MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/894 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/278 E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının dava konusu taşınmazı 14.01.2020 tarihinde 333.333,33 TL'ye satın aldığını, bu satın alma esnasında müvekkili tarafından davalıya şartlı bağış olarak 2018-2020 yılları arasında ev alması için peyder pey toplam 100.000,00 TL elden verdiğini, bu paranın şartlı bağış olarak verildiğini, şartının davalının şehir merkezinde evinin olmaması, evlenmemiş olması ve hayatı boyunca ikamet etmesi şartı ile verildiğini, davalının da bu şartı kabul ettiğini ve verilen bu parayla evin alınmasının sağlandığını, davalının 2020 yılında evlendiğini, evden ayrıldığını, müvekkilinin eşi ile birlikte bu evde yaşadığını, davalının şartlı bağışa aykırı olarak evi internetten satışa çıkardığını, daha sonra ise kapı kilidini değiştirerek müvekkilini tahliye ettiğini, böylelikle davalının şartlı bağışı ihlal ettiğini, davalı evi satışa çıkardığı 15.07.2022 tarihinden itibaren söz konusu yüklemeyi yerine getirmediği ileri sürerek; şimdilik 100.000,00 TL'nin bağış tarihinden, olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; alacak belirli olduğu halde belirsiz alacak davası açmasının doğru olmadığını, davacının emekli olduğunu, davacıya müvekkili tarafından bakıldığını, emekli gelirinin dışında başka gelirinin olmadığını, davacının 6 çocuğunun olduğunu, müvekkiline 100.000,00 TL vermediğini, evin alındığı tarihte müvekkilin ... şirketinde ... Bölge Müdürü olarak çalıştığını, 2020 yıllarında aldığı primlerle birlikte maaşının yaklaşık 8.000,00 TL-12.000,00 TL aralığında olduğunu, evin 250.000,00 TL'si için bankadan kredi çekildiğini, geriye kalan 83.333.33 TL için Dolar bozdurduğunu ve bunu banka kanalıyla yaptığını, davacının evin satışını 15.07.2022 tarihinden önce öğrendiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkili tarafından davacının köy evini esaslı şekilde tamir ettirdiğini, karşılığında bir miktar para verdiğini, bunun dışında para vermediğini, müvekkilinin kardeşleri ve ailesi ile evlilik ve ev nedeniyle husumetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıya şartlı bağış olarak ev alması için 100.000,00 TL elden verildiği, alınan tanık beyanlarına göre alınan evde davacının ölünceye kadar oturması için iş bu bedeli davalıya verdiği, her ne kadar tanık beyanlarında 103.000,00 TL-110.000,00 TL gibi rakamlar belirtilse de davacının 100.000,00 TL verdiğinin kabulünde olduğu, davalının dava konusu bağımsız bölümü 14.01.2020 tarihli resmi senet ile aldığı, davalının sözleşmeye uymayarak dava konusu taşınmazı 13.10.2022 tarihli resmi senet ile ... isimli şahsa sattığı, davacının davalıya ölünceye kadar oturmak için ev almak üzere yaptığı bağış sebebiyle aldığı evi “yüklemeli bağışlama” sözleşmesine aykırı olarak sattığı, davacı tarafça bağıştan rücu edildiğinden davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bağışladığı bedeli talep edebileceği, bilirkişi raporuna göre 100.000,00 TL'nin dava tarihindeki denkleştirici adalet ilkesine göre değerinin 265.789,04 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 265.789,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı tarafça yapılan bağışlamanın taşınmaz bağışı olmayıp, para bağışı olduğu, buna göre bağışlandığı anlaşılan 100.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle davalı-bağışlananı zenginleştirdiği ölçüde iadesine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; dava konusu evin değerine davacının 1/3 oranında katkı yapması karşısında dava tarihindeki alım satım değerinin 1/3'ünün davalıya ödenmesi gerektiğini, davaya konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 1/3'ü olan 685.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 2025 yılı itibariyle yeniden değerleme yapılarak taşınmazın güncel sürüm değeri üzerinden alacağın hüküm altına alınmasına karar verilmesini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; davacı tarafın emekli geliri dışında gelirinin olmadığını, müvekkiline 100.000,00 TL bir yardımda bulunması ve böyle bir bağış anlaşması yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yapılan yargılamada ve dava dilekçesinde söz konusu paranın davacının eşi ...'ın köyde bulunan bir arazisini satması sonucu elde ettiği geliri müvekkiline verildiğinden bahsedildiğini, bu durumu kabul etmemekle beraber davacının iddiasının doğru olduğunun kabul edilmesi halinde söz konusu bağış sözleşmesinin tarafının ... olacağını, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı ...'ın beyanlarına başvurulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, dinlenen davacı tanıklarının davalıya verilen para miktarında ve beyanları arasında açık bir çelişki olduğunu ve beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının davasını ispatlayamadığını, herhangi bir delil sunamadığını, eve ait ödemenin 250.000,00 TL'si için müvekkilin ... Bankasından kredi çektiğini, bu krediyi halen kendisinin ödediğini, tüm ödemeleri de bu zamana kadar kendisinin yaptığını, kalan 83.333,33 TL için davalı müvekkil evin satın alındığı tarihte ... Bankasında bulunan hesabından ... Bankasında bulunan hesabına Dolar bozdurarak ilgili meblağın tamamını gönderdiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, bağışlamadan rücu sebebine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle tarafların anne-kız olup davacının yüklemeli bağışlama sözleşmesine aykırı davrandığı tanık beyanlarıyla ispatlanmasına, bağışlamanın taşınmaz bağışı olmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.