MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/193 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davacı vekilinin duruşma isteminin ise miktar itibariyle reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 01.12.2020 tarihinde kira sözleşmesi ve yine bu sözleşmeye ek 22.11.2021 tarihli kira sözleşmesi ile 11.725,37m² alanlı fabrika ile müştemilatı ve arsası olarak taşınmazın davalıya kiralandığını, kira sözleşmesinin (5.) maddesinde; "Kiracı kiralananda yapacağı her türlü ilaveden kiralanan yapıya veya üçüncü kişilere zarar verecek her türlü işlemden kiraya verene karşı bizzat sorumludur." ibaresinin yer aldığını, ayrıca aynı sözleşmenin (7.) maddesinde; "Kiracı; iş yeri, ofis alanı, depolama sahası gibi ticari her türlü iş ve işlemlere uygun meşru ticari faaliyetler için yasal düzenlemelere aykırı olmayacak şekilde kullanılacak olan taşınmaz alanların ve içerisinde yer alacak her türlü taşınır ve taşınmaz emtianın, kira sözleşmesinde belirlenen ve kira ilişkisi devam ettiği müddetçe sigortalanacağını, kullanımdan kaynaklanan her tür bakım onarımlarının da gecikmeksizin yapılacağını, kendisi ve kiraya verenin zarar görmemesi adına her türlü koruma tedbirlerini alacağını kabul ve taahhüt eder." ibaresinin yer aldığını, davalı şirketin yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde belirlenen alanın dışına çıkılarak 200 m² kaçak yapı tesis etmek suretiyle ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, Belediye tarafından, idari para cezası ve taşınmazın ruhsata uygun hale getirilmesi için bir aylık süre verildiğinin, aksi takdirde yıkım kararı verileceğinin bildirildiğini hususlarının belirtildiğini, davalı şirketin ... kararında mühürlenmek suretiyle durdurulmasına karar verilen taşınmazda faaliyetlerine devam ettiğini ve verilen 1 aylık süre içerisinde bildirilen hukuka aykırılıkları gidererek taşınmazın ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, akabinde encümen tarafından, yasal süre içinde yapı imara uygun hale getirilmediğinden söz konusu inşaatın yıkımına karar verildiğini, davalının kira sözleşmesinin (5.) ve (7.) maddelerini ihlal ettiğini, 29.11.2023 tarihli ihtarname ile 30 gün içinde sözleşmeye aykırılıkların giderilmesinin ihtaren bildirildiğini, davalı tarafın işbu ihtara rağmen hukuka aykırılıkları gidermek adına herhangi bir eylemde bulunmadığını ve sözleşmeye aykırılıkların giderilmediğini ileri sürerek; kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışı olmadığını, 22.12.2021 tarihli ek sözleşmenin (4.) maddesine göre tahliye talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye göre her türlü ilave ve dekorasyon yapma hakkına sahip bulunduğunu, davacının sözleşmeye aykırı olduğunu iddia ettiği yapının varlığından uzun zamandır haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fiilen kullanılmakta olan ve Belediyece kaçak yapıldığı tespit edilen 200 m² lik çelik konstrüksiyon yemekhane binasının, halen yerinde olduğunun tespit edildiği, ihtarnameyle bildirilmesine rağmen 30 gün içinde davalı kiracı tarafından aykırılığın giderilmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının kiralananın tahliyesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı tarafından kiralanan alanda sonradan ilave olarak yemekhane olarak kullanılan yaklaşık 200 m² inşaat alanlı çelik konstrüksiyon yapının yapılarak kullanıldığı, encümen kararı ile dava konusu edilen 200 m² inşaat alanlı çelik konstrüksiyon yapının imara uygun olmadığından yıkımına karar verildiği, davacı tarafça 29.11.2023 tarihli ihtarnameyle sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunda 30 gün süre verildiği, davalı tarafça 30 gün içinde aykırılığın giderilmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesi gereğince akde aykırılık sebebiyle tahliye şartlarının oluştuğu, davalının 22.12.2021 tarihli ek sözleşmenin (4.) maddesi ile 01.12.2020 tarihli kira sözleşmesinin (5.) maddesinin tadil edildiğini beyan ederek "kiralanan yerde yapılacak ilave, tadilat, kapalı alan ve inşaatın kiralanan yerin tahliyesine sebep teşkil etmediğini kabul, beyan ve taahhüt eder..." şeklindeki anlaşma sebebiyle tahliye şartlarının oluşmadığı savunulmuş ise de, ek protokolün aynı maddesinin başlangıcında " Kiracı, Kiraya Veren'in yazılı iznini almaksızın Kiralanan Yer'de özellikle Kiralanan Yer'in ana yapısını bozacak herhangi bir tadilat veya değişiklik yapamaz. Kiracı, Kiralanan Yer'in Kira Sözleşmesi tarihinde 7.150 metrekare olan kapalı alanı haricindeki diğer açık alanları, gerekli tüm yasal izinleri alması ve mevzuata uyması halinde kapatma hakkına sahiptir." düzenlemesi mevcut olup, ilave yapıya ilişkin kiraya verenin yazılı izni bulunmadığı gibi kiracının tüm yasal izinleri alması ve mevzuata uyması halinde kapatma hakkı düzenlenmiş iken, yasal izinleri alınmadan ve mevzuata aykırı şekilde ilave yapı yapıldığının anlaşıldığı, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini iddia ettiği yapıdan uzun süredir haberdar olduğunu, uzun yıllar bu konuda herhangi bir talep veya bildirimde bulunmayan davacının sözleşmeye aykırılığın giderilmesini isteminin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ek sözleşmenin (4.) maddesine göre kiraya verenin, bir yaptırıma maruz kalmadığı takdirde kiralanan yerde yapılmış veya yapılacak olan ilave, tadilat, kapalı alan ve inşaatın tahliye sebebi yapılamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.