MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/.... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/.... E., 2023/834 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; mülkiyeti davalı İdareye ait olup, müvekkili ... şirketi tarafından kiracı ve diğer müvekkili şirket tarafından ise alt kiracı sıfatıyla kullanılan ticari işletmenin kira bedelinin, yıllık gayrisafi satış kârı üzerinden yüzde iki olarak hesaplanması gerektiği halde, davalı idare tarafından resen fazla kira bedelleri tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek; bu bedeller yönünden borçlu olmadığının tespit ile ilgili tahakkuk fişlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sözleşmenin idari nitelikte olup, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin maddenin tek taraflı olarak değiştirilmesinin mümkün olduğunu, turizmin gelişmesi için müvekkiline ödenmesi gereken %2 gelir payının, yıl içinde toplanan toplam akaryakıt miktarından elde edilen gelirden, akaryakıt alımı için ...'a ödenen meblağın düşülmesi suretiyle kalan meblağ üzerinden alınmasına dair Bakanlık olurunun, mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini, durumun davacılara bildirilerek işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında görülen ve Yargıtayca onanarak kesinleşen ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/84 E. 2017/440 K. sayılı davasında; taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesi olduğunun ve davalının sözleşme maddelerini tek taraflı değiştiremeyeceğinin kesin delille ispatlandığı, aynı borç ilişkisi menfi tespit talebi yönünden zaten incelenip karara bağlandığından, tahakkuk fişlerinin iptali talebinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle; menfi tespit davası yönünden davanın kabulü ile davacıların 2016–2021 yıllarına ilişkin belirtilen tutarlar yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, tahakkuk fişlerinin iptali talebinin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili ile davacılar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesine değil, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edilmiş idari nitelikte bir kesin izin taahhüdüne dayandığını, 6831 sayılı Orman Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca orman sahasında işletilen turizm tesislerinden gayrisafi gelirin %2’sinin alınmasının zorunlu olduğunu, Bakanlığın 15.11.2001 tarihli ve 820 sayılı oluru ile akaryakıt satışlarında net kâr üzerinden hesaplama yapılmasının Sayıştay Başkanlığı tespitleri doğrultusunda mevzuata aykırı bulunarak iptal edildiğini, bu nedenle davacı şirketin eksik ödeme yaptığı belirlenerek bakiye alacağın talep edildiğini, taahhütnamede ihtilaf halinde mevzuat hükümlerinin uygulanacağının açıkça düzenlendiğini, ... İdare Mahkemesinin 27.02.2007 tarihli 2006/... E., 2007/262 K. sayılı kararıyla; Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 52. maddesi gereğince orman arazileri üzerinde kurulan işletmelere ait gayrisafi gelirin %2'si oranında gelir payı tahsil edilmesi gerekirken, Yönetmeliğe aykırı olarak Orman Bakanlığının 15.11.2001 tarihli ve 820 sayılı oluruyla akaryakıt satışında net kazanç üzerinden gelir payı tahakkuk ettirildiğinin ve kamu zararına sebebiyet verdiğinin bildirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasında imzalanan 1998 tarihli sözleşmenin idari nitelikte olmayıp, Borçlar Kanununun genel hükümlerinin geçerli olduğu özel hukuk sözleşmesi niteliğinde kira sözleşmesi olmasına, tek taraflı olarak sözleşmeyi değiştiremeyecek olan davalı İdarenin, talep edilen yıllara ilişkin kira alacakları ödenirken ihtirazi kayıt ileri sürmemesine, Bakanlığın 15.11.2001 tarihli ve 820 sayılı olurunun yine Bakanlığın 12.10.2005 tarihli ve 1146 sayılı oluru ile iptal edilmesinden sonra, taraflar arasında %2 gelir payının hangi miktar üzerinden alınacağı hususunda yeni bir sözleşmenin imzalanmamış olmasına, davacılar tarafından dava konusu yıllara ilişkin safi gelirin %2'sinin gelir payı olarak davalı İdareye yatırıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.