MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3696 E., 2025/1795 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/156 E., 2024/439 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; elektrik abonesi olan müvekkiline ait fabrika tesisatında 11.02.2022 tarihinde davalı şirket görevlileri tarafından yapılan kontrolde "harici hat çekmek suretiyle" kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı neticesinde, 15.02.2022 tarihli ve 2.965.024,30 TL meblağlı kaçak elektrik ile 15.02.2022 tarihli ve 548.561,81 TL ek tahakkuk faturaları düzenlendiğini, bilirkişi marifetiyle incelenmesi yapılacak inceleme sonrasında kaçak elektrik kullanılmadığının tespit edileceğini, davalı şirket çalışanlarınca imzalanmayan tutanağın geçerli olmadığını, OSOS ile kaçak kullanımın aynı gün tespit edilebildiği fabrikada 31.01.2022 tarihinde endeks okuması yapılarak müvekkiline 94.214,60 TL tahakkuk ettirildiğini, 31.01.2022 tarihine kadar sayaçta ve tesisatta herhangi bir kaçak kullanım tespitinin yapılmadığını, sadece 10 gün sonra 11.02.2022 tarihinde müvekkili hakkında tutanak tutularak geriye dönük uzun süreli tahakkuklar yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaçak kullanım olsa bile yukarıda açıklanan gerekçelerden dolayı uzun süreli kaçak kullanımın mümkün olmadığını, davalı tarafın uzun süre bekledikten sonra kaçak tutanağı tutulmasının davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, tutanak öncesinde işletmede 17 örme makinesi çalışırken şu an 37 örme makinesi ile 1 adet kompresörün çalıştığını, 20 adet örme makinesinin 09.09.2021, 21.06.20 21... .12.2021 tarihlerinde satın alınarak müvekkile 1 ay sonra teslimatların gerçekleştiğini, müvekkiline tahakkuku yapılan tahakkukların hesaplanmasında bu hususların dikkate alınmayarak afaki bedeller tahakkuk ettirildiğini belirterek, 11.02.2022 tarihli kaçak tutanağı ile bu tutanağa istinaden yapılan 15.02.2022 tarihli 2.965.024,30 TL. kaçak ve 15.02.2022 tarihli 548.561,81 TL ek tahakkukların iptal edilerek müvekkilin borçlu olmadığı kararının verilmesi talep etmiştir.
2. Birleşen dosyada davacı şirket vekili; davalının kullanımında olan tesisatta yapılan kontrolde; "sözleşmeli sayaç haricinde şebeke besleme barasından harici hat çekilerek kontaktör devresi üzerinden kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" hususunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) gereği H/... 4 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilerek 2.965.024,30 TL kaçak elektrik faturası ve 548.561,81 TL ek kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğunu, borçlu tarafından müvekkili şirket aleyhine menfi tespit davası açıldığını ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; tespitlerin ve tahakkukun Yönetmeliğe göre yapıldığını, asıl alacağa 6183 sayılı Kanun gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; düzenlenen tutanağın hukuka aykırı olduğunu, tutanakta 55...07 sözleşme hesap numaralı elektrik sayacı haricinde şebeke besleme borusundan harici hat çekilerek enerji kullanıldığının tespit edildiğini, düzenlenen tutanakta abonenin imzasının mevcut olmadığını, müvekkili şirkete tutanak tutulmadan önce kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen iş yeri sayacı için 31.01.2022 tarihinde sayaç okuması yapılarak 94.214,60 TL elektrik kullanım bedeli tesis edildiğini ve bu okuma sonrası kaçak elektrik kullanıldığına dair herhangi bir tutanak tutulmadığını, aynı trafo için 31.01.2022 tarihine kadar kaçak bir kullanımı söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile 15.02.2022 tarihli DF 1...4 1 Fatura seri nolu 548.561,81 TL'lik faturanın 130.609,95 TL'lik kısmı ile 15.02.2022 tarihli DF 1...4 0 Fatura seri nolu 2.965.024,30 TL'lik faturanın 1.270.724,70 TL'lik kısmının fazla yazıldığı tespit edildiği, hesaplama yönteminin doğru olmadığı, bilirkişi heyetinin yapmış olduğu hesaplamanın doğru olduğu ve asıl dosya yönünden davacının davasının kısmen kabul edildiği, yine birleşen dosya yönünden bilirkişi heyetinin icra dosyasına konulan kaçak elektrik faturası dolayısıyla davalının sorumlu olacağı, kaçak elektrik kullanım bedelinin tayin ve tespit edildiği, yapılan bilirkişi heyeti değerlendirmesine göre kaçak elektrik kullanımından kaynaklı davalının sorumlu olacağı, asıl alacağın 112.251,46 TL, 164.459,89 TL gecikme zammı ve 29.602,78 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 2.306.314,13 TL olduğunun tespit edilmesi nedeniyle birleşen dosya yönünden de davacının davasının kısmen kabul edildiği gerekçeleriyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 15.02.2022 tarihli DF 1...4 1 Fatura seri nolu 548.561,81 TL'lik faturanın 130.609,95 TL'lik kısmı ile 15.02.2022 tarihli DF 1...4 0 Fatura seri nolu 2.965.024,30 TL'lik faturanın 1.270.724,70 TL'lik kısmının iptaline, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 2.112.251,46 TL asıl alacak, 164.459,89 TL gecikme zammı, 29.602,78 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 2.306.314,13 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, belirlenen toplam alacak miktarı olan 2.306.314,13 TL'nin %20'si olan 461.262,82 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline, fazla ilişkin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinafa başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı/birleşen dosya davalısının işyeri adresinde yapılan kontrolde harici hat ile kaçak kullanım yapıldığının tespit edilerek tutanak düzenlendiği, bilirkişiler tarafından tüketim endeksine göre yapılan incelemede kaçak başlangıç tarihi ile miktarının Yönetmelik maddelerine atıf yapılarak hesaplandığı, vardiya saatinin ise TI, T2 ve T3 zamanlarındaki tüketimler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, mükerrer kaçak kullanımı ispat için sunulan tutanağın dosyaya konu olan tutanaktan yaklaşık dört sene evveline dayanan, tesisatta başka bir sayacın olduğu ve kayıtsız sayaç nedeniyle düzenlenmiş tutanak olup, sonrasında abonelik yapıldığından ve tesisata yeni sayaç takıldığından bu tutanağın 11.02.2022 tarihli tutanakla ilişkilendirilemeyeceğinin bilirkişi heyetince değerlendirildiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı vekili; bilirkişi raporuna yönelik itirazlar karşılanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, harici hat çekilmek suretiyle kaçak kullanım yapıldığı tespiti üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda günlük kaçak kullanım süresi, davacı tarafça dava konusu kaçak kullanım haricinde ayrıca bir kaçak kullanım olduğu hususu dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını, davacının kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu, hatalı fatura hesaplamaları nedeniyle gecikme zammı ve KDV hesabının da yanlış belirlendiğini, faturaya itirazın süresinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl dosya yönünden kaçak tahakkukuna dayalı menfi tespit, birleşen dosya yönünden ise kaçak faturalarının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. 6100 sayılı Kanunun 2 78... maddelerine göre bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
Temyiz sebepleri gözetilerek yapılan incelemede; tahakkuk edilen fatura ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki bedel farkının, abonenin eyleminin mükerrer kaçak olarak nitelendirilmemesinden kaynaklanan katsayı farkı ve kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatlerinin farklı hesaplanmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Buna ilişkin olarak davalı şirket vekili tarafından bilirkişi kök ve ek raporuna itiraz edilmiş, raporların birbiriyle çelişkili olmasına karşın yeniden rapor alınmadan karar verilmiştir. Kaçak elektrik tespit tutanağı tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 46/3 maddesinde, "Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır." şeklinde olduğu, bu durumda dosyada bulunan 21.03.2018 tarihli tutanak nedeniyle mükerrer kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespitinin kabulü ile ceza katsayısının 2 olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Yine Yönetmeliğin 45/c bendi "Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat olarak kabul edilir. Vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." hükmünü ihtiva etmektedir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; belirtilen hükümler çerçevesinde mükerrer kaçağın ve davacı şirkete ait işletmede vardiya sayısının ve buna bağlı olarak çalışma saatinin belirlenmesi, ondan sonra dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınacak ek rapor ile talep edilen kaçak elektrik bedelinin tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelikte açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetime elverişli rapor alınması, Bozma ile oluşan müktesap haklarda gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı-birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.