taksim sözleşmesine göre kullanılması nedeniyle ecrimisil istenemeyeceğini, iki adet meskenle ilgili zilyetlik olmadığını, harabe evler ve odunluğun 2007-2017 yılları arasında diğer erkek kardeş tarafından ikamet edilerek kullanıldığını, davalının söz konusu yerleri kullanmadığını, kullanan kişilerle arasında bir kira kontratı olmadığını, kendi arsası üzerinde olan kısım ve diğer arsadaki miras payı için kullanım bedeli aldığını, zamanaşımı defi'nin dikkate alınmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılarak ecrimisil hesabının her dönem için ayrı ayrı denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmesine, uyuşmazlık konusu yapıların davalının kullanımında olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin birleşen 2017/278 E. ve karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalının asıl ve birleşen 2014/592 E. sayılı davalara davaya yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan birleşen 2017/278 E. sayılı dava ve karşı davaya yönelik Mahkeme kararın ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.