MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/1444 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2024/795 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıdan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 27 59... parsel sayılı ev ve arsa vasfındaki taşınmazı satın aldığını, davalının davacıya taşınmazın içinde bir adet evin bulunduğunu, tapuda devir sonrasında evin de kendisine ait olacağını, söz konusu taşınmaza evin de dahil olduğunu beyan etmesi üzerine içinde ev olduğunu düşündüğü taşınmazı toplam 500.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, taşınmazın 68 m² olan arsa değerinin 35.000,00 TL, evin değerinin de 465.000,00 TL olduğu hususunda anlaştıklarını, tapuda devir esnasında 68 m² olan taşınmazın değerinin 35.000,00 TL gösterildiğini, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra 228.000,00 TL masraf yaparak eve tadilat ve bakım yaptırdığını, evi yaşanabilir hale getirdikten sonra davalının oğlu olan dava dışı ...'in davacıya evin kendisine ait 27 59... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğunu, kendisine ait olduğunu, burada hakkı olmadığını kiracı olacağını söyleyerek korkutmak suretiyle ikna ederek ... 7. Noterliğinde ... yevmiye numarası ile 48 yıllığına 180.000,00 TL bedelle bir kira sözleşmesi yaptığını, kira sözleşmesinin günümüz kira bedelleri düşünüldüğünde kötü niyetle yapıldığının ortada olduğunu, davacının satış bedelini ödediği evi kiralayarak kiracı olarak ikamet etmeye başladığını, daha sonra davalının oğlu olan dava dışı ...'in evi satış için ilana koyması ve alıcı 3. kişilerin gelip gitmeye başlaması üzerine davacının huzurunun kalmadığını, davalının oğlu olan dava dışı ...'in ... yoluyla taşınmaz satış bedelini, sonrasında ödenen kira bedelini ve eve yapılan masrafları iade etmek istediklerini, ancak davacının ödemiş olduğu bedellerle taşınmaz sahibi olmasının imkansız olduğunu, davalının, davacının ev için ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade ile yükümlü olduğunu ileri sürerek; denekleştirici adalet ilkesi gereğince ödediği bedelin ulaştığı değer olarak şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı vekili tarihli ıslah dilekçesi ile alacak miktarını 1.433.347,06 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazın davacı tarafından satın alındığını, satın alma işlemi tapu müdürlüğünde taraflar arasında bizzat yapıldığını, gerek işlem yapılırken tapu müdürlüğündeki ilgili memurun gerekse de işlemden önce kendilerince davacı tarafa açıklama yapıldığını, ayrıca tapu senedi üzerinde de satılan taşınmazın niteliğinin açıkça yazdığını, davacının iddia ettiği üzere arsa ile ev satışı yapılmadığını, zira davaya konu arsanın tapuda kendisine ait olmakla birlikte davacının bahsettiği evin oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, ... ile davacı arasında da herhangi bir satım ilişkisi kurulmamış olduğunu, davacının kandırıldığı ve yalan beyanlarla haberi olmadan ev ve arsayı birlikte aldığını düşündüğü yönündeki beyanlarının tamamen asılsız olduğunu, bununla birlikte satış tarihi dikkate alındığında ev ve arsanın birlikte bu fiyata satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı tarafından kandırılarak, hile ile aldatılarak satış sözleşmesi ile nitelikleri belirtilen satım konusundan başka taşınmazın devredildiği iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının ev alım bedeli diye açıklama yaparak 500.000,00 TL ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan keşif sonrasında bilirkişi raporunda emsal gösterilen taşınmazların işbu dava konusu davacıya ait taşınmaza uzaklığı, mekansal, sosyal ve ekonomik çevre olarak farklılığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının ekinde sunulan parsel sorgu ekran görüntüleri ile de ortaya konulduğunu, emsal taşınmazların satış tarihleri ile dosyadaki taşınmazın satış ve miktar olarak uyumsuzluğunun ortada olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların Mahkemece değerlendirilmemiş olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satışında ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davaya konu taşınmaza komşu 27 59... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan ve davacının dava dışı ...'ten ... 7. Noterliğinin ... yevmiye no'lu kira sözleşmesi ile kiraladığı uyuşmazlığa konu evin, davalı tarafından 68/281 hisse maliki olduğu 27 59... parsel sayılı taşınmazın; "beyan" hanesinde yer alan taşınmazın krokisinde (C) harfi ile gösterilen ve kullanımında olan 68 m² kısım ile birlikte, taşınmazı tapuda devir aldığında davaya konu evin davalıya ait olmadığı ve satıma konu 68 m² kısım içerisinde yer almadığı, bu hususun tapu kayıtlarında kolayca öğrenebilecek nitelikte olduğu, temyizde ileri sürülen sebeplerle sınırlı inceleme yapılacağı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.