MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/1260 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/60 E., 2023/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; borcu olmadığı halde müvekkili aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak paranın müvekkilinin davalıya daha önce verdiği borç paranın müvekkiline iade edilmesinden ibaret olduğunu, davalının müvekkilinden aldığı 85.000 Euro, müvekkilinin davalı için harcadığı paralara istinaden 10.000 Euro ve daha fazla parayı da kendi rızası ile müvekkilinin hesabına yolladığını ileri sürerek; müvekkilinin söz konusu icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, icra talimat dosyasından müvekkiline ait aracın 3. bir kişiye 10.000,00 TL'ye ihale edilmesi sebebiyle 10.000,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ve arkadaşının müvekkilini ...'de ev satın alması hususunda ikna ettiklerini, kendilerine ait olduğunu söyledikleri bir daireyi satmak hususunda anlaştıklarını, akabinde müvekkilinin davacıya ve arkadaşına icra takiplerine konu bedellerin bir kısmını Türkiye'de bulunduğu esnada elden verdiğini ve bir kısmını da yurtdışından banka havalesi ile gönderdiğini, müvekkilinin tapu işlemlerini yapmak istediğinde davacı ve arkadaşının evin tapusunu vermediklerini, haklarında ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/2 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını savunarak; davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacı tarafından dava konusu icra takibine dayanak alacağa ilişkin, davacı tarafından davalı tarafa verilen meblağın ve davalı için yapılan harcamaların iadesinden ibaret olduğu belirtilmekle vasıflı ikrarda bulunduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/... E., 2019/678 K sayılı dosyasından dava konusuna dayanak icra takibinin kaynağı olan alacağa yönelik davacının eylemlerine ilişkin güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/... E., 2023/2504 K sayılı ilamı ile davacı ve diğer dava dışı sanığın eyleminin basit dolandırıcılık kapsamında kaldığından bahisle bozulmasına karar verildiği, ceza mahkemesince kusur ve zarar miktarına yönelik verilen karar hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değilse de maddi olaya ilişkin saptanan olgular yönünden bağlayıcı olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/25025 E., 2023/2504 K. ilamıyla davacının üzerine atılı suçun mahkemece verilen güveni kötüye kullanma değil dolandırıcılık suçu olduğundan bahisle ceza mahkemesi kararının bozulduğu, bu kapsamda mahkemece maddi vakıa olarak davalının eylemlerinin tespitinin yapıldığının kabulü gerekeceği, bu tespitin her ne kadar düşme kararı verilse de kuvvetli delil niteliğinde bulunduğu, davacının bu delilin aksini ispat edecek nitelikte delilin dosyada olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın isabetli olduğu, davacının istinaf dilekçesinde mükerrer icra takibi iddiasında bulunulmuş ise de takip dayanağı alacakların birbirinden farklı olduğu, ortada mükerrer bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; mahkemenin, davacının düşme kararı ile sonuçlanan ceza davasındaki savunmalarının vasıflı ikrar olarak kabul etmesinin yerinde olmadığını, ceza mahkemelerinde yapılan yargılamanın hukuk mahkemesini bağlamayacağını, ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının belgesiz ve dayanaksız takip başlattığını, aynı alacak için mükerrer takip yaptığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davalı-alacaklı tarafından dava ve takibe konu paranın davacıya verildiğinin ispat edilmesi karşılığında davacının davalı tarafından verilen paraların borç ödemesine ilişkin olduğuna dair savunmalarını yasal delillerle ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.