MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/917 E., 2025/1352 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2024/734 E., 2024/499 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2015 model ... model aracı 2017 yılında ikinci el olarak dava dışı üçüncü kişiden satın aldığını, aracın 13.04.2018 tarihinde henüz 44.468 km'de iken ilk motor arızasını verdiğini ve motor değişimi yapıldığını, 27.04.2018 tarihinde araç 44.470 km'de iken ikinci kez motor değişimi yapıldığını, bilahare yakın bir tarihte yaşanan üçüncü motor arızasına istinaden yetkili serviste araç üzerinde inceleme ve tespit yapıldığını, araç üzerindeki incelemeler neticesinde motor mekaniğinde sıkışma/aşınma olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracını uzun bir süredir kullanmadığını, davalı ... ....Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddedildiğini, işbu dava dosyasında aracın satın alındığı firmanın ... ....Ş. olduğu ve aracın ithalatçı firmasının ... ....Ş. olduğunun açıkça görüldüğünü, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ....Ş. vekili; davacı aracı ikinci el olarak satın aldığından davacının tüketici vasfı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, aracın tescil tarihi ile dava tarihi arasında 9 yıl olduğunu, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıbın olmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, gıyaplarında yapılan delil tespiti ve akabinde tanzim edilen bilirkişi raporunun geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının aynı dava konusuna ilişkin daha önce görülmüş ve kesinleşmiş bir dosyasının mevcut olduğu, ... 10. Tüketici Mahkemesinin 2022/84 E., 2023/... K. sayılı dosyasında davalı ... ....Ş. yönünden yargılama yapıldığı gerekçesiyle; HMK 114/1-i ve HMK 115. maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... 10. Tüketici Mahkemesinin 2022/84 E., 2023/... K. sayılı dosyasında davalı ... ....Ş. yönünden aynı hukuki sebebe dayalı açılan davada yapılan yargılamada, Mahkemece ara karar ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan seçimlik haklarından hangisini kullandığı yönünde talebini netleştirmesi için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekili tarafından 17.03.2022 tarihli beyan dilekçesi ile sözleşmeden dönme kapsamında aracın rayiç bedelinin iadesine yönelik seçimlik hakkın kullanıldığı ve Mahkemece dava konusu aracın ithalatçı firmasının ... ....Ş. olduğu ve bu davalıya karşı husumet yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, davacının ... 10. Tüketici Mahkemesinin 2022/84 E., 2023/... K. sayılı dosyasında sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkını kullandığı ve bu talebi yönünden Mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hukuken seçimlik hakların yalnızca muhatabına karşı ileri sürülmekle kullanılmış olacağını, yenilik doğuran haklardan dönme talebinin yalnızca satıcıya karşı ileri sürülebilir bir talep olduğunu, somut olayda doğru muhataba karşı ileri sürülmüş bir seçimlik hak kullanımının mevcut olmadığını, ilk davada yanlış muhataba yöneltilmiş bir talep olduğundan seçimlik hakların kullanılmadığını, derdestlik gerekçesinin bu nedenle yerinde olmadığını, yenilik doğuran hakların yalnızca doğru muhataba kullanılmakla tüketilebileceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
1.6502 sayılı Kanunun 11. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; "(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici,
a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler çerçevesinde malın ayıplı olması halinde ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değişimi talebi halinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Satıcı haricinde üretici ve ithalatçının sorumluluğu iki seçimlik hak yönünden sınırlandırılmıştır.
6502 sayılı Kanunun 11. maddesinde tüketiciye tanınan seçimlik haklar yenilik doğurucu hak niteliğindedir. Yenilik doğuran haklar; hak sahibinin hakkı tek taraflı hukuki işlem ile kullanması sonucunda mevcut bir hukuki ilişkiden farklı olarak yeni bir hukuki ilişki kuran veya mevcut hukuki ilişkiyi değiştiren ya da bu hukuki ilişkiyi ortadan kaldıran haklardır. Bu haklar dava yolu ile ya da tek taraflı hukuki işlem ile kullanılırlar ve hak sahibinin tek taraflı irade açıklaması hukuki sonuç doğurmak için yeterlidir. Hak kullanılıp sonuç meydana geldikten sonra hak sahibi hukuki işlemden geri dönemez. Ayrıca bu haklar kullanılmakla da tükenirler.
2.Dava dosyasının incelenmesinde; davacının dava konusu aracını ... .......den satın aldığı, davalı ... .......nin ithalatçı firma olduğu, davacının ... 10. Tüketici Mahkemesinin 2022/84 E., 2023/296 K. sayılı dosyası ile davalı ... .......den ayıplı araç nedeniyle sözleşmeden dönme ve aracın rayiç bedelinin tahsilini talep ettiği, Mahkemenin 08.06.2023 tarihli kararıyla; davalı ... ....Ş. dava konusu aracın ithalatçı firması olduğundan 6502 sayılı Kanun gereği sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davacı işbu dava dosyasıyla, davalı ... ....Ş. ve ... .......ye dava açmışsa da, Mahkemece davalı ... ....Ş. bakımından tefrik kararı verilerek işbu dosyadaki esasın alındığı ve Mahkemece; davacının aynı konuya ilişkin daha önce görülmüş ve kesinleşmiş bir dosyasının mevcut olduğu gerekçesiyle; davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, muhatabına vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Yenilik doğuran hakların kullanılmış sayılabilmesi için hakkın geçerli bir şekilde kullanılmış olması gerekir. Davacı ... 10. Tüketici Mahkemesinin 2022/84 E., 2023/296 K. sayılı dosyası ile davalı ithalatçı şirkete karşı ayıp nedeniyle 6502 sayılı Kanuna göre sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinde bulunmuş ise de, tüketicinin ithalatçıya karşı açtığı davada 6502 sayılı Kanunun 11/2 maddesindeki düzenleme gereği sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle 6502 sayılı Kanunun 11. maddesi gereği, davacının muhatabı olmayan ithalatçı şirkete karşı tek taraflı bedel iadesine ilişkin irade açıklamasının hukuki sonuç doğuramayacağı sabittir. Yenilik doğuran hakların, yöneltilmesi gereken bir irade beyanı ile kullanılabileceği, irade beyanı ise muhatabına yöneltilmesi gerektiğinden davacının ... 10. Tüketici Mahkemesinin 2022/84 E., 2023/296 K. sayılı dosyası ile yenilik doğurucu hakkını kullanarak tükettiği söylenemeyecektir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, davalı şirket ithalatçı firma olduğundan davalının sorumluluğunun 6502 sayılı Kanunun 11/2 maddesi gereğince iki seçimlik hak (onarım ve misli ile değişim) yönünden olduğu, davacının talebinin de misli ile değişim olduğu gözetilerek, tefrik edilen işbu dosyanın, karara çıkmamış ise ... ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2024/102 E. sayılı dosyası ile yeniden birleştirilerek dosyanın esasına girilmesi, şayet bu dosya karara çıkmış ise davacının talebi değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.