MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/3 E., 2025/... K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 29.04.2010 tarihli yazılı adi ortaklık sözleşmesi gereğince müvekkili ile davalılardan ... arasında adi ortaklık kurulduğunu, sözleşme gereğince ortaya konulan sermaye ile inşaat yapılacağının ve satın alınmış dükkanlarla imal edilecek inşaatların satışından elde edilecek kârın, müvekkili ile davalı ... arasında %45'erlik oranlarda paylaşılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin maliyeti 100.000 USD değerindeki pırlantayı sermaye olarak koyduğunu, bu pırlantaların satılması sonucunda 241.621 USD'nin ortaklığa sermaye girişi olarak konulduğunu, davalı ortak ...'un ise nakit olarak sermaye koyma borcunu üstlendiğini, ortaklık konusu inşaatta devri gereken daire olarak sadece 6 numaralı bağımsız bölümün kaldığını, bu dairenin müvekkili adına tescil edilmesi gerektiğini, ancak davalının tescili yaptırmadığı gibi üçüncü kişilere satma konusunda girişimlerde bulunduğunu belirterek, dava konusu (6) nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davalılar arasında arsa karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalı ...'in sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediğini, bu nedenle de dava konusu taşınmazın tapusunun davalı ...'e verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; davacının, dava dışı 3. kişiler ile birlikte hareket ederek müvekkili olan davalıyı kandırdıklarını, ortaklık sözleşmesinin kağıt üzerinde kaldığını, davalının zarar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.10.2014 tarihli kararıyla; davanın davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği yönünden, davalı ... yönünden ise, ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 15.09.2015 tarihli ilamla; 29.4.2010 tarihli ortaklık sözleşmesinin incelenmesinden, her ne kadar ortak olarak davacı ile davalı ... gösterilmiş ve bu kişiler ortak sıfatı ile sözleşmeyi imzalamışlar ise de, sözleşmede ortakların kâr payları belirlenirken, davacı ve davalı ... dışında, ... isimli kişiye de %10 oranında kâr payı verildiği, Mahkemece, öncelikle dava dışı ...'ın, adi ortaklıkta ortak sıfatının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, dava dışı ...'ın ortaklık durumuna göre 29.4.2010 tarihli ortaklık sözleşmesindeki tasfiye usulüne göre uyuşmazlığın karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça dava dışı ...'ın ortaklıktaki %10 payını davacıya devrettiğine dair 02.01.2016 tarihli devir ve temlik sözleşmesi ibraz edildiğinden, bu kişinin davaya dahil edilmediği, adi ortaklığın tasfiyesi için ortaklığa ait taşınmazlar yönünden mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporları alındığı, davalılar arasındaki ... Mahallesi 2 76... parsele yönelik imzalanan inşaat sözleşmesinin yerine getirilmediği ve inşaatın tamamlanmadığı, ayrıca bu inşaat için davalı ...'e gerekli ödemenin yapılmadığı, bu haliyle dava konusu taşınmazın ortaklığa geçmesi yönünde tapu iptal ve tescil şartlarının oluşmadığı, davalıların davacıyı ortaklıkta zarara uğratmak için hareket ettiğine dair ispatın sağlanamadığı, davacının ortaklığın feshi halinde alacak payı talebine ilişkin miktar belirtmediği ve ıslahının da bulunmadığı, talebinin tapu iptal ve tescil olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalılar arasındaki inşaat sözleşmesinin yerine getirilmemesi nedeniyle inşaatın tamamlanmadığını, ayrıca bu inşaat için davalı ...'e gerekli ödemenin yapılmadığının kabulü ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin talep edildiğini, tasfiye ilişkin hesaplamaların eksik ve hatalı yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
1.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı asil tarafından dosyaya sunulan 25.02.2025 tarihli dilekçe ile "Ortaklığın feshi ile birlikte öncelikli talebim 6 No'lu dairenin tapusunun adıma tescil edilmesini, bu mümkün değil ise mahkeme karar anındaki güncel piyasa satış değerinin bedelinin ve haberim olmadan yapılan satışlardan almam gereken tazminat bedelinin tarafıma ödenmesini arz ve talep ederim." şeklinde talepte bulunduğu, 25.02.2025 tarihli celsede davacı asilin önceki beyanları tekrar ile davanın kabulüne karar verilmesini, ayrıca ortaklığın feshi ile birlikte öncelikle talebinin 6 nolu dairenin adına tescilini talep ettiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 26. maddesi uyarınca, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı tarafça usulüne uygun şekilde ileri sürülen terditli talepler hakkında Mahkemece olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılması, taleplerin karşılanıp karşılanamayacağına dair bilirkişi incelemesi ve hukuki denetim gerçekleştirilmesi zorunludur.
Bu durumda Mahkemece; davacının 25.02.2025 tarihli talebi değerlendirilerek, gerekirse harç tamamlanmak suretiyle davaya devam edilmesi ve tasfiye raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının ortaklığın feshi halinde alacak payı talebine ilişkin miktar belirtmediği ve ıslahının da bulunmadığı gerekçesiyle, tapu iptal ve tescil talebinin reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Mahkeme kararının HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.