MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/5 E., 2022/.... K.
Mahkeme kararının davacı ve davalılardan Vakıf ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 24.06.2025 tarihli ilamla Mahkeme kararının onanmasına dair verilen kararın davacı ve davalılardan Vakıf ve ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı Vakıf arasında 01.09.1999 tarihli yap-işlet-devret modeli bir sözleşme düzenlendiğini, sözleşme uyarınca davalı ... ait olan arsa üzerine müvekkili tarafından akaryakıt istasyonu ve lokanta işletmesini yapılarak faaliyete geçirildiğini, 2006-2007 yıllarında ekonomik krizden etkilenen müvekkilinin davalı Vakfın sözleşmenin devrine izin de vermemesi nedeniyle gelen icra ve hacizler nedeniyle işletmesini kapatmak zorunda kaldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince akaryakıt istasyonu ve lokanta işletme hakkını elinde bulundurduğu halde davalı Vakfın, restoran binasını ise 01.01.2011 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...’e, akaryakıt istasyonunu ise 01.02.2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiraya verdiğini, davalı Vakfın kullanım ve tasarruf hakkı müvekkiline ait taşınmazlar için yaptığı kira sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, diğer iki davalının da müvekkilinin sözlemesinden haberdar oldukları halde bilerek bu sözleşmeleri imzaladıklarını ileri sürerek; davalıların dava konusu petrol istasyonu ve lokantaya yapmış oldukları müdahale ve işgalin önlenmesine, belirlenecek ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 27.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davasının tamamen ıslah ederek, Vakfın haksız olarak
petrol istasyonunu ve lokantayı kiraya vermesi nedeniyle müvekkilinin elde etmesi beklenen menfaati elde edemediğini ileri sürerek; davalı Vakıf ile yapılan 01.09.1999 tarihli sözleşmenin feshine, müvekkilinin 1.064.965,73 TL gelir kaybının davalı Vakfından tahsiline, diğer davalılardan ise 3.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Vakıf vekili; davacının sözleşmeye aykırı olarak ruhsat işlemlerini gerçekleştirmeden fazla imalat yaptığını, bu aykırılıkları gidermek ve ruhsat işlemlerini için müvekkilinin masraf yapmak zorunda kaldığını, yaptırılan tespitte, taşınmazın tamamının kullanılmadığının ve terk edilmiş olduğunun belirlendiğini, yine kira bedellerinin yapılan tüm sözlü uyarılara rağmen ödenmediğini, bu sebeple sözleşmenin feshedilerek durumun davacıya 12.11.2010 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, diğer davalılar ile kira sözleşmelerinin davacı ile Vakıf arasında yapılan sözleşmenin feshedildiği 12.11.2010 tarihinden sonra düzenlendiğini, bu dönemde davacının taşınmaz üzerinde kullanma ve yararlanma hakkının sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; müvekkili ile Vakıf arasındaki kira sözleşmesinin, davacının sözleşmesi feshedildikten sonra düzenlendiğini, olup bu dönemde davacının taşınmaz üzerinde kullanma ve yararlanma hakkının sona ermiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.02.2015 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki ilişkinin 15.11.2010 tarihi itibariyle bitmiş olduğu, bu tarihten itibaren davalı Vakfın yeni kira sözleşmeleri yapma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince verilen 03.05.2016 tarihli ilamla; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.1999 başlangıç tarihli ve 19 yıl süreli kira sözleşmesi ile arsa niteliğindeki taşınmazın, davacı kiracı ... tarafından petrol istasyonu ve alışveriş yerleri yapılması karşılığında davalı Vakıf tarafından davacıya kiralandığı, davalı kiraya verenin; 01.09.1999 başlangıç tarihli kira ilişkisinin, taşınmazın davacı kiracı tarafından terkedilmesi ve bakımsız bırakılması nedeniyle 12.11.2010 tarihinde tek yanlı olarak keşide edilen noter ihtarı ile ortadan kalktığını, buna bağlı davacı kiracının taşınmazı kullanma hakkını yitirdiğini savunduğu, ne var ki bahsi geçen fesih ihtarnamesinin davacı kiracıya tebliğ edilmediği, bir kira sözleşmesinin feshinin ya mahkeme kararı ile veya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya da kiralananın yok olması ile mümkün olduğu, davalı kiraya verenin, davacı kiracısı ile düzenlediği kira sözleşmesi usulüne uygun olarak feshedilmediğinden veya kiracının tahliyesi için tahliye davası açılmadığından sözleşmenin tüm hükümleri ile geçerli olup tarafları bağlayacağı, kiraya veren tarafından düzenlenen tek taraflı feshi ihbar ile ve taşınmazın terk edildiğinden bahisle kira sözleşmesinin sona erdirilemeyeceği, bu durumda, davacının kiracılığının devam ettiğine karar verilerek davacının diğer talepleri konusunda delillerin toplanıp bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı vekili fesih bildiriminin sözleşmede belirtilen adrese tebliğe çıkartıldığı, bu haliyle yapılan tebliğin usulüne uygun olduğunu ve kira sözleşmesinin feshedilmiş olduğunu beyan etse de, bozma ilamında da belirtildiği üzere davalı tarafından oluşturulan fesih ihtarnamesi davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olsa dahi tek taraflı fesih ihbarı ile kira sözleşmesinin sona ermeyeceği, kira sözleşmesinin feshine ilişkin mahkeme kararı, tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ya da kiralananın yok olması şartlarından herhangi biri gerçekleşmemiş olduğundan dava tarihi itibari ile kira ilişkisinin devam ettiği, davacı tarafça 1 haftalık süreden sonra ıslah dilekçesi sunulmuş ve ıslah harcı yatırılmış ise de davacı tarafa ıslah için verilen sürede, süreye uymamanın yasal sonuçlarının usulünce hatırlatılmadığı, dolayısıyla verilen sürenin usulüne uygun verilmediği, kaldı ki bir sonraki celse gelmeden ıslah dilekçesinin verilmiş olduğu nazara alındığında davacının ıslahının geçerli olduğu, kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın davalı kiraya verenden talep edilebileceği, diğer davalılar kira sözleşmesinin tarafı olmadıklarından tazminat davası yönünden pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle; davalılardan ... ve İsmail hakkında açılan davanın pasif husumet noktasında reddine, davalı kiraya veren Vakıf yönünden davanın kısmen kabulü ile 147.145,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Vakıftan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan Vakıf ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairece verilen 24.06.2025 tarihli ilamla; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gözetilerek verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, davacının davasını tamamen ıslah ederek kiracılık sıfatının tespiti istemi yerine sözleşmenin feshi nedeniyle gelir kaybı talebinde bulunduğu, davalı kiraya veren Vakıf tarafından kiralanana müdahale edilerek haksız şekilde kira sözleşmesi feshedilmiş olduğundan davacının gelir kaybının tazmininin gerektiği, davacının zararının alınan bilirkişi raporuyla belirlendiği, Mahkemece yapılan usuli işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan Vakıf ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
1. Davacı vekili; bozma ilamına uyulmasına rağmen Mahkemece süresinde ve usulüne uygun şekilde sunulup harcı yatırılan tam ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, davalı Vakıf tarafından kira sözleşmesinin tek taraflı feshedildiğinin kabul edilmesinin bozma ilkesine ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olduğunu, bu hatalı kabul doğrultusunda yapılan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, müvekkilinin sözleşme süresi sonuna kadar elde edebileceği muhtemel kazancının tamamı değerlendirilmeden hüküm kurulması ve bu eksikliklerin temyiz incelemesinde göz ardı edilerek onama kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca kısmi kabul kararına rağmen davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. madde hükmüne aykırı şekilde müvekkili lehine takdir edilen ücreti aşacak biçimde belirlenmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Vakıf ve ... vekili; davacının terk edip gittiği kiralanana ilişkin hak iddiasında bulunamayacağını, davacı ile yapılan kira sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, yıllarca hiçbir faaliyeti olmayan, gelir-gider, bilanço vs. somut ticari belge ibraz etmeyen davacının taleplerinin haksız kazanç elde etmeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu, ecrimisil hesabında ruhsatlı–ruhsatsız alan ayrımı yapılmaksızın ve davacının gerçek mali verileri dikkate alınmaksızın hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, süresinde sunulmayan ıslah dilekçesinin dikkate alınamayacağını, ayrıca davacının müdahalenin meni talebinden açıkça feragat etmiş olmasına rağmen bu husus gözetilmeyerek müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ayrıca temyiz aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin karar düzeltme aşamasında ileri sürülemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalılardan Vakıf ve ... vekillerinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalılardan ... ve ... vekillerinin karar düzeltme istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcının ve para cezalarının düzeltme isteyenlere yükletilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.