MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/... E., 2025/1452 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/... E., 2021/463 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile yüklenici davalılar arasında 18.07.2017 tarihinde 150.000,00 TL satış bedeli karşılığında ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Sok. Sınırları içinde ... pafta, 4294 ada ve yanındaki diğer parsellerle tevhidi tamamlanacak olan, mesken niteliğindeki gayrimenkulun 2+1 bağımsız bölümlerden seçtiği bir tanesi için taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, inşaatın bitimi ve bağımsız bölümlerin teslime hazır hale geldiği zaman teslim edilmek üzere yüklenici ... tarafından aynı tarihte müvekkiline 150.000,00 TL bedelli teminat için bono verildiğini, sözleşmeye göre davalı yüklenicinin taşınmazın tapu devrini Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde en geç 01.08.2017 tarihinde gerçekleştirmeyi, kat mülkiyeti devrini ise en geç 15.01.2018 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak dava tarihi itibariyle hala tapu devri ve kat mülkiyeti teslimi gerçekleştirilmediğini, yine sözleşmeye göre yüklenicinin belirtilen tarihe kadar resmi şekilde alıcıya tapu devrini gerçekleştirmediği takdirde her gecikilen ay için alıcıya 5.000,00 TL'yi cezai şart olarak ayrıca ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu durumda sözleşmenin feshi ile alıcının ödediği aylık %10 gecikme faiziyle birlikte geri alma hakkının da saklı tutulduğunu ileri sürerek; taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin feshi ile 150.000,00 TL'nin aylık %10 gecikme faiziyle iadesi ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL cezai şartın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 120/2 maddesine göre kararlaştırılan faiz oranı yüzde yüzü aşamayacağından taraflar arasında kararlaştırılabilecek faiz miktarının azami %18 olduğu, tarafların aylık %10 olarak belirlediği faizin yıllık %120 ye tekabül ettiği, bu düzenlemenin Kanunun 120. maddesine aykırı olması nedeniyle faiz oranının %18 olarak kabul edildiği, yapılacak faiz hesabının ödendiği ispatlanan 150.500,00 TL'nin 526 gün için %18 faiz oranına 39.039,28 TL olduğu, davacının feshedilen sözleşme nedeni ile bir diğer talebinin cezai şarta yönelik olduğu, cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede, sözleşmede satıcının resmi şekilde tapu devrinin gerçekleşmediği her ay için 5.000,00 TLyi cezai şart olarak ayrıca ödemeyi kabul ettiği, söz konusu sözleşme maddesinin TBK 179/2 maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğu, sözleşmeyi fesheden tarafın akdin ifasından vazgeçmiş olması nedeniyle ifaya ekli cezayı isteyemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü, davacının taşınmaz için ödediği 150.500,00 TL asıl alacak 39.039,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 189.539,29 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, hükmedilen 150.500,00 TL'ye dava tarihinden itibaren sözleşme ve TBK 120. maddelerine göre %18 faiz işletilmesine, cezai şart talebinin reddine, fazlaya dair istemin ve karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın yeterli gerekçe içermediğini, Mahkeme tarafından Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi içerisinde düzenleme konusu edilen cezai şartın, ifaya ekli cezai şart şeklinde yorumlandığını ve ifa ile birlikte istenebileceği belirtildiğini, her ne kadar ifaya eklenen cezai şart kural olarak ancak ifa ile birlikte talep edilebilirse de, tarafların sözleşmelerinde akdin feshi halinde dahi cezanın istenebileceğini kararlaştırabileceklerini, taraflar arasında düzenlenen Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin "Tapu Devri" başlığı altında yer alan (4.1.) maddesine göre; gereği gibi veya hiç ifa edilmemesi durumunda belirlenen cezai şartın yanında sözleşmenin feshi ve temerrüt faizi alınabileceği hüküm altına alındığından, Mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını, cezai şartın verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı taraf vekilinin yalnızca son duruşma öncesi vekalet sunarak duruşmaya katıldığını ve beyan dilekçesi sunduğunu, davalı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi gereğince taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshi, ödenen bedelin sözleşmede belirtilen orandaki faiziyle iadesi ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olarak nitelendirilmesinin yerinde olmasına, sözleşmenin feshini talep eden davacının ifaya eklenen cezai şartı talep hakkının bulunmamasına, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olarak belirlendiğinın anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.