MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/... E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/... E., 2023/555 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'nin eşi, diğer müvekkillerinin ise babası olan ... ...'nin 04.05.2021 tarihinde davalı şirkete ait elektrik telinin üzerine düşen halıyı almak için uzandığı esnada elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetttiğini, elektrik direği ve tellerinin yasal mevzuat gereği taşıması gereken şartları taşımadığını, uyarı levhası bulunmadığını, davalı hakkında soruşturma başlatıldığını, davalı şirketin ağır kusurlu olduğunu, elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden murisin desteğinden yoksun kalan davacıların maddi zarara uğradığını ileri sürerek; ileride talep artırım dilekçesi verilmek üzere, her bir davacı için 100,00'er TL olmak üzere toplamda 600,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.04.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 1.446.850,06 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kısmi dava açılamayacağını, davada nedensellik bağı bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin faaliyeti ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı şirketin olayın meydana geldiği tarihte kusursuz olarak sorumlu olduğu, zarar verici olayın aynı zamanda haksız fiil niteliğinde bulunduğu, davalı ... ...'ın %65 kusurlu olduğu, dosya kapsamına alınan hesap raporunun TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hazırlandığı, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, Yargıtay uygulamaları ve ömür süresi ile uyumlu olarak bilirkişi tarafından yargı denetimine açık hazırlanan raporun karar vermeye esas mahiyette olduğu gerekçesiyle, dava ve ıslah dilekçelerindeki talepler ile bağlı kalınarak davanın kabulüne, davacılardan ... için 1.007,32 TL, ... için 243.847,82 TL, ... için 64.694,61 TL, ... için 64.694,61 TL, ... için 45.736,60 TL, davacı ... için 20.785,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacılar vekilinin tashih talebi üzerine, gerekçeli kararın hüküm kısmının 1. maddesi "Davacı ... için 1.007.091,32.TL destekten yoksun kalma tazminatı" şeklinde düzeltilerek tashih edilmiş olup; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılardan ...'nin eşi, diğerlerinin ise babası olan ... ...'nin 04.05.2021 tarihinde davalı davalı şirkete ait elektrik telinin üzerine düşen halıyı almak için uzandığı sırada akıma kapılarak elektrik çarpması sonucu öldüğü, yapılan keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından ibraz olunan 01.03.2022 havale tarihli raporda; olayın meydana geldiği elektrik direğinin yabancı kişilerin rahatlıkla temas edebileceği konumda bulunduğunun, Yönetmelikte belirtildiği şekilde en az 2 metre yatay uzaklık mesafesinde bulunmadığının, herhangi bir uyarı yazı ve levhasının olmadığının, meskun mahal içinde yer alan elektrik direği ile ilgili tedbir ve önlem alınmadığının belirlendiği, davalı şirketin olayın meydana gelmesinde %65 oranında kusurlu olduğu, tedbirsizlik ve dikkatsizlik gibi nedenlerden dolayı, destek ...'in olayın meydana gelmesinde %35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, akabinde Mahkemece alınan hesap raporunda TRH 2010 hesaplama yöntemine göre destekten yoksun kalan davacıların zararının toplam 1.446.850,06 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davada illiyet bağının bulunmadığını, davacıların çocuğu olan 14 yaşındaki ...’in elektrik direğine çıkması sonucunda akıma kapılması ve iki kolunu kaybetmesinden kaynaklı olarak maddi manevi tazminat davası açıldığını, çocuğun %100 kusurlu olduğunu, müterafik kusur varsa tazminat miktarının indirilebileceğini, müvekkilinin hiçbir kastı ve sorumluluğunun olmadığını, somut olayda bakım onarım eksikliği ve teknik hata tespit edilmediğini, hesaplamanın fahiş olduğunu, uyarı levhaları bulunduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın haksız olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu meydana gelen ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda; davalı vekilinin UYAP ve dosya arasında yer alan 17.07.2025 tarihli temyiz dilekçesinin dava konusuna ilişkin olmadığı, kamu düzenine ilişkin yapılan resen incelemede de aşağıdaki bendin kapsamı dışından kalan hususların usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 2. maddesinde; "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı", (1) sayılı Tarifenin "III karar ve ilam" harcı başlıklı (1/a) madddesinde: konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı, (1/e) maddesinde de; yukarıdaki nispetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı, 492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınacağı, hüküm altına alınmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davalıdan tahsil edilecek karar ve ilam harcının, anılan Kanun hükmüne rağmen eksik hesaplanarak hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) başlıklı bendinin (2) nolu alt bendinin çıkartılarak yerine "2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 98.834,35 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsiline" alt bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.