MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1033 E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2024/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2011 yılında davalıdan haricen satın almış olduğu arsa üzerine ev yaptığını, o tarihten beri dava konusu yerde oturduğunu, davalının tapu devrini daha sonra yapacağını beyan ederek uzun bir süre müvekkilini oyaladığını, sonrasında 24.11.2016 tarihinde satış işleminin tutanak altına alındığını ve aynı tarihte satış işlemleri için vekaletname tanzim ederek tapu devir işlemleri yapılmak istendiğini, ancak Kaymakamlığın olumsuz görüş bildirmesi üzerine Tapu Müdürlüğünün satış işlemini gerçekleştiremediğini, bu sırada davalının davaya konu taşınmazı 3. şahsa sattığını öğrendiğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalının aldığı bedeli geri iade etmekle mükellef olduğunu beyan ederek; şimdilik 50.000,00 TL bedelin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 183.420,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın 800 m²'sinin kendine, dilekçe ekinde sunulu 15.08.2017 tarihli sözleşmede belirtilen 100 m²'nin davacıya ait olduğunu, kendi payına düşen 800 m²'yi bedeli karşılığında 3. şahsa sattığını, dava konusu yerin tapusu müvekkili üzerine gözükse de aslında kardeşinin olduğunu, satış yaparken kendisine ait olan 800 m²'nin parasını alıp, davacıya ait olan 100 m²'nin bedelini almadığını savunarak. davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ''Tutanaktır'' başlıklı 24.11.2016 tarihli belgeye göre, ... İli, ... Mahallesi, 27 87... parsel sayılı taşınmazın ½'sinin davacıya devrinin kararlaştırıldığı, bedelin tamamen ve nakden alındığının yazıldığı, ancak satış bedelinin belirtilmediği, dava konusu taşınmaz davalı adına kayıtlıyken 21.07.2017 tarihinde dava dışı 3. şahsa satıldığı, harici satış sözleşmesinde satış bedeli belirtilmediğinden, mahallinde keşif yapılarak davacı tarafından haricen satın alınan taşınmaz hissesinin (ilk yapılan keşifte davacının beyanında 2007 yılında taşınmazın 120 m² olarak satın aldığını ve daha sonra tek katlı ev yaptığını belirttiği gözetilerek) 120 m²'ik kısmının zemin değerinin sözleşme tarihi olan 24.11.2016 tarihi itibarıyla piyasa rayiç bedelinin belirlenmediği, sözleşme tarihi itibari ile taşınmazın piyasa rayiç bedeli tespit edildikten sonra, bu bedelin ifanın imkânsız hale geldiği 21.07.2017 tarihi itibari ile ulaşacağı bedelin; çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, TÜFE, ÜFE, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle tespiti yoluna gidildiği, buna göre taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmenin şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmenin varlığı halinde tarafların kural olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde aldıklarını iade ile yükümlü oldukları, ihtilafa konu taşınmazın 120 m²'lik kısmının sözleşme tarihi itibari ile piyasa rayiç bedelinin tespit edildiği, bu bedelin ifanın imkânsız hale geldiği 21.07.2017 tarihi itibari ile ulaşacağı bedelin; çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, TÜFE, ÜFE, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle 39.475,20 TL olarak tespit edildiği, tespit edilen bu miktar üzerinden davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 39.475,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 120 m²'lik kısmının zemin bedelinin harici satış tarihindeki değerinin ve üzerindeki muhdesatın da dava tarihi itibarıyla değerinin saptandığı, bu iki bedelin toplamına 89.538,00 TL (53.298,00 TL + 36.240,00 TL) hükmedilmesi gerektiği, dava öncesi davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davanın kısmen kabulü ile 89.538,00 TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; sebepsiz zenginleşen kişinin müvekkilinin kardeşi olan ... olduğunu, müvekkilinin davacı ile hiçbir bağının ve alışverişinin bulunmadığını, 01.10.2021 tarihli keşif tutanağında davacı asilin bizzat taşınmaz bedelini dava dışı kendisine verdiğini açıkça kabul ettiğini, müvekkilinin kardeşinin taşınmazda bulunan gayri resmi hissesinin davacıya satıldığı hususunu kabul ettiğini, asla davacıdan herhangi bir bedel almadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 3. kişiye devir yapılırken davacının hakkının korunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili; faize ilişkin temerrüt gerçekleşmediğinden bahisle red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 21.07.2017 tarihli ilk davanın açıldığı 03.03.2021 tarihi ile arasındaki 4 yıllık zararının hesaplanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin ve taşınmaz üzerinde yapılan binanın yapım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davacı tarafça davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamamasına, satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı hususunun 24.11.2016 tarihli belgede yazılarak taraflarca imza altına alındığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.