MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1441 E., 2025/906 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/584 E., 2024/786 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılar tarafından vekil tayin edilen davacı ile davalılar arasında imzalanan 01.08.2015 tarihli ve 5 yıl süreli "Hukuki Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi"nin ücrete dair maddesinde "iş sahibi tarafından, avukata yukarıda sözü edilen hukuki danışmanlık hizmeti nedeniyle aylık 1.000,00 euro + kdv danışmanlık ücreti ödenecektir. (...) Ücret her yıl %10 dan aşağı olmamak üzare artırılacaktır." hükmü bulunduğunu, dava ve icra takiplerinden doğan ücretlerin bu sözleşme kapsamında olmadığını, sözleşmenin (7.) maddesinde, "İş sahibinin sözleşmeyi yasal ve haklı bir nedene dayanmaksızın beş yıllık dönem bitmeden feshetmesi halinde bu dönemin sonu olan 01.08.2020 tarihine kadar olan tüm ücretler muaccel olur ve hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın avukala defaten ödenir." şartının yer aldığını, azil tarihine kadar 32 ay içinde danışmanlık ücreti olarak bankaya yatırılan, elden nakit verilen ve fazla ödenenlerin 15.250 Euro olduğunu, davalıların 03.04.2018 tarihli azilname ile gerekçe göstermeksizin haksız olarak davacıyı azlettiklerini, dava ve icra takiplerinden feragat ettiklerini, iki ayrı icra dosyasından istirdat ettiği 3.250 Euro ile davalılardan tahsil edilen 15.250 Euro tenzil edildikten sonra azil tarihine kadar işleyen dönem vekalet ücreti ile haksız azil nedeniyle muaccel hale geldiğinden 01.08.2020 sözleşme bitiş tarihine kadar işleyecek alacaktan şimdilik 500 Euro danışmanlık ücret alacağının azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 68.453,20 Euro'ya yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; sözleşmeye taraf olmayan davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının yürüttüğü davaların karşı taraflarıyla uzun süredir sulh olma niyetinde olduklarını, davacının tazyikiyle davaların uzun sürmesi nedeniyle azlin haklı oldıuğunu, sözleşmenin feshi tarihine kadar ödemelerin tam olarak yapıldığını, Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/519 E., 2016/425 K. sayılı davasında karar düzeltme sonrasında iade edilmesi gereken miktarın davacıya iade edildiğini ve bu durumun davalı şirkete haber verilmediğini, defalarca talep edilmesine rağmen davacının taraflar arasındaki sözleşmenin bir nüshasını vermediğini, sözleşmenin yürürlükte olduğu her sene için %10 oranındaki ücret artışı ve KDV ödemesinden haberdar olunmadığını ve davacı tarafından da talep edilmediğini, bilinen aylık 1.000 Euro tutarındaki ödemelerin tam ve zamanında yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan hukuki danışmanlık hizmet sözleşmesi ile hizmetin içeriğinin ve ücretin açıkça belirlendiği, davalı adına tahsil edilerek hapis hakkı kullanılan paranın tahsilinin davalıya bildirilmemesinin haklı azil nedeni olduğu, protokol taslağı ile talep edilen miktarın sözleşmenin kalan süresi için hesaplanan danışmanlık ücretinden fazla olmasının özen yükümlülüğüne aykırı olduğu, azlin haklı olmasına bağlı olarak yapılan bilirkişi hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 100,00 Euro'nun dava tarihindeki merkez bankası kuru karşılığı üzerinden tahsil hakkı saklı kalmak kaydıyla dava tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2.338,66TL'nin dava tarihi olan 10.08.2018 tarihindeki merkez bankası kuru karşılığı üzerinden tahsil hakkı saklı kalmak kaydıyla ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.08.2015 tarihli "Hukuki Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi hizmet hukuk müşavirliği sözleşmesi niteliğinde olduğundan davada azle ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, sunulan sözleşme ve altındaki imza davalılar tarafından inkar edilmesine rağmen sözleşmenin aslının davacı tarafından sunulmadığı, delil hükmü bulunmayan fotokopide yer alan imza ve yazılar yönünden sahtelik incelemesi yaptırılmasına gerek bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığından danışmanlık ücreti talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı şirketin davaya cevap vermediğini, davalı ...'ın ise sözleşmedeki imzaya itiraz etmediğini, ön incelemede uyuşmazlık tespitine itiraz edilmediğini, savunmanın genişletilmesi yasağının başladığını, kararın usule aykırı olduğunu, taraflar arasında 36 ay ihtilafsız uygulanan sözleşmenin yok sayıldığını, azil değerlendirmesinin eksik delil ile yapıldığını, savcılık dosyalarının incelenmediğini, bunlar incelense idi azlin haksızlığının ortaya çıkacağını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.
Somut olayda davalılarca vekil olarak yetkilendirilen davacı, 03.04.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı azilname ile vekillikten azledilmiştir. Davacı, davalılar ile arasında 01.08.2015 tarihli ve 5 yıl süreli "Hukuki Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" bulunduğunu, sözleşme süresi sona ermeden önce davalılar tarafından gerekçe gösterilmeksizin haksız olarak azledildiğini iddia ederek sözleşmeye dayalı olarak ücret alacağı isteminde bulunmuştur. Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde sözleşme içeriğinden haberdar olunmadığı, sözleşmenin tarafı olan davalı şirket tarafından aylık ücretin sözleşmenin feshine kadar tam olarak ödendiği savunulmuş, sözleşme içeriğini ispat külfeti altındaki davacı tarafından sözleşmenin aslı sunulamamıştır. Bu durumda sözleşme içeriğine itiraz edilmekle birlikte davacı ile davalı şirket arasında aylık 1000 Euro ücret karşılığında danışmanlık hizmet sözleşmesi kurulduğunun kabulü gerekir. Dosya kapsamındaki ödeme belgelerinden de davalı şirket tarafından davacıya aylık 1.000 Euro avukatlık ücreti ödendiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların iddia ve savunları ile dayandıkları deliller dikkate alınmak suretiyle davacı ile davalı şirket arasında aylık 1000 Euro bedel üzerinden danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı dikkate alınarak buna göre davacının talepleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.