MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2025/176 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- karşı davalılar vekili; uzun yıllardır tarım işletmeciliği yaparak ürettikleri ürünleri sebze meyve halinde komisyonculuk yapan davalılar aracılığıyla sattıklarını, ekonomik sıkıntı nedeniyle, işletme sermayesi olarak davalılardan aldıkları borçlara karşılık teminat amacıyla 946, 9 47... parsel sayılı taşınmazlarını davalılara devrettiklerini, devirden sonra davalılara yüklü miktarda ürün teslim edip bedellerini almadıklarını böylelikle bütün borçlarını ödediklerini ancak davalıların taşınmazları geri vermekten kaçındığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa taşınmazların rayiç değerlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bu da mümkün olmazsa davalılara teslim edip bedellerini alamadıkları ürünlerin rayiç değerlerinin en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, karşı davanın reddini savunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacılar vekili; taşınmazları davacılardan satın aldıklarını, inançlı işlem iddiasının doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlar, karşı davada ise, maliki oldukları taşınmazları aralarında kira akdi olmaksızın davalıların kullandıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemişler, tam ıslahla satın aldıkları taşınmazlardan davalıları birtürlü çıkaramadıklarını ve fuzuli işgalin devam etmesi nedeniyle yıprandıklarını, ileri sürerek her bir davacı için 1.000,00'er TL olmak üzere 2.000,00 TL manevi tazminatın işgal tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, bilahare davalarından feragat etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.01.2018 tarihli kararıyla; davacıların inançlı işlem iddialarını yazılı delille kanıtlayamadıkları, yemin deliline de dayanmadıkları gerekçesiyle davanın reddine, karşı davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafın istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli kararıyla; inançlı işlem iddiasının ispatlanamadığı, tahsili istenen ürün bedelleri yönünden davacıların borçlarına karşılık davalılara ürün verdiklerine dair delil ibraz etmedikleri gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 23.02.2021 tarihli ilamla; davacı taraf süresinde sunduğu 03.01.2016 tarihli delil listesinde davalının ticari defter ve kayıtlarına dayandığını belirtip, ürün teslim fişlerini ... Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettiğini bildirdiğine göre, soruşturma dosyasında olduğu belirtilen ürün teslim fişlerinin ve uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak davalının ticari defter ve kayıtlarının getirtilmesi lüzumu halinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile ürün bedeli alacağı yönünden de davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından ürün tesliminin kanıtlandığı, davalı tarafından da bedelin ödendiğinin kanıtlanması gerektiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, herhangi bir kayıt olmadığını beyan ettiği, bilirkişi raporu doğrultusunda tediye makbuzlarının toplamı 603.688,00 TL'nin davacılara ödendiği, satış fişlerinde yazılı olan toplam 957.086,13 TL'lik satım yapıldığı, aradaki fark üzerinden sadece davalı ...'tan alınmasına karar verildiği, dava dışı ... ve ... olarak yazılı satış fişlerinin davacılarla aralarındaki bağlantının tespit edilemediği, diğer davalı yönünden de ürün teslimi konusunda davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı-karşı davacıların davasından feragat ettiği ve Yargıtay ilamı ile bu durum kesinleştiğinden davalı-karşı davacıların davasının reddine, davacı-karşı davalıların tapu iptal tescil taleplerinin reddine, davacı-karşı davalıların bedel talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile 353.398,13 TL ürün bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz oranıyla birlikte davalı ...'dan tahsiline, bedel yönünden diğer davalı ... yönünden de davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar-karşı davalılar vekili; tapu iptal ve tescil talebinin reddinin hatalı olduğunu, devirlerin teminat olarak yapıldığını, ödeme yapıldığına ilişkin iddianın somut delile dayanmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı ve mükerrer olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı-karşı davacılar vekili; bilirkişi raporları ile davacıların alacağı bulunmadığının tespit edildiğini, tediye makbuzları üzerindeki imzaların müvekkili Aslan'a ait olmadığının belirlendiğini, Mahkemece bilirkişi raporları dikkate alınmadan karar verildiğini, davacının bedele yönelik iddialarını ispata elverişli yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belgeyi dosyaya sunamadıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tazminat ve ürün bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
1.İlk Derece Mahkemesince; uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına, bozmaya uymakla kesinleşen ve usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tahsil edilmesi gereken ürün bedelinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacılar vekilinin tüm, davacı-karşı davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) 13/1 maddesinde; bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ikinci fıkrasında; ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu gözetilerek, davalı-karşı davacılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife esas alınarak reddedilen miktarı geçmeyecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hatalı hesaplama ile vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı-karşı davacılar vekilinin tüm, davacı-karşı davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı-karşı davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (4) D bendi hükümden çıkartılarak yerine ''D- Davalı-karşı davacılar kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 111.579,22 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı-karşı davacılara verilmesine'' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.