MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1249 E., 2024/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2023/612 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin karı-koca olduğunu, ... İli, ... İlçesindeki 15 numaralı müşterek konutlarında kiracı olarak ikamet etmekteyken, aynı binada davalılardan ...'in tapu maliki, ...'ın ise kiracı olduğu 16 numaralı komşu dairede 18.03.2022 tarihinde yangın çıktığını, 16 numaralı daireden sirayet eden yangın sebebiyle müvekkillerinin ikametindeki 15 numaralı dairede maddi hasar meydana geldiğini, ayrıca muhtelif birçok eşyanın zayi olduğunu, 18.03.2022 tarihli İtfaiye Olay Raporunda; "16 sayılı dublex dairenin çatı katında yanar vaziyetteki şöminenin, çatı aralarından geçen metal bacasının aşırı ısınarak etrafında bulunan ahşap tavan tahtalarını kızıştırması ile yangının başladığı ve gelişerek tavanın tamamına 15, 16 sayılı daire dahiline sirayet ettiği kanaati hasıl olmuştur." denildiğini, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin mahsubu ile müvekkillerinin bakiye zararlarının tahsilinin gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, şimdilik 165.000,00 TL maddi tazminat ve her bir müvekkili için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; müvekkilinin söz konusu mecurda kiracı olduğunu, yangının şöminedeki imalat ve yapım hatalarından kaynaklı çıktığını, meydana gelen zarardan diğer davalı taşınmaz malikinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; dairede kombi bulunduğunu ve ısıtmanın doğal gaz yoluyla yapıldığını, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten önce şömine ve baca temizliğinin müvekkili tarafından yaptırılarak gayrimenkulün kiracıya teslim edildiğini, ...'da 18.03.2023 tarihinde kuvvetli bir kar yağışı ve lodos olduğunu, yangının kiracının yanlış kullanımı ile meydana geldiğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in dairesindeki şöminenin kurulumunda birden çok eksik olması nedeniyle asli, davalı ...'ın ise kullanım kusuru nedeniyle tali kusurlu olduğu, davalı ...'in asli kusuruna isabet eden oranın %75, davalı ...'ın tali kusuruna isabet eden oranın ise %25 olarak değerlendirildiği, bilirkişi heyetince hasar tarihi itibarı ile tahmini hasar tutarının belirlendiği, kül halinde davacının toplam zararının 146.232,00 TL olabileceği sonucuna varıldığı, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde davacılardan ...'e poliçe limiti sınırı olan 48.575,34 TL hasar ödemesi yapıldığı, bu halde davacıların bakiye zararının 97.656,66 TL olabileceğinin mütalaa edildiği, bilirkişi raporu yeterli, gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı, ilk bilirkişi raporunda tespit edilen eksiklikler ikinci bilirkişi raporunda giderildiğinden ve ikinci bilirkişi raporunda ilk bilirkişi raporunda yapılan bir kısım tespitlerden gerekçeli olarak rücu edildiğinden raporlar arasında çelişki bulunmadığı, yeniden rapor aldırılmasına gerek olmadığı, zararın doğmasında illiyet bağının kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmediği, davalı yapı maliki ...'in zararın tamamından kusursuz sorumlu olduğu, haksız fiil sorumlusu davalı ...'ın ise kusuru oranında sorumluluğu olduğu, manevi tazminat koşullarının bulunduğu gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 97.656,66 TL maddi tazminatın (davalı ... yönünden 24.414,16 TL ile sınırlı olmak üzere) olay tarihi olan 18.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... yönünden 2.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... yönünden 2.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 18.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bina malikinin kusursuz sorumlu olduğunun açık olduğu, bilirkişi kurulunun kusur değerlendirmesinin somut olay yönünden dosya kapsamına ve olayın özelliğine uygun olduğu, bilirkişi raporunun kusur ve hesaplama yönünden esas alınmasında isabetsizlik görülmediği, manevi tazminat miktarlarının makul seviyede olduğu, davalıların ayrık kusur oranları belirlenmekle, kusur oranlarında sorumluluklarının hükümde belirtilmesinde de aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlar, davalılardan ... yönünden, gönderilen muhtıranın tebliğine müteakip verilen kesin süre içerisinde gerekli harç ve masrafların yatırılmaması sebebiyle hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına ve temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; davalıların müvekkillerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, hükümde davalıların kusurları oranında sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, Mahkemece birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporu alındığını, yangın hasar ekspertiz raporunda toplam hasar miktarının 347.103,00 TL olduğunun belirtildiği, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, sadece ikinci rapora dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili; kusur oranlarının dağılımına ilişkin itiraz ve açıklamaları nazara alınmadan dosyanın karara çıkarıldığını, müvekkilinin beyan ettiği tadilatın herhangi bir proje değişikliğini içermediğini, yalnızca dairenin diğer bakımları ile birlikte şöminesinin de rutin bakımlarının yapılmasını ve temizlenmesini kapsadığını, davacıların soyut iddiaları dışında herhangi bir somut delilin bulunmadığını, Mahkemece proje aykırılığı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, şöminenin düzenli olarak diğer davalı kiracı tarafından kullanıldığını, yıllardır herhangi bir problem olmaksızın çalışan şöminenin, diğer davalı kiracının şömineyi yaktıktan sonraki ihmalkarlığı ve dikkatsizliği sonucu yangına neden olduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca davacı tarafın soyut beyanları nazara alınarak zarar tespiti yapıldığını, illiyet bağı kesildiğinden müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, yangın nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle yangının davalıların kiracı ve maliki olduğu bağımsız bölümdeki şöminenin yapım bozukluğu ve gözetimsiz bırakılmasından kaynaklı olarak çıkmasına, kusur, zarar ve tazminata ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına göre, davacılar vekili ve davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.