MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1085 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/... E., 2024/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ... Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında kalan ... Köyü 2 98... nolu bölmede 08.11.2016 tarihinde orman yangını meydana geldiğini, davalı şirkete ait demir elektrik direklerinin bakımsızlıktan esen rüzgarın gücüne dayanamayıp toprakla kesiştiği noktadan kırılarak orman yangınına sebep olduğunun tespit edildiğini, yangın neticesinde 610.450,48 TL’lik zarar hesaplaması yapıldığını, Kuruma ait zararın giderilemediğini belirterek, 610.450,48 TL’lik zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yetkili Mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, olayın olduğu bölgedeki enerji nakil hatlarının arıza onarım ve bakım işlerinin .... Tic. Ltd. Şti. (...) tarafından yerine getirildiğinden müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinin iki yılda zamanaşımına uğrayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yangın ... yargı çevresi sınırları içinde meydana geldiğinden davalı vekilinin yetki itirazının reddi gerektiğini, olayın bir suç kapsamında soruşturulması nedeniyle uzatılmış ceza zamanaşımına tabii olduğu, bu itibarla zamanaşımı süresinin hala dolmadığı, davalının gerçekleşen zarardan tehlike sorumluluğu ilkesi gereği kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak, başka bir deyişle nedensellik (illiyet) bağını kesecek bir başka neden olmadığı, davalıya ait enerji nakil hatlarının Yönetmelikte öngörülen periyodik bakım ve onarımlarının yapılmadığı, şirkete ait elektrik direğinin devrilmesi ve enerji nakil hattından kopan iletkenin yere temas ederek kuru ot, çalı vb. tutuşturması ile yangının başladığı, yangının meydana gelmesinde davalının tehlike sorumluluğunun bulunması ve illiyet bağını kesecek kurtuluş kanıtını getirememesi nedeniyle sorumlu bulunduğu, olay tarihindeki meteorolojik durumun devrilen elektrik direğinden saçılan kıvılcımların ormana yayılmasını artırdığı anlaşılmakla %20 oranında hakkaniyet indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu ile hesaplanan 540.111,80TL zarardan %20 hakkaniyet indirimi yapılarak belirlenen 432.089,44 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 178.361,04 TL'lik kısmın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; Kurumlarınca alınan raporda yanan alanın 20.0 Ha olarak belirlenmişken Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu alanın 17.628850 Ha olarak yanlış hesaplandığını, alınan teknik bilirkişi raporunda elektrik hattının yaklaşık 30 yıllık olduğunun ve ömrünü neredeyse tamamladığının tespit edildiğini, dolayısıyla davalı şirketin müvekkilinin zarara uğramasındaki kusurunun büyüklüğü karşısında Mahkemece %20'lik hakkaniyet indirimi yapılmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; dava konusu zararın meydana geldiği bölgede elektrik dağıtım tesislerinin arıza onarım ve bakım işlerinin bütünüyle ihale sonucunda anahtar teslim şekilde ihbar olunan... Ticaret Ltd. Şti.ye devredildiğini, ihbar olunan bu şirketin müvekkili şirkete şebekedeki eksiklikler ile ilgili bildirimde bulunmadığını, ihbar olunan şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, hesaplamaların somut dayanağı olmadığı gibi zarar hesabının fahiş ve çelişkili olduğunu, Mahkeme tarafından zamanışımı def'inin değerlendirilmediğini, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, orman yangını nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, özellikle dava konusu 15.07.2013 tarihli orman yangına ilişkin alınan bilirkişi heyeti raporlarına, yangının davalı şirketin işletme, bakım ve onarımından sorumlu olduğu elektrik hattından çıktığının tespit edilmesine, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmasına, alınan bilirkişi raporlarında yangın nedeniyle zarar gören alanın 176288,50 m² belirlenmesine, zamanaşımı ve yetki konusunda İlk Derece Mahkemesince değerlendirme yapılarak karar verilmesine, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Tazminat hukukunun bir ilkesi olarak, sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin mal varlığında oluşan eksilmeyi gidermekle yükümlüdür.
Orman İdaresinin; ormanlık alanlarda veya bu alanlara sıçrama olasılığına karşı özel mülkiyete konu taşınmazlarda çıkan yangınların söndürülmesi nedeniyle yapmış olduğu; iaşe giderleri, yangında çalışan işçilere (toplu iş sözleşmesi vb. nedenlerle) ödediği tazminatlar, yangın yerine ulaşım için kullandığı araçlar ile yangını söndürmede kullandığı arazöz, dozer gibi yaptığı giderlerin; gerek haksız fiilin meydana gelmesi, gerekse bu haksız fiilden kaynaklanan zararın daha da büyümemesi için yapılmış olduğu gözetildiğinde, orman idaresinin yapmış olduğu işbu giderlerin tamamını gerçek zarar ilkesi kapsamında haksız fiilin sorumlularından isteyebileceği, diğer bir anlatımla; bu giderlerin, genel idare giderleri olarak kabul edilemeyeceği hususu Hukuk Genel Kurulu ve Dairemiz ilamları ile kabul edilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2022/3-722 E., 2023/294 K. sayılı ilamı, Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2022/2114 E., 2022/4235 K. sayılı ilamı ile 16.12.2024 tarihli ve 2024/490 E., 2024/4357 K. sayılı ilamı
).
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava, orman yangınına neden olunması sonucunda yangına müdahale nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı Kurum dosya kapsamı itibariyle davalı şirketin kusuru ile meydana gelen yangına müdahale etmiş; yapılan masraflarının tazminini istemiştir.
Davaya konu edilen yangın nedeniyle davacı Kurumun yapmış olduğu bu giderlerin tümünü hakkaniyet indirimi yapılmadan gerçek zarar ilkesi uyarınca isteyebileceği, davalının sorumluluğunun 6098 sayılı Kanunu'nun ‘’Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme‘’ kenar başlıklı 71. maddesine dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davacı Kurumun yapmış olduğu bu giderlerin tümünü gerçek zarar ilkesi uyarınca, yangının çıkmasında tam kusurlu olan davalıdan hakkaniyet indirimi yapılmadan isteyebileceği nazara alınarak, yanılgılı değerlendirme ile hakkaniyet indirimi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.