MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/864 E., 2025/822 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2024/275 E., 2025/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; 04.09.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi üzerine, ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle 04.09.2025 tarihli ek karar ile davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; araç fatura bedeli olan 134.048,50 TL'nin (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) Bölge Adliye Mahkemesinin dava tarihi itibarıyla temyiz sınırı olan 107.090,00 TL'nin üstünde olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 14.12.2018 tarihinde davalının üretimini ve satışını yaptığı ... marka ... model aracı davalının yetkili satıcısından sıfır olarak satın aldığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan belirli bir süre sonra boyasında dökülmeler olduğunu, bunun lokal ve önemsiz olabileceği düşüncesi ile yetkili serviste tamir ettirdiğini, sorunun tam olarak giderilemediğini, boya dökülmesinin yayılması nedeni ile buna neyin neden olabileceğine ilişkin müvekkilinin ... Üniversitesi Otomobil Anabilim Dalı Başkanlığına ücreti mukabilinde rapor talebinde bulunduğunu, rapor sonucunda bunun üretimden kaynaklı gizli bir ayıp olduğu ve diğer kaporta aksamlarına yayılabileceğini öğrendiğini, müvekkilinin hemen davalıya 24.09.2022 tarihinde e-mail yolu ile seçimlik hakkını kullanmak üzere ihtarname çektiğini, aracın ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü, aracın muadilleri ile mukayese edildiğinde ciddi anlamda değer kaybettiğini, araçtan beklenen faydanın alınamadığını ileri sürerek; ayıplı aracın aynı marka ve model ayıpsız yenisi ile değiştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamaşımına uğradığını ve dava konusu aracın yasal garanti süresinin dolduğunu, aracın dört yıldır davacının kullanımında olduğunu, davacının ayıp bildiriminde bulunmadığını, araçta üretimden kaynaklı bir problem olmadığını, davacının onarım hakkını kullanarak seçimlik hakkını tükettiğini, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir problem olmamasına rağmen müşteri memnuniyetini sağlamak adına arızaların giderildiğini, araç değişim talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, şu anda davacının aracının ayıpsız mislinin üretilmediğini, araçta birden çok hasar kaydının bulunması nedeniyle oluşan amortisman bedelinin, hasarlar nedeniyle oluşan değer kaybının ve aracın kullanıldığı dönemde elde edilen menfaatin müvekkili şirkete ödenmesi ya da bu bedelin araç bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyet raporunda, dava konusu aracın tavan kanal formundaki oluk üzerinde, sağ C sütununda, sol arka kapı, sol arka çamurluk ve depo kapağı alt kısmı bölgelerinde boya soyulması şeklinde boya kusurlarının mevcut olduğu, araç üzerindeki boya soyulmalarının sonradan oluştuğu, soyulmalar imalat hatasından kaynaklandığı için gizli ayıplı olarak değerlendirilmesi gerektiği, araçtaki boya atması tüm kaporta aksamına yayılabileceğinden aracın tamamının boyanmasının gerektiği, onarım bedelinin keşif tarihi itibarıyla 110.000,00 TL, dava tarihi itibarıyla 40.000,00 TL olduğu, onarım işleminden sonra aracın değer kaybına uğrayacağı ve bu bedelin nispi metot hesabına göre 20.048,50 TL tutarında olacağının belirtildiği, dava konusu aracın herhangi bir kaza kaydının bulunmadığı ve bilirkişi raporuna göre de araç üzerinde herhangi bir kaza ve dış etken belirtisine rastlanılmadığının bildirildiği, dava konusu araçtaki sorunların üretim hatasından kaynaklandığı, ayıbın giderilmesi için aracın tüm kaporta aksamının boyanması gerektiği, ikinci el otomobil piyasasında tamamen boyalı aracın satışının oldukça zor olduğu, davacının mevcut haliyle otomobilden beklediği faydayı sağlamasının mümkün olmadığı ve davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11/2 maddesi gereğince ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkını davalıya karşı kullanabileceği, davacının ayıplı mal niteliğindeki otomobili kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacağı, davacının misli ile değişim talebinin orantılı olduğu yönünde vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davaya konu davacı adına kayıtlı 01... plakalı, NLAFC56 90... 8 şasi numaralı, ... marka, ... 1.6 Excutive AT LPG 2018 model aracın üzerindeki tüm takdiyatlardan arındırılmış şekilde davalıya iadesine, aynı marka ve model (0) km ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı takdirde İİK'nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; dava konusu aracın misliyle değişimini gerektirir bir sorununun bulunmadığını, orantılılık ilkesi dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu araçta var olduğu iddia edilen problemin basit bir onarımla giderilebileceğini, araçtaki iddia edilen problemin sürüş güvenliğine, araçtan beklenen faydaya etkisinin bulunmadığını, misli ile değişim kararının taraflar arasındaki menfaat dengesini zedeleyeceğini, aracın yasal garanti süresinin 14.12.2020 tarihinde sona erdiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, şu anda davacının aracının ayıpsız mislinin üretilmediğini, araçta var olduğu iddia edilen boya dökülmeleri/soyulmalarının tamamen dış etkenlerden kaynaklı olduğunu, dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, araçtaki amortisman bedelinin, değer kaybının ve elde edilen menfaatlerin hesaplanarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle alınan bilirkişi raporlarının denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporlarda belirtildiği üzere, dava konusu aracın tavanındaki kanal formundaki oluk üzerinde, sağ C sütununda, sol arka kapı, sol arka çamurluk ve depo kapağı alt kısmında boya soyulması şeklinde kusurların olduğu, boya soyulmalarının sonradan oluştuğu, aracın boya sorununun tüm kaporta aksamına yayılabileceği, bu nedenle komple boyanmasının gerektiği, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin 6502 sayılı Kanunun özü ve ruhuna aykırı olduğu, dosya kapsamından dava konusu araçta herhangi bir hasarın söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 04.09.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.