MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2507 E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1331 E., 2023/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada; davalı tarafça müvekkili aleyhine kaçak elektrik enerjisi kullandığından bahisle icra takipleri başlatıldığını, kaçak tahakkukunun haksız olduğunu ileri sürerek, ıslahen ... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyası yönünden 536.651,77 TL, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyası yönünden 258.725,37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen 2022/1336 E. sayılı davada; davalı şirketçe müvekkili aleyhine kaçak elektrik enerjisi kullandığı gerekçesiyle icra takipleri başlatıldığını, kaçak tahakkukunun haksız olduğunu ileri sürerek; ıslahen ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosyası yönünden 51.929,90 TL, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı dosyası yönünden 84.737,11 TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dilekçesi içeriğinde borç miktarının açıkça belirtmiş olmasına rağmen, kısmi dava ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarınca yerinde yapılan kontrolde abonesiz kaçak elektrik kullanıldığından bahisle davacı aleyhine kaçak tespit tutanağı tutulduğunu, Yargıtay İçtihatları gereğince kaçak tutanakları aksi sabit oluncaya kadar resmi belge gibi geçerli olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde olan davalıdan dava konusu borca ilişkin belgeler ve tutanak mümzileri bilgilerinin istendiğini, davalının müzekkereye cevap verdiği ancak davacı ile ilgisiz belgeleri sunduğu, usulüne uygun ihtara rağmen davalının icra dosyasına dayanak olan belgeleri sunmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne, davacının dava konusu icra dosyaları nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın niteliğine göre alacağın varlığına dair ispat külfeti kendisinde bulunan davalı tarafa, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)139/ç maddesine uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen, davalı tarafın verilen süre içerisinde sunulan belgelerin bir kısmının dava dışı ... isimli kişi adına olduğu, davacı adına düzenlenmiş iki adet kaçak kayıt dökümü dışında tutanak vs. başkaca belgenin dosyaya sunulmadığı, HMK'nın 140/5 maddesi uyarınca davalının bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına ve alacağın ispatlanamamış olması nedeniyle de davanın kabulüne ilişkin verilen inceleme konusu kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacıya ait yerde yapılan kontrolde, davacının kaçak/usulsüz elektrik kullandığının tespit edilerek hakkında kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu, fotoğraflanarak tutanak ekine eklendiğini, 2 haftalık delil bildirme süresinin az olduğunu, HMK'nın 145. maddesi dikkate alınmayarak hüküm kurulduğunu, deliller toplanmadan, yetersiz ve eksik inceleme ile karar verildiğini, kısmi dava açılamayacağını, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla düzenlenen tahakkuk nedeniyle başlatılan ilamsız icra takiplerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, dava konusu icra takiplerinde talep edilen kaçak tahakkukunun belgelendirilmediği, ihtar edilmesine rağmen davalı tarafından kaçak kullanıma ilişkin delillerin sunulmaması nedeniyle bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.