MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1101 E., 2025/1062 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/150 E., 2023/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilllerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında "Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi için Elektrik Enerjisi" alım işi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arasında davalı ... elektrik enerjisinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, müvekkili tarafından karşılanan 1.206.972,72 TL asıl alacak, 405.509,77 TL takip öncesi faiz olmak üzere 1.612.482,49 TL'nin bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı ... tarafından bu takibe 13.09.2019 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği ileri sürülerek takip öncesi faizin 310.628,31 TL'lik kısmına ferileri ile birlikte itiraz edildiğini, davalı ... faizin 310.628,31 TL'lik kısmına itiraz etmişse de sadece asıl alacağın icra dosyasına ödendiğini, takip sonrası faiz ve vekalet ücreti gibi ferilerin ödenmediğini, ödeme yaparken de mevzuata aykırı olarak kaynakta damga vergisi kestiğini, bu nedenle takipte kesinleşmiş ve ödenmemiş meblağın halen mevcut olduğunu, takipte asıl alacak 1.206.972,72 TL'lik fiyat farkı alacağı hususunda bir ihtilafın bulunmadığını, asıl alacağın davalı kurumca ödendiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı ... aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; faturanın tebliğ edildiği tarih olan 10.08.2018 tarihinden itibaren alacağın muaccel olduğunu, öncesinde faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, davacının takip öncesi başlatmış olduğu faizin kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki ilişki nedeniyle uygulanacak faiz türünün 3905 sayılı Kanunun 2/2 maddesinde belirtilen avans faizi olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasındaki faiz talebinin 310.628,31 TL'lik kısmına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, itiraz edilen 310.628,31 TL'nin 305.998,82 TL olarak tespitine ve takibin buna göre devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itiraz edilen 305.998,82 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinafa başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borçlu ... tacir ve borcun da ticari işletme ile ilgili olmadığı gözetilerek, Mahkemece yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, takip öncesi için istenen faizin temerrüt tarihinin 20.08.2018 ve uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması gerektiği, faizin başlangıç tarihi ve oranı yönünden faiz miktarı yargılama sonucu belirlenebileceğinden likit bir alacak sözkonusu olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile takip dosyasındaki işlemiş faize yönelik itirazın kısmen iptalin; işlemiş yasal faizin 110.634,58 TL olarak tespitine ve takibin buna göre devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; alacağa yasal faiz işletilmesinin yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; ödeme emrinin 13.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, arabuluculuk görüşmesi öncesinde müvekkili ... temerrüde düşürülmediğini, kesin vade belirlenmesi gerektiğini, faiz yönünden icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, fatura borcu nedeniyle başlatılan takipte, takip öncesinde işletilen faize yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (12.2.2.) maddesinde yer alan "idari muayene ve kabul komisyonunca kabul raporu düzenlemesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 30 gün içerisinde yükleniciye veya vekiline ödeme yapılacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, davalı ... 20.08.2018 tarihi itibariyle temerrüde düşmesine, alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiğinin anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 3. maddesi uyarınca "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir". Aynı Kanunun ticari iş karinesi başlıklı 19. maddesi gereğince, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır ve taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmenin Kanunda aksine hüküm olmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Bu bağlamda ticari temerrüt faizinin uygulanabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan biri yönünden ticari iş alması ve bu ticari işin tacir olan kişi ile tacir olmayan kişi arasında mevcut akdi ilişkiden kaynaklanması şarttır. (Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/12-779 E., 2025/294 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Somut uyuşmazlıkta, borçlu ... tacir olmasa bile işin niteliği ticari iş olduğundan, tacir olan davacı şirket 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre ticari temerrüt faizi isteyebilir.
Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, davalı ... temerrüde düştüğü 20.08.2018 tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gözetilerek, 305.998,28 TL işlemiş faize ilişkin verilen İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.