MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/772 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/2 E., 2025/... K.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ve asıl kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... Bankası ... Şubesi ... nolu hesabından davalı tarafından 28.11.2014 tarihinde 20.000 Euro, 30.01.2015 tarihinde 140.000 Euro, 15.04.2015 tarihinde 123.000 Euro; ... ... nolu hesabından 32.000 Euro para çekildiğini, bu çekilen paralar ile ...'den ... (boşanma davası devam eden eşi) adına ev aldığını iddia ettiğini, kalan paraların akıbeti hakkında bilgi verilmediğini, ... 9. Aile Mahkemesinin 2021/508 E. sayılı dosyasında ... ile müvekili arasında olan davada tanık olarak dinlenen davalının parayı aldığını belirttiğini, bu harcamaların kardeşi Ayşe adına bağış olarak yaptığını söylediğini, tapuda taşınmazın 95.897,44 TL bedelle satın alındığının belirtildiğini, ... adına davalının vekaleten işlemini yaptığını, davalının müvekkilinin hesabından toplamda 315.000 Euro para çektiğini, davaya konu bağımsız bölümün TL karşılığı olarak 80.300 Euro bedelle alındığını, fakat kalan miktarın müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle şimdilik 3.500 Euro alacağın davalının müvekkilin hesabından para çektiği tarihler göz önünde bulundurularak en yüksek yabancı para faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilinin amcasının oğlu hem de ablası olan ...'in eşi olduğunu, ablası ile davacının arasında boşanma davası ikame edildiğini, ... adına kayıtlı davaya konu taşınmazın tasfiyesine ilişkin ... 9. Aile Mahkemesinin 2021/... E. numaralı dosyasında mallara katılma rejiminin tasfiyesi davası ikame edildiğini, bu taşınmazın dava konusu... ortak banka hesabında bulunan paranın bir kısmı ile satın alındığını, evin satın alınması için ablasının müvekkiline vekalet verdiğini, müvekkilinin tapu devrinin yapıldığı gün ortak hesaptan 140.000 Euro para çektiğini, evi satın alarak ... adına tescil ettirdiğini, evin tadilatı için 70.500 Euro harcama yapıldığını, yapılan bu tadilatlar karşılığında müvekkilinin hiçbir ödeme almadığını, hediye niteliğinde yaptığını, davacının katılma alacağının azalması nedeniyle dava açtığını, haksız kazanç elde etme amacı güttüğünü, ortak hesapta bulunan 313.505 Euro'nun müvekkilinin şahsi hesabından yatırılan paralar olduğunu, davacının yatırılan paraların kendisine ait olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... bankasında bulunan ... şube kodlu .../... hesap numaralı ortak hesabın taraflarca kapatıldığını, dava konusu evin 2015 yılındaki tapuda gösterilen satış bedelinden çok yüksek olduğunu, 2015 yılında 220.000 TL'ye daire alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ortak hesaptan çekilen 32.000 Euro'nun davacının kızı aracılığıyla müvekkili tarafından davacıya gönderildiğini, davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müşterek hesaptaki payların aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça birbirine eşit olduğu, davacı ile dava dışı ... arasında mal rejimi davası bulunduğu, davacının davalının ortak hesaptan çektiği 140.000 Euro'yu ... için alınan evin alımı ve tadilatı için kullandığını kabul etmesi karşısında davalının ortak hesaptan payından fazla çektiği meblağı davacıya verdiğini yazılı deliller ile ispat külfeti altında olduğu, tanıkla ispatın mümkün olmadığı, davalının davacıya 53.012 Euro borçlu olduğu, söz konusu bu borcun ödendiğinin yazılı delil ile ispat edilemediği, davacı tarafça 3.500 Euro üzerinden dava açıldığı, ıslah dilekçesi sunmuş ise de ıslah harcını yatırmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile; 3.500 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki T.C ... Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının dava tarihi olan 01.09.2023 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Bankasında bulunan 41 ... nolu ve ... ... nolu hesapların davacı ve davalı adına açılan ortak hesaplar olduğu, 41 ... nolu hesabın 19.01.2017 tarihinde ... şubesine aktarıldığı 24.08.2023 tarihinde kapatıldığı, müşterek hesaba yatırılan paranın kaynağını araştırmaya gerek olmadığı, taraflar arasında aksine sözleşme olmadığı takdirde pay oranlarının eşit olduğu, davalının ortak hesaptan 53.012 Euro fazladan para çektiği, yargılama aşamasında dinlenen davalı tanığı davacının kızı ...'in davalı olan dayısının ortak hesaptan babasına verilmek üzere yurt dışında bulunan kendi hesabına 50.000 Euro gönderdiğini belirtmiş ise de; bu hususun yazılı delil ile ispat edilemediği, dolayısı ile davalı tarafından ortak hesaptan toplam 315.000 Euro çekildiği, çekilen bu paralardan 140.000 Euronun dava dışı ... adına alınan evin satım bedeli ve tadilat bedeli için harcandığının davacının iddiaları arasında yer almadığı, davacının, vekil gibi sorumlu olan davalının mal paylaşım davasına konu olan ev için 140.000 Euro harcadığını kabul ettiğini, bu durumda davalının davacıya 53.012 Euro borçlu olduğu, söz konusu bu borcun ödendiğinin yazılı delil ile ispat edilemediği, davacının talebiyle bağlı kalınarak, davanın kabulü yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2025 tarihli ek kararıyla; temyiz talebinin kesin olan bir hükme karşı olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş; bu kez davalı vekili tarafından süresinde ek karar temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; belirsiz alacak davası açılmayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, ortak hesabın kapatılmasının tasfiye niteliğinde olduğunu, davacının talebinin aşılarak karar verildiğini, evin 140.000 Euro'ya alındığını, bu bedele tadilat masrafının dahil olmadığını, ortak hesaptan çekilen 32.000 Euro'nun yine müvekkil tarafından kızı aracılığıyla davacıya gönderildiğini, evin bedeli belirlenirken hatalı hesaplama yapıldığını, davacının kötü niyetli olup haksız kazanç elde etmek için işbu davayı açtığını, kararın kesin olmadığını ileri sürerek; Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, müşterek banka hesabından fazladan çekildiği iddia edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle 23.05.2025 tarihli ek karar ile davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacı vekilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500 Euro üzerinden alacak talebinde bulunduğu, Mahkemece 53.012 Euro üzerinden alacağın tespit edildiği, ıslah harcını yatırmadığından şimdilik 3.500 Euro üzerinden karar verildiği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin 23.05.2025 tarihli ek kararının kaldırılarak, davalı vekilinin temyiz taleplerinin esastan incelenmesi gerekmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Mahkeme kararında yazılı gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine elverişli olup, davalının ortak hesaptan fazladan çektiği para nedeniyle davacıya 53.012 Euro borçlu olduğunun anlaşılmasına göre, taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olması doğru görülmekle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 23.05.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesi 10.04.2025 tarihli kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.