MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/313 E., 2025/608 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/397 E., 2025/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı İflas Masası vekili; şirket hakkında 26.10.2016 tarihinde iflas kararı verildiğini, müflis şirketin birtakım taşınırlarının iflasından önce Denizli 9.İcra Dairesinin 2016/5594 sayılı dosyasında haczedilerek 27.10.2016 tarihli tutanak ile davalıya yediemin olarak teslim edildiğini, iflas kararıyla birlikte taşınırların iflas masasına intikal ettiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 219. maddesi uyarınca müflis şirketin mallarını elinde bulunduranların malları teslim etmeleri için ilanda bulunulmasına rağmen davalının malları süresi içinde teslim etmediğini, davalıya malları teslim etmesi doğrultusunda gönderilen 27.10.2018 tarihli müzekkereye 08.11.2018 tarihli cevabında yedieminlikten istifa ettiğini, taşınırları 26.05.2017 tarihli tutanakla 9. İcra Dairesine teslim ettiğini, söz konusu taşınırların tutanakta belirtilen adreste durduğunu bildirdiğini, ancak bahse konu 26.05.2017 tarihli tutanakta davalının yedieminlikten istifa etmek istediği ancak yediemin değişikliğinin yapılamadığının zabıt altına alındığını, bu nedenle davalının yediemin görevinin devam ettiğini, iflas müdürlüğünün kararıyla tutanaktaki adrese gidildiğini, taşınırların adreste olmadığının tespit edildiğini, Av. ... tarafından taşınırların ... mah. ... Denizli adresindeki depoda olduğunun söylediğini, ancak taşınırların bu adreste de bulunamadığını, davalının yediemin deposunun kamera bulunmaması ve malların teşhire imkan verecek şekilde depo edilmemesi nedeniyle “lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği”nin 6.maddesinde sayılan yedieminlerde bulunması gereken asgari niteliklere sahip olmadığını, yine davalının Yönetmeliğin 16.maddesinin c, f ve g bentlerinde sayılan yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, taşınırların yok olması sebebiyle davalının yediemin sorumluluğunun oluştuğunu, muhafazasını yapamadığı bedellerin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının takibe itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; İİK m.358 gereği malların malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyanı ispat edemeyen üçüncü şahıs hakkında, evvelce tesbit edilmiş olan kıymetlerin hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin edileceğinin belirtildiğini, bu nedenle tazminat talepli icra takibi yapılması ve itirazın iptali davası açılmasının yerinde olmadığını, malları lisanslı depocu olarak teslim almadığını, mümkün olan en iyi şekilde muhafaza ettiğini, daha sonra istifa ederek malları icra müdürüne teslim ettiğini, buna dair tutanak tanzim edildiğini, icra müdürü tarafından tarafına usule uygun yazı ile teslim talebinin tebliğ edilmediğini, bu aşamadan sonra menkullerin istenilmesinin mümkün olmadığını iflas müdürlüğüne bildirdiğini, iflas müdürlüğünün malları bırakıldığı yerde değil başka adreslerde aradığını, malların zayı olduğunun da belli olmadığını, 9.İcra Dairesinin malların zayı olduğuna ve tazminine dair bir kararının da bulunmadığını, iflas kararının kesinleşmediğini, icra dosyası işlemlerinin iflas kararıyla birlikte durduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı iflas idaresinin iflas masasına intikal etmesi gereken davalı elindeki mallarının değerinin yasanın öngördüğü şekilde evvelce tespit edilmiş kıymetlerinin toplamının, tekstil mühendisinden aldırılan rapora göre 815.768,40.TL olduğu, ancak takip dosyası ve taleple bağlı kalındığından icra dosyasındaki bilgi belgelere göre uyuşmazlık konusunun icra dosyasından 2 adet tutanakla toplam 619.703,00 TL hacizli menkul mallarda yediemin değişikliği yapılıp davalıya yediemin olarak teslim edildiği, ihtar edilmesine rağmen davalının malları teslim etmediği, işbu malların davacı borçlu uhdesinde bulunduğu, davalının kabulü ve bilgisi dahilinde olan işbu mahcuz malların gerek müflis borçlu şirkete gerekse müflis şirketin tasfiyesi ile görevli davacı iflas idaresine teslim edilmediğinin dosyadan sabit olduğu, davalının işbu müflis şirkete ait mahcuz malları geri teslimine ilişkin soyut iddiaları dışında dosyaya başkaca bilgi ve belge sunamadığı, davalı elindeki malların değerinin yasanın öngördüğü şekilde evvelce tespit edilmiş kıymetlerinin toplamının 619.703.00 TL olduğu, talep edilen alacağın belirlenebilir (likit) olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı borçlu tarafından takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin şimdilik 619.703,00 TL üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin talep doğrultusunda saklı tutulmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip dosyasında 27.10.2016 tarihli haciz tutanakları ile müflis şirketin haczedilen mahcuz malların iflas masasına girdiği, ilgili iflas idaresinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, İİK m.358 gereği "yedieminin hukuki sorumluluğu" ile ilgili olarak, yapılacak icra takiplerinin aynı icra dosyasından devam edilmesi gerektiği için, yeni takip yapılmasında ve dava açılmasında hukuki yararının olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, haciz tutanağının 1. sırasında müvekkiline tekstil ürünü teslim edilmemiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından bornoz gibi kabul edilerek 99.800,00 TL değer biçildiğini, takip ve dava tarihi itibariyle; davacı müflis için, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/532 Esas-2016/782 Karar sayılı dosyasında verilen iflas kararının henüz kesinleşmemiş olduğunu, İflas kararı kesinleşmeden iflas idaresince takip yapılamayacağını, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/15810 soruşturma 2019/19047 Karar sayılı kararıyla müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin 26.05.2017 tarihli tutanakla yedieminlik görevinden istifa ederek menkullerin işbu tutanakta belirtilen adreste yığın olarak durduğunu beyan ettiğini, öte yandan malların telef ve zayi olduğuna dair tutanak tutulmadığını, malların telef ve zayi olduğu iddiasının sabit olmadığını, resmi ve yeminli lisanslı depocuya teslim edilmesi gereken malları teslim almak istemediğini söyleyen ve bu konuda imzadan imtina eden, yedieminlik görevinden istifa ettiğini bildiren ve elindeki malları icra müdürüne gösteren ve geri teslim eden müvekkiline, yedieminlik görevi yüklemeye çalışan İcra Müdürlüğünün bu konuda açık ve ağir hatası sonucu yaşanan olaylarla ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı şirketin iflasından önce yürütülen icra takibi kapsamında haczedilerek davalı yediemine teslim edilen taşınırların kaybolması nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, taşınırların davalı elindeyken kaybolduğunun dosya kapsamından sabit bulunmasına, şirket hakkındaki iflas kararının 10.11.2020 tarihinde kesinleşmiş olmasına, İİK m. 193 gereği iflasın açılmasıyla birlikte müflis şirket aleyhine haciz yoluyla yapılan takiplerin durması nedeniyle İİK m. 358/2 hükmü kapsamında icra dairesince zararın resen tazmin edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.