MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/256 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/... E., 2023/349 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkeli kooperatif ile davalı kooperatif arasında 19 75... tarihli sözleşmelerle yerleşim alanına içme kullanma suyunun ortaklaşa getirtilmesi yönünde bir sözleşme imzalandığını, ancak ilerleyen dönemde müvekkili kooperatif üyelerinin büyük bölümünün kendilerine verilen taşınmazları sattıklarını, bu taşınmazları satın alan kişilerin de kooperatife üye olmadıklarını, 2000'li yıllara gelindiğinde müvekkili kooperatifin bölgesinde yer alan taşınmaz sahiplerinin büyük bölümünün kooperatif üyesi olmaması gibi bir durumun ortaya çıktığını, kooperatif tüzel kişiliğinin o bölgedeki tek varlığının iki adadan ibaret müteşekkil boş bir arsa olduğunu, müvekkili kooperatifin üyesi olmayan kişilerin yararlandığı hizmetler nedeniyle davalı kooperatife ödeme yapmasının haksız bir durum yarattığını, bunun üzerine müvekkili kooperatif tarafından 10.06.2001 tarihli genel kurulda Yeni ... Sitesi Yönetimi kurularak kooperatif tüzel kişiliğinin devre dışı bırakıldığını, gelişen bu olay üzerine müvekkili kooperatif ile davalı kooperatif arasında imzalanan sözleşmenin iptal edilmesi, Site Yönetimiyle yeni bir sözleşme yapılması yönünde davalı kooperatife teklif götürüldüğünü, bu teklifin davalı kooperatifçe kabul edilmediğini, buna rağmen davalı kooperatifin uzunca bir süre site yönetimini muhatap alarak işlem yaptığını, dolayısıyla davalı kooperatif ile site yönetimi arasında yeni bir sözleşmenin oluştuğunu, böylece kooperatifler arasındaki sözleşmenin fiilen sona erdiğini, taraflar arasındaki ilişkide bir ticari girişim veya iktisadi amaç olmadığını ileri sürerek; taraflar arasındaki 19 75... tarihli sözleşmelerin fesholduğunun/geçersizliğinin tespitine, sözleşmelerin geçerli olduğu kabul edilirse, sözleşmelerin iptal edildiğinin tespitine, aksi halde sözleşmelerin feshine, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin olmadığının tespitine, şayet var kabul edilirse feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile davacının birbiriyle iç içe geçmiş arsalara sahip iki ayrı kooperatif iken, zamanla bu arsalar üzerinde konutlar inşa edildiğini ve bölgenin yerleşim yeri haline geldiğini, taşınmazların ve altyapının birbirinden ayrılamayacak derecede iç içe geçmiş olmasının altyapının ortak yapılıp kullanılmasını, taşınmazların ihtiyacı olan tesis, mal ve hizmetlerden ortak yararlanılmasını ve bunların giderlerinin de ortaklaşa karşılanmasını gerektirdiğini, kooperatiflerin su tesisatı dışında ortak yararlandığı çok sayıda tesisat, mal ve hizmetin mevcut olduğunu, kanalizasyon şebekesi, ada içerisindeki yollar ve büronun ortak kullanıldığını, belediyenin ada içerisindeki çöpleri toplamadığını, çöplerin traktörle toplanıp uygun bir yere nakledildiğini, çöp traktörünün davacı kooperatif yararına da çalışma yaptığını, keza taşınmazların güvenliğinin sağlanması, çevre düzenlemesi, çöp toplanması gibi işler için çalıştırılan işçilerin her iki kooperatife de hizmet verdiğini, ada içi yolların temizliği bakım ve onarımı, yeşil alanların temizlenip ilaçlanması gibi hizmetlerden bölgedeki bütün taşınmazların yararlandığını, bu nedenle yıllardan beri, bu hizmetlere ilişkin masrafların kooperatiflerce payları oranında müştereken karşılandığını, 1975 yılından 2001 yılına kadar davacı kooperatifin çok sayıda üyesi taşınmazlarını satmış olmasına rağmen kooperatif üyesi olmayan yeni maliklerden aidat toplayarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bölgede site yönetimi kurulmasının hukuken mümkün olmadığını ve tapuya tescil ettirilerek resmiyet kazanamayacağını, hukuka aykırı bir oluşum olan söz konusu site yönetiminin sözleşmelere taraf olmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle aradaki sözleşmelerin feshedilerek site yönetimi ile yeni sözleşme yapılması yönündeki talebin kabul edilmediğini, site yönetimi tarafından yapılacak ödemelerin adına yapılmış kabul edileceğinin davacı kooperatife bildirdiğini, kesinleşen yargı kararlarıyla taraf kooperatiflere ait taşınmazlar ile bu taşınmazlar üzerindeki ev ve işyerlerinin birbirinden ayrılamayacak derecede içiçe geçtiğinin, bu nedenle alt yapıdan ve bazı hizmetlerden müştereken yararlanılması gerektiğinin tespit edildiğini, sözleşmenin yürürlükte olduğu ve feshini haklı kılacak bir sebebin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerçekleşen yapılaşma ve geçen zamanla birlikte davaya konu taraf kooperatiflerin yer aldığı bölgede gerek altyapı, gerekse çevre düzenlemesinin ortak olduğu, kooperatifleri birbirinden ayıran bir sınırın olmadığı, keza bir çok yerde birbirlerine komşu olduklarının belirlendiği, davacı ve davalı kooperatifin daha önce malik olduğu, daha sonra müstakil arsaların kooperatif ortaklarına dağıtımı ve ortaklar adına tescil edilmesi akabinde, kooperatif ortakları tarafından yaptırılan konutların ve arsaların örnekleme adına bir kısmının gösterildiği parsellerinin incelendiğinde, zamanla içiçe geçen bu 2 kooperatifin ortak alanlarının ve müstakil bahçelerinin 2 adet kuyudan sağlanan su ile sulandığı, kuyular vasıtasıyla çıkarılan bu suların kullanımı aşamasında elektrik, bakım onarım maliyetleri oluşacağı, ortak alanların temizlik ve bakımı için davalı kooperatif bünyesinde personel çalıştırıldığı, davalı kooperatifin söz konusu giderleri üstlendiği, davacı kooperatifin daha önce malik olduğu, daha sonra müstakil arsaların kooperatif ortaklarına dağıtımı ve ortaklar adına tescil edilmesi neticesinde protokolden kaynaklı hizmetlerden yararlanan üyesinin olmaması durumunda ortak giderler için yapılan harcamaları kooperatife üye olmayanlardan talep etme imkanı bulunduğu, hizmetin devam ettiği, devam eden hizmetten faydalanan davacı kooperatifin, protokolde belirlenen giderleri ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, sözleşmenin iptali halinde bu ödeme yükümlülüğünden kurtulunması nedeni ile sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı, ayrıca ... 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/43, ... 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/... Esas sayılı davası ile bekletici mesele yapılan ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/197 Esas sayılı kararları davacının faydalanılan hizmetler nedeni ile ödeme yapması hususa ilişkin olup, söz konusu kararların kesinleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olup itirazların değerlendirilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerle müvekkilinin bir ilgisinin kalmadığını, sözleşmenin yürürlükte bulunduğu süreç içerisinde, müvekkili kooperatifin sahip olduğu arsa/taşınmaz ve üye yapısında esaslı surette değişiklikler meydana geldiğini, bundan yaklaşık 20 yıl önce müvekkil kooperatifin sahip olduğu arsalar parsel bazında üyelere dağıtılmak suretiyle ferdi mülkiyete geçildiğini, akabinde ferdi mülkiyet sahipleri adlarına kayıtlı bu parselleri kimisi üzerine ev yaptıktan sonra, kimisi de mevcut boş haliyle üçüncü kişilere devir ve temlik ettiğini, bu şekildeki devir/temlik işlemleri sonrası sonuçta 2000’li yıllara gelindiğinde, site bölgesinde yer alan bağımsız bölümlerin malik ve/veya kullanıcılarının çok büyük bir çoğunluğunun, kooperatif üyesi olmadıkları gibi bir durumun ortaya çıktığını, bu arada pek çok ... üyesinin ise konut alanlarında hiçbir hak ve hisse sahibi bulunmadıklarını, ferdi mülkiyete geçişi müteakip gerçekleşen el değiştirmelerle bölgedeki konutlara sahip olan kişilerin, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinden yararlanmak suretiyle kooperatife haksız bir sorumluluk payı ve yük oluşturduğunu, kooperatif üyelerinin pek çoğunun bölgede konutu bulunmaması nedeniyle hizmetten yararlanmasının söz konusu olmadığını, kooperatif üyesi olmayan pek çok konut maliki de müvekkil kooperatifin kontenjanından su hizmeti aldığını, site yönetimi kurulduktan sonra müvekkil Kooperatifin, keyfiyeti hem davacı hem de davalı site yönetimine yazılı olarak bildirdiğini; artık su temini konusundaki hizmet için yeni bir sözleşme yapmaları gerektiğini, davacının ilişkiyi sonlandırdığının (iptal ettiğinin) farklı bir üye yapısına ve ayrı bir kişiliğe sahip bulunan site yönetimi ile sözleşme ilişkisine girdiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, buna rağmen salt içme suyuna ilişkin olan ve artık bir kullanımı da kalmayan sözleşmenin feshine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle tarafların ortak alanlarının ve müstakil bahçelerinin 2 adet kuyudan sağlanan su ile sulanmasının, davacının dava konusu sözleşmelerden kaynaklanan giderlerden sorumlu olduğunun kesinleşen yargı kararı tespit edilmesinin, davacı kooperatifin bir kısım üyelerinin kendilerine verilen taşınmazları devretmeleri ve bu taşınmazları devralan kişilerin de kooperatife üye olmamalarının davacıya sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkı vermediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.