MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/... E., 2023/763 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/9 E., 2022/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren hastanesinin 2018 Mart-Nisan dönemi hak edişinden toplam 305.764,29 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini belirterek, davalı ... tarafından yapılacak olan kesinti işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan kesintilerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile yapılan kesintinin 150.250,12 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararıyla; davanın dayanağını oluşturan kesinti işleminin 2018 yılı Mart ve Nisan aylarına ait değişik branşlarda, çok sayıda hasta için uygulanan tetkik ve tedaviye ilişkin olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyette ise doktor bilirkişi olarak yalnızca pratisyen hekimin bulunduğu, bilirkişi heyetinin kesinti işlemine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı, raporun bu hali ile yetersiz olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilmiş olan uzmanlık alanlarından oluşturulacak (tek sayıda) konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden denetime elverişli, tarafların hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını da karşılayacak nitelikte rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı sonrasında alınan 01.12.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne davacı borçlunun 305.764,47 TL'lik kesintinin 23.098,48 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, dava konusunun niteliği ve harca esas değer dikkate alındığında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; müvekkili şirket aleyhine yapılan kesintinin fahiş olduğunu, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; davada harca esas değerinin 305.764,29 TL olduğunu, davanın 282.664,99 TL yönünden reddine karar verildiğini, müvekkili lehine hükmedilecek vekalet ücreti reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti olması gerekirken maktu 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı ... tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılacağı bildirilen kesintinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, ... hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve kesinti işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) 13/1 maddesinde; bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ikinci fıkrasında; ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu gözetilerek, davalı ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife esas alınarak reddedilen miktarı geçmeyecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine ''4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince; 5.100 TL'nin davalıdan alınarak davacıya, 23.098,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.