MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/52 E., 2025/1236 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 8. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/225 E., 2023/492 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilince temyiz edilmiş davalı ... vekili tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin duruşma talebi miktar yönünden reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davaya konu ... model aracı davalı ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş'den satın aldığını, diğer davalının dava konusu otomobili üreten şirketin Türkiye temsilcisi ve aracı ithal eden şirket olduğunu, müvekkilinin aracında garanti süresi içerisinde tavanında boya kabarması olması üzerine davalı ... şirketine başvurduğunu, garanti kapsamında yapılmasını istediğini, davalı ... şirketince 22.10.2022 tarihinde söz konusu hasarın dış etkenlerden kaynaklandığı belirtilerek ayıbı kabul etmediğini, arabulucuya başvurduğunu, anlaşmazlık ile sonuçlandığını, aracın kazaya karışmadığı halde tavanının boyanması nedeniyle takla atmış gibi aşırı değer kaybına uğrayacağını, ayıbın gizli ayıp olduğunu ileri sürerek; aracın misli ile değiştirilmesi, kabul edilmemesi durumunda gizli ayıbın onarılarak giderilmesi ve değer kaybı ile ikame araç zararları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin aracın davalılara tesliminden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş vekili; araçta üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, aracın 07.02.2020 tarihinde herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığını, boya sorununun kullanım ve dış etkenlerden kaynaklı olabileceğini, davacının aracı 08.09.2021 tarihinde servise getirdiğini ancak o tarihte boya atması ile ilgili bir şikayetinin olmadığını, boya şikayetinin ilk kez 22.10.2021 tarihinde yapıldığını, teknik ekibin yaptığı incelemede sorunun dış etkenden kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, aracın tavanında film tabakasının bulunduğunu, kuş pisliğinin zamanında temizlenmemesi nedeniyle kullanım kusuru olduğunu, aracın yenisi ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız olacağını, müvekkil şirketin yetkili bayi ve servis olduğunu, üretici şirket olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın 31.01.2020 tarihinde trafiğe çıktığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin 12.04.2022 tarihi itibariyle dolduğunu, müvekkil şirkete ayıp hususunda usulüne uygun bildirim yapmadığını, terditli talepte bulunamayacağının, talebin usulsuz olduğunu, müvekkil şirket satıcı olmadığından bedel indirimine ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını, araçta üretim kaynaklı problem olmadığını, davacının araca gerekli özeni göstermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu otomobil üzerinde fiziken yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, dava konusu otomobilin tavan boyasında tespit edilen boya kusurlarının, aracın tüketiciye teslim edilmesinden önce boya prosesinden kaynaklanan hatalar nedeniyle oluştuğu ve imalat hatası olduğu, kullanıcı kaynaklı veya dış etken kaynaklı olmadığı, bu imalat hatasının, normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınması aşamasında basit bir muayene ile anlaşılmasının mümkün olmadığı, aracın teknik açıdan değerlendirildiğinde üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, tüketicinin ayıplı olarak satıldığı tespit edilen davaya konu aracı bu haliyle kullanmaya mecbur bırakılamayacağı, değer düşüklüğü ile sağlanan finansman kolaylığı ve paranın satın alma gücünde yaşanan değişim nedeniyle araç için ödenen bedel ile aynı nitelik ve özelliklere sahip araç alınma imkanın bulunmaması birlikte bir bütün halinde dikkate alındığında sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim yapılmasının davacının ayıp nedeniyle oluşan zararını karşılamaya muktedir olmadığı, misli ile değişim talebinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 11/3. maddeleri gereğince hakkaniyete, taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine uygun olduğu ve iyiniyet kuralları içerisinde kaldığı, dava konusu araçta bulunan ayıp dolayısıyla 6502 sayılı Kanun'da yer alan seçimlik haklarını kullanabileceği, davacının açtığı terditli davada davalıdan satın aldığı otomobili iade etmek suretiyle aracın ayıpsız misli ile değişimini talep ettiği, davacı tarafın seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanmaya yönelik talebinin makul ve haklı olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile, dava konusu 31.01.2020 tarih ve 0...8 No'lu fatura ile satın alınan 35... plakalı ... 1,5 ... marka ve tipli 2020 model ... şase nolu aracın, davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde İcra İflas Kanunu'nun 24. maddesinin infazda nazara alınmasına karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davaya konu aracın, "0" km de iken, teslim anında ve garanti süresi içerisinde sorunlarının tespit edildiği, alınan bilirkişi heyet raporuna göre araçtaki bu ayıbın oluşmasında tüketicinin hiç bir kusurunun bulunmadığı, araçta kullanım hatası bulunmadığı, dış etkenlerin sorunun ortaya çıkmasında neden olmadığı, ayıbın üretim kaynaklı olduğu, aracın sıfır araçta olması gereken özellikleri ve davacı tüketicinin sıfır araçtan beklentilerini karşılayacak niteliklere sahip olmadığı, ayıbın tüketicinin araçtan beklentisini azaltıcı nitelikte olduğu, davacının bu durumda 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinde yer alan seçimlik haklarından satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını kullandığı, davacının objektif iyi niyet kurallarına uygun davrandığı, "0" km aldığı araçtaki ayıpları kabul etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, tüketicinin mağduriyetlerinin ücretsiz onarımlar veya bedelde indirim ile giderilemeyeceği kabul edilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesinin taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırılık oluşturmayacağı ancak Mahkemece, davacının elindeki ayıplı malın tüm takyidatlarından arındırılarak teslimine yönelik hüküm kurulmamış olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilerek, davanın kabulü ile, 31.01.2020 tarihli ve 0...8 No'lu fatura ile satın alınan 35... plakalı, ... 1,5 ... marka ve tipli 2020 model ... şase nolu aracın, davacı tarafça tüm takyidatlarından arındırılmış olarak davalı tarafa teslimine, davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde İcra İflas Kanunu'nun 24. maddesinin infazda nazara alınmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda esaslı hata içeren tespitlerin olduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının aracında ayıp bulunmadığını, müvekkil şirketin ... marka araçların yetkili bayii ve servisi olduğunu, davacı dava konusu aracı Şubat 2020'de müvekkil bayiiden satın aldığını, aracı görüp beğenerek herhangi bir ihtirazı kayıt belirtmeksizin teslim aldığını, davacı aracı teslim aldıktan yaklaşık 2 yıl sonra aracın tavan kısmında üretim kaynaklı boya kusurları olduğu gerekçesiyle davayı açtığını, aracı 2 yıl herhangi bir şikayeti söz konusu olmadan sorunsuz şekilde kullandığını, halen aktif olarak sorunsuz şekilde kullanmaya devam ettiğini, otomobilin tavanında meydana geldiği iddia edilen ayıbın, dış etkenler (kuş pisliği, taş çarpması ve benzeri) veya davacı tarafın gerekli özeni göstermemiş olması ya da davacının hatalı kullanımı ile ihmalinden meydana geldiğini, raporda bu hususların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, araştırılmadığını, incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin uzmanlığı yeterli olmayıp yapılan tespitlerin varsayıma dayalı olduğunu, dava konusu araç hakkındaki ayıp iddialarının aracın boyasına ilişkin olduğundan otomotiv alanında aralarında kimya mühendisi de bulunan akademik kariyere sahip uzman bilirkişi heyeti oluşturulmasının gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu araçta salt davacı beyanlarına göre değerlendirme yapıldığını, dava konusu aracın tavan boyası, aracın gövde renginde olduğunu, bu tavan boyasının üzerinde, dava konusu araca çift renk özelliği sunan ve "estetik film tabakası" olarak da tabir edilen bir boya üstü estetik film tabakası bulunduğunu, bu nedenle boya seviyelerinin aynı olmadığını,
araç çift renk bir araç olduğunu, çift renk araç olabilmesi için tavanda ekstra bir estetik film tabakası olduğunu, somut hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ek rapor talebimiz reddedildiğini, dava konusu araçtaki tek ayıp iddiası tavanda boya hatası olduğundan bu kusurun araçtan beklenen faydayı ortadan kaldırmadığını, davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olduğunu, misli ile değişimine karar verilmesi halinde davacının araçtan elde ettiği faydaların mahsubu gerekirken mahsup edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu aracın motor, dış aksamları ve donanımında hiçbir sıkıntı söz konusu olmayıp, davacının, dava konusu aracı satın aldığı tarih olan 07.02.2020 tarihinden bu yana dava konusu araç davacı tarafından kullanıldığı ve sıfır bir araçtan beklenen her türlü beklenti ve ihtiyacı sıkıntısız şekilde sağladığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... Otomotiv Paz. Vekili; zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, 2 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğunu, araçtaki problemin üretimden kaynaklanmadığını, dış etken ve kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunu, davacı tarafça bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını, dava konusu araçta davacının araçtan yararlanmasını etkileyen veya aracın kullanım değerini ortadan kaldıran problemin olmadığını, Mahkemece verilen kararın ölçüsüz olup, hak ve menfaatler dengesi ile bağdaşmadığını, itirazları karşılar nitelikte bilirkişi raporu aldırılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, yargıtay kararlarına uygun bir heyet tarafından oluşturulmadığını, keşif esnasında bilirkişi yalnızca göz ile bir inceleme yaptığını, uyuşmazlığa konu probleme dair teknik bir inceleme ve test yapılmadığını, araçta iddia olunan problemin hangi nedenden kaynaklandığının kesin ve somut bir şekilde izah edilmediğini, bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi tarafından belirtilen hesaplama yöntemi ve dayanağı da raporda belirtilmediğini, dava konusu aracın tavanında noktasal büyüklükte (bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2-3 milimetre) ve oldukça küçük görsel bir problem olduğuna ilişkin iddianın, aracın kullanımını etkilemediğini ve araçtan beklenen faydayı azaltmadığını, keşif tarihinde aracın 59.976 kilometrede olduğunu, aracın sorunsuz bir biçimde halen kullanıldığını, aracın onarılmasını gerektirecek bir problem dahi bulunmadığını, dava konusu aracın oldukça eskitildiğini ve sorunsuz bir şekilde kullanılmaya devam edildiğini, raporda bilirkişi aracın her halükarda onarılabileceğini tespit ettiğini, mahkemece verilen misli ile değişim kararının her halükarda orantısız olduğunu, güncel olarak kullanılmaya ve fayda sağlanmaya devam edilen aracın, herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı veya başkaca bir kaporta hasarının bulunup bulunmadığının bilinmediğini, keşif incelemesi ile iş bu hususun da tespit edilmesi gerektiğini, bir aracın tramer kaydına girmeden de onarılmasının mümkün olduğunu, araçta başkaca onarılmamış hasarlar da bulunabileceğini, kullanımdan kaynaklanan değer kaybının tespit edilerek müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini ancak bu yönde bir inceleme yapılmadığını, aracın takyidatlardan ari bir şekilde iadesine dair bir hüküm bulunmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tarafından 31.01.2020 tarihinde 246.975,36 TL bedel mukabilinde davalılardan ... Otomotiv Servis Ticaret AŞ den satın alınan ... Shine 1,5 BlueHDI 1 30... model otomobilin tavan boyasının atması şeklinde ortaya çıkan ayıptan kaynaklı olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bu talebin mümkün bulunmaması halinde aracın ücretsiz onarımının sağlanması suretiyle ayrıca hesaplanacak değer kaybının yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, bilirkişi heyetinin otomotiv öğretim üyesi ve kimya yüksek mühendisinden oluştuğu, bilirkişinin boya kalınlık test cihazı ile inceleme yaptığı, ayıbın zamanaşımı süresinde ihbar edildiği, davacı tüketicinin aracı mevcut ayıbı ile kabul etmeye zorlanamayacağı ve dosya kapsamında araçta hasar bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.