MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/1141 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2023/592 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının yurt dışına meyve, sebze ve plastik ürünlerinin ihraç etmesi nedeniyle, soğuk hava depolarında bu ürünleri muhafaza ettiğini, şirkete ait soğuk hava depolarında 28.08.2019 tarihinde davalı şirket yetkilileri tarafıdan yapılan teftiş sonucu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlediğini, 02.09.2019 saat:05:00 itibariyle davacı şirketin elektriğinin kesilmiş olup, depolarında bulunan tonlarca mal (sebze meyve ve plastik ürün) telef olma durumuyla karşı karşıya kalındığını, davalı şirketin yetkilisi haricinde sayaçlara akım trafolarına ve herhangi bir müdahalenin mümkün olamayacağını, 30.08.2019 tarihinde davacı şirkete usulsüz olarak davalı şirket tarafından 4 adet fatura gönderildiğini, davacı şirketin önceki aylar ve Ağustos ayı ödemelerini yapmış olup, bu gönderilen faturaların bedellerinin de fahiş olduğunu belirterek, davalı şirket tarafından düzenlenen 30.08.2019 tarihli 248.505,76 TL, 212.286,96 TL, 153.856,92 TL ve 292.224,86 TL olmak üzere toplam 906.874,50 TLtutarlı 4 adet faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kaçak elektrik kullanımının tespiti ve faturalandırılması ile ilgili işlemlerin davalı şirket tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) uygun olarak yapıldığını. davacıya ait aboneliklerde kaçak elektrik kullanıldığının müvekkili şirket tarafından kesin olarak tespit edildiğini, karşı tarafın enerji tüketimi yüksek olması nedeniyle kullandığı kaçak miktarının da doğru orantılı şekilde yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Davanın açıldığı ... 4. Tüketici Mahkemesinin 04.09.2019 tarihli ilamıyla; her iki tarafın tacir olduğu taraflardan birinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tanımladığı tüketici konumunda olmadığı, bu haliyle taraflar arasındaki işlemin de tüketici işlemi olmadığı gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmakla ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
2. Dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli kararıyla; taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesi ile yapılan keşif ve kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre davacı hakkında kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalar yönünden davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 805.078,98 TL olduğunun, denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının 30.08.2019 tarihli 153.856,92 TL bedelli, 30.08.2019 tarihli 212.286,96 TL bedelli, 30.08.2019 tarihli 248.505,76 TL bedelli, 30.08.2019 tarihli 292.224,86 TL bedelli faturalar yönünden borçlu olmadığı kısmın 101.795,52 TL olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli kararıyla; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/13-1984 E., 2018/1172 K. sayılı ve 06.06.2018 tarihli kararıyla; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 32. maddesi gereğince; eksik harç giderilmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, Mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun hüküm ve tarifeleri uyarınca dava değeri olan 906.874,50 TL üzerinden nispi karar ve ilam harcı ile başvuru harcının ikmal edilmesi için davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, harç tamamlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1.a-4 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 30.08.2019 tarihli 153.856,92 TL bedelli, 30.08.2019 tarihli 212.286,96 TL bedelli, 30.08.2019 tarihli 248.505,76 TL bedelli, 30.08.2019 tarihli 292.224,86 TL bedelli faturalar yönünden borçlu olmadığı kısmın 101.795,52 TL olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin kaçak elektrik kullandığının sabit olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların Yönetmeliğin 42., 45. ve 46. maddelerine uygun şekilde yapıldığı, 9 numaralı hüküm fıkrasında; davacıdan tahsil edilen ve mahsubuna karar verilen peşin karar harcı ile başvuru harcının davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, elektrik sayaçlarının eksik kayıt yaptığının davalı şirket elemanlarınca tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı şirket müterafik kusurlu olduğunu indirim yapılması gerektiğini, davacı şirketin itibarlı bir işletme olup elektrik sayacı ve akım trafolarının mühürlü olduğunu, müdahalenin mümkün bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz sebepleri dikkate alınarak yapılan incelemede; yargılama sırasında alınan 12.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına, davalı tarafça kaçak kullanımın ispat edilmesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.