MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1288 E., 2025/1765 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/71 E., 2025/94 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından dava dışı ... aleyhine faturanın iptali ve borçlu olunmadığının tespitine dair açılan menfi tespit davasında verilen ara kararda, Mahkemece ... görevlileri tarafından düzenlenen sayacın sökülmesine ilişkin resmi belge niteliğindeki belgenin sahtecilik iddiasına ilişkin olarak müvekkiline dava açmak üzere kesin süre verildiğini, bunun üzerine açılan işbu davada dava dışı ...'ın Mahkemeye sunduğu dava konusu kaçak kullanıma ilişkin sayaç takma ve sayaç değişikliklerine dair tutanaklar ile sayaç değişikliklerinin nedenlerine ilişkin belge fotokopilerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, söz konusu tutanakların sahte olduğunu, davacıya ait imzalar yönünden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini ileri sürerek; dava dışı ... tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/26 E. sayılı dosyasına sunulan 27.08.2021 revizyon tarihli 18.10.2023 tarihli, sayaç sökme ve takma tutanağının sahteliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Mahkemece, davalıya dava dilekçesi gönderilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılara dava dilekçesi tebliğ edilerek cevap dilekçesi sunmalarının beklenmesinin zaman ve masraf kaybına, ayrıca davacı aleyhine vekalet ücretine dair yargılama giderlerine hükmedilmesine neden olacağından davalılar adına dava dilekçesinin gönderilmediği, dosya üzerinden yapılan incelemede İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/26 E. sayılı dosyasının 14.02.2025 tarihli ara kararında; "... görevlileri tarafından düzenlenmekle resmi bir belge niteliğindeki 3...4 seri no.lu sayacın 18.10.2023 tarihinde sökülmesine ilişkin belgedeki imzanın davacıya ait olmadığı iddia edilmekle; Davacıya HMK 208/4 maddesi gereğince ilgili evraka resmiyet kazandıran kişi taraf gösterilerek ayrı bir davada incelenip karara bağlanmak üzere dava açmak için davacı tarafa iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık KESİN SÜRE verilmesine, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde sahtelik iddiasının dikkate alınmayacağının bilinmesine, karar verilmiş ise de; davacı tarafça, dava dışı ... görevlileri tarafından düzenlenen resmi belgedeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/26 Esas sayılı dosyasında ileri sürüldüğünden, Mahkemece sahtecilik incelemesi yapılması gerekirken bu hususun ayrı bir tespit davasında ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça söz konusu tutanağı düzenleyen ... görevlileri hasım gösterilerek sahteliğin tespiti talepli eldeki davanın açıldığı, ...'ın, kamu hukuku ile özel hukuka tabi olarak kurulduğu, faaliyetlerini temel olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olarak gerçekleştiren ticaret siciline kayıtlı bir anonim şirket olduğu, vergi numarasının bulunduğu, dolayısıyla ...'ta hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen 18.10.2023 tarihli sayacın sökülmesine ilişkin belgenin özel belge niteliğinde olduğu, bu nedenle söz konusu tutanağın sahtecilik davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı, ...'ın kamu kurumu olduğu ve 18.10.2023 tarihli tutanağın resmi belge olduğunun kabulü halinde açılacak sahtecilik davasının tutanağı düzenleyen personel aleyhine değil, bizatihi ... aleyhine açılması gerektiği, dava konusu tutanak adi yazılı belge hükmünde olup imza inkarı ve sahtecilik iddiasının davacı ile ... arasında, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2024/26 E. sayılı menfi tespit davasında ön sorun olarak ele alınarak, bu Mahkemece imzanın davacıya ait olup olmadığı, tutanağın geçerliliği açısından davacının imzasının şart olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, sahtecilik iddiası ile ilgili olarak ayrıca dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli ilamının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/26 E. sayılı dava dosyasına sunduklarını ve ara karardan dönülmesini talep ettiklerini, ancak Mahkemece talebin reddine karar verildiğini, bunun üzerine istinaf yoluna başvuru yaptıklarını, istinaf dairesinin gerekçeli ilamını da Mahkemeye sunduklarını ancak kararın temyiz yolu açık olduğu belirtilerek sonucunun beklenilmesine karar verildiğini, Mahkemenin ara kararda ısrar etmesi sebebiyle temyiz yoluna başvurduklarını, dava konusu belgenin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge olduğu kanaatine varılırsa dava konusu tutanak hakkında inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... personelleri olan davalılar tarafından düzenlenen sayaç sökme ve takma tutanağının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 208/4 maddesi kapsamında sahteliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dava konusu tutanağın adi yazılı belge hükmünde olmasına, imza inkarı ve sahtecilik iddiasının davacı ile ... arasında görülen menfi tespit davasında ön sorun olarak ele alınması gerektiğinin anlaşılmasına bu nedenle açılan davada hukuki yararın bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.