MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2024/2161 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2024/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ... bünyesinde devam eden ... eğitimi dolayısıyla 2023/2024 yılı programına kaydını yenilemek isteyen müvekkil öğrenciden, kayıt yenilemek için gereken ücret hakkında %100'ü aşan haksız zam talep ettiğini ileri sürerek; kayıt yenileme ücretinin 2022/2023 yılında ödenen kayıt yenileme ücretinin üzerine TÜİK'in Mayıs ayı için öncelikle bir önceki yılın aynı oranına göre belirlenen %39,59 veya on iki aylık ortalama değişim oranı olarak belirlediği %63,72 oranında zam oranı uygulanmak suretiyle belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (2547 sayılı Kanun) Ek 9/2 maddesinde, öğretim ücretinin mütevelli heyet tarafından belirleneceğini düzenlendiğini, öğretim ücretinin hangi sınırlarda belirleneceği ve artış oranının hangi oranda yapılacağı konusunda herhangi bir kısıtlama veya düzenleme bulunmadığını, öğretim ücretinin TÜİK resmi verileri uyarınca enflasyon oranında yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında kurulan sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi olduğu, sözleşmedeki ücretlerin yenileme yapılan yıla göre alınması gerekeceği, bu sırada enflasyonun dikkate alınmasının davacı tüketici yönünden haksız şart kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının bu sözleşmeleri kurarken eğitim karşılığında ödeme yapma taahhüdünü serbest iradesiyle ve sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde seçtiği, ülke ekonomik yapısı ve Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki durumu dikkate alındığında ülke parasının değer kaybettiği ve bu nedenle mal ve hizmet bedellerinde daima artış yaşandığı, ucuzlamanın ise olmadığı, bu durumun toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğu, davacının bu riski önceden öngörebilecek durumda olmasına rağmen her yıl ücret yenilemesi bulunan ve ancak ücreti mukabilinde eğitim alınması mümkün olan özel bir üniversiteye kayıt yaptırdığı, bu durumun davacının tecrübesizliği ve bilgisizliğine de dayandırılamayacağı, davacının bu hususları ileri sürmesinin iyiniyet ilkesi kapsamında kalmadığı, davalı okul tarafından ilk kayıt aşamasında öğrenciye zam oranlarına dair bir taahhüt verildiği hususunun davacının sunmuş olduğu deliller uyarınca ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlerinin mütevelli heyeti tarafından belirleneceğinin Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde düzenlendiği, ancak davalı ... Mütevelli Heyetince öğrenim ücreti belirlenirken; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 5. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 Nolu Protokolün 2. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gözetilmesi gerektiği, ilk kayıt yılı öğrenim ücretinin bir tüketici olan öğrenci ile eğitim hizmeti sunucusu olan davalı ... arasında sözleşme serbestisi hükümlerine göre belirlendiği, ne var ki sonraki yılların öğrenim ücretinin belirlenmesinde ise sözleşme serbestisi hükümlerinin uygulanmadığı, diğer bir anlatımla davacı öğrencinin sonraki yılların öğrenim ücretinin belirlenmesinde irade ve tasarrufunun bulunmadığı, Yönetmelik hükmü uyarınca sonraki yılların öğrenim ücretinin belirlenmesinde tek yetkili olarak ... Mütevelli Heyetinin yetkili kılınmasının haksız şart niteliğinde olup genel işlem koşuluna açıkça aykırı olduğu, daha önce üniversiteye kayıt yaptırmış öğrencilerin sonraki eğitim öğretim yıllarındaki kayıt yenileme ücretlerine ilişkin olarak 2024 yılında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından ''... ilk kayıt esnasında öğrenciye taahhüt edilmiş eğitim öğretim ücret artış oranları aşılmamalı ancak her halükarda yapılacak artışlarda en çok TÜFE 'deki 12 aylık ortalama oranı esas alınmalı ve bu kapsamdaki güncellemeler resmi internet sitelerinden duyurulmalı (...) İlan edilen eğitim ve öğretim ücretlerinde TÜFE üzerinden resmi güncelleme oranları dışında herhangi bir ilave değişiklik yapılmamalı ve alınacak bu yöndeki kararlar uygun zamanda ve elverişli araçlarla öğrencilerle paylaşılmalı...'' şeklinde açıklama yapıldığı, hukuk güvenliği ilkesine ve kazanılmış haklara uygun olarak; 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı artırım oranının, davalı Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine göre ilk kayıt sırasında tüketici konumundaki davacı öğrenci tarafından öngörülebilir üst sınır olan TÜİK tarafından kayıt yenileme dönemi/ayı (Nisan ayı) yıllık TÜFE ortalaması %67,20 oranında kullanılması gerektiği, bu suretle muarazanın giderilmesinin hak ve nesafete uygun olacağı gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden YÖK tarafından davalı Üniversiteye gönderilen tebliğ ve kılavuz hükümlerine göre davanın kısmen kabulü ile 2023-2024 öğretim yılı için davacı hakkında uygulanacak kayıt yenileme arttırım oranının, 2022-2023 öğretim yılı için belirlenen ücret üzerinden TÜİK Nisan 20 23... ayın TÜFE ortalaması %67,20 oranında arttırılmak suretiyle muarazanın giderilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; eğitim, öğretim ücretine yapılacak yıllık zammın TÜİK tüfe oranlarını geçmeyecek şekilde belirlendiğini, talebin kabul edilmesine ve haksız zam miktarının TÜİK oranlarına düşürülmüş olmasına rağmen, davanın açılmasına haksız zam yapmasıyla sebep olan davalı lehine vekalet ücreti hükmedildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; vakıf üniversitelerinin denetim mekanizması ve kar amacı gütmeme ilkesi gereği fahiş zam yapılması zaten mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli kararda YÖK tarafından yayınlanan 2024 tarihli yazıya değinilmişse de, söz konusu yazının somut uyuşmazlığı kapsamadığını, gerekçeli kararda ÖSYM 2022 kılavuzuna değinilerek müvekkil ... eğitim ücretine yapacağı zam oranına ilişkin bir taahhütü varmış değerlendirmesi yapılmışsa da müvekkil ... böyle bir kılavuzu ve taahhütü bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen oran ile müvekkil ... tarafından uygulanan oran arasındaki farkın haksız şart olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporu ile müvekkil ... tarafından yapılan zam oranının makul bulunduğunu, haksız şarttan bahsedilmesinin söz konusu olamayacağını, ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanamaların öngörülebilir nitelikte olduğunu, somut uyuşmazlıkta mahkemenin sözleşmeye müdahalesini gerektirecek bir hal söz konusu olmadığını, ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından 2023/2024 yılı öğretim ücreti hususunda yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Bu aşamada, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.
2547 sayılı Kanunun Ek 2. maddesi uyarınca, vakıfların; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları kurabileceği,
Ek 6. maddesinde; ... tarafından kurulacak olan yükseköğretim kurumunun, vakıf tüzel kişiliği dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olacağı ve bu kurumun gelirlerinin, geçici olarak dahi hiç bir suretle vakıf mamelekine veya hesaplarına intikal edemeyeceği,
Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasında; öğrencilerden alınacak ücretlerin mütevelli heyeti tarafından tespit edileceği,
Ek 10. maddesinde; bu kurumların mali, idari ve ekonomik konularda Yükseköğretim Kurulunun gözetim ve denetimine tabi bulunduğu,
hüküm altına alınmıştır.
Açıklanan bu hükümlerle; ... tarafından kurulacak üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin öğrenim ücretlerinin mütevelli heyeti tarafından belirleneceği, bu belirlemenin kazanç amacına yönelik olamayacağı, öğrenim ücretleri nedeniyle elde edilen gelirin sadece ... giderlerini karşılamakta kullanılacağı, söz konusu gelirin geçici olarak dahi vakfın mal varlığına intikal edemeyeceği düzenlenmiştir.
YÖK tarafından 17.07.2024 tarihinde vakıf üniversitelerine gönderilen, ''Eğitim Öğretim Ücreti Artış Oranları Hakkında Yükseköğretim Kurulu Kararında''; ''Anayasa'nın 130. maddesinin ikinci fıkrası ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 2. maddesi vakıf yükseköğretim kurumlarının kazanç amacına yönelik kurulamayacakları hükmünü amirdir. Bilindiği gibi idarenin ve eğitim politikamızın da temel ilkelerinden olan hukuki güvenlik, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri öğrenim ücretlerinin belirlenmesinde de esas olmalıdır. Bu durum öğrencilerimizin ve pek tabii ailelerinin eğitim ve bütçe planlamalarını sağlıklı bir şekilde yapabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10.07.2024 tarihli toplantısında; vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim ücretlerini belirlerken,
1) Ücretlerin dönemsel değil, yıllık ve tayin edilmiş bir miktar olarak tespit edilmesine,
2) Ücretlerin tercih ve/veya yatay geçiş dönemlerinden önce net bir miktar olarak ve her bir adayın kolayca ulaşabileceği şekilde ilan edilmesine,
3) İlk kayıt esnasında öğrenciye taahhüt edilmiş eğitim-öğretim ücreti artış oranlarının aşılmamasına ancak her halükarda yapılacak artışlarda en çok Tüketici Fiyat Endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalama oranın esas alınmasına ve bu kapsamdaki güncellemelerin resmi internet sitelerinden duyurulmasına,
4) Kayıt döneminden sonra her ne ad altında olursa olsun açıkça ilan edilmemiş ilave/beklenmedik ücret ve ücret artışı talebinde bulunulmamasına,
5) İlan edilen eğitim-öğretim ücretlerinde TÜFE üzerinden resmi güncelleme oranları dışında herhangi bir ilave değişiklik yapılmamasına ve alacakları bu yöndeki kararları uygun zamanda ve elverişli araçlarla tüm öğrencilerle paylaşmalarına '' dikkat edilmesi istenilmiştir.
Bu aşamadan sonra, 19.12.2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7566 sayılı Kanunun 12. maddesi ile yukarıda yer verilen 2547 sayılı Kanunun Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasına; ''Ancak hazırlık sınıfına ve/veya birinci sınıfa yerleştirme yılı dışındaki öğrenim ücretleri, cari yıl haziran ayı yıllık üretici fiyat endeksi artışı ile cari yıl haziran ayı yıllık tüketici fiyat endeksi artışı ortalaması da dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunun tespit edeceği esaslara göre belirlenir.'' hükmü eklenmiştir.
Anılan madde gerekçesi ise şöyledir; ''Vakıf yükseköğretim kurumlarında öğrencilerden alınacak ücretleri belirleme yetkisi mütevelli heyete aittir. Zamanla aday ve ara sınıf öğrencileri için ilan edilen ücretlerin kapsamı ve bağlayıcılığı konusunda sorunlara yol açan uygulamalar ortaya çıkmış ve öğrenci şikâyetleri artmıştır. Bilindiği gibi Anayasa (m. 130/2) gereği ..., kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile ... kurabilir. Madde ile bu kapsamda fiyat güncellemesine ilişkin kuralların belirlenmesi amaçlanmaktadır.''
Söz konusu düzenleme, "kanunların geriye yürümezliği ilkesi" uyarınca yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanamayacak ise de, kanun koyucunun; yukarıda yer verilen YÖK Yürütme Kurulu kararında da işaret edilen hususların giderilmesi amacıyla, öğrenim ücretlerinin; ekonomik etkenlerden üretici ve tüketici fiyat endeksleri esas alınmak suretiyle belirlenmesini amaçladığını gözden uzak tutmamak gerekir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında, temyiz sebepleri de dikkate alınarak uyuşmazlık değerlendiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, somut olayın özelliklerini gözeterek, adil bir sonuca ulaşmak için ekonomik etkenlerden tüketici fiyat endeksini esas almak suretiyle yaptığı uyarlamanın, üniversiteye yerleştirme yılı sonrasındaki dönemlere ilişkin öğrenim ücretlerinde tüketici aleyhine olan belirsizliği giderdiği, bu şekilde belirlenen ücretin hak ve nesafete uygun olduğu, davacı tarafça talep edilen oranın üzerinde artış oranının belirlendiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.