MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/43 E., 2025/935 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/137 E., 2024/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 08.07.2020 tarihinde ...90 ile ..60 marka araçları satın almak üzere davalı ile anlaştığını, davalının araçların Eylül-Ekim ayında müvekkiline teslim edileceğine dair taahhüt verdiğini, müvekkilinin her bir araç için 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL kaporayı 08.07.2020 tarihinde davalıya gönderdiğini, araçların her birinin satış bedelinin 698.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davalının araçları satmaktan vazgeçtiğini, araçlar için yatırılan 100.000,00 TL kaporanın müvekkiline iade edildiğini, aradan geçen 3 aylık süre içerisinde araç fiyatlarının yükseldiğini, Temmuz ayında anlaştıkları fiyatın çok üstünde bir fiyat farkının meydana geldiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla Mahkemece taraflarına verilecek süre içerisinde 08.07.2020 tarihinde müvekkili ile davalının anlaşması çerçevesinde araçlar için belirlenen ücretin Mahkemeye depo edilerek ...90 marka araç ile ...60 marka araçların müvekkili adına tesciline, bu talebin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki araçların fiyatı ve 08.07.2020 tarihinde müvekkili ile davalının anlaşması çerçevesinde araçlar için belirlenen ücret arasındaki araçların fiyat farklarının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak müvekkilinin uğradığı zararın fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile 189.955,73 TL zarar bedelinin dava dilekçesindeki faiz başlangıç ve miktarları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, ayrıca dava dilekçesindeki diğer tüm taleplerin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinden sipariş edilen araçların internet görseli kullanılarak sahibinden.com sitesinde davacı tarafından satışa çıkarıldığını, davacının araçları kullanım amaçlı değil galericilik alanında faaliyet gösteren firmalar üzerinden üstüne kar koyarak yeniden satma amaçlı satın aldığının anlaşılması üzerine davacının siparişlerinin iptal edildiğini, bu hususta davacının hem telefon ile hem de e-mail ile bilgilendirildiğini, müvekkili ile Volvo arasında yapılan bayilik sözleşmesine göre yeniden satış amaçlı araç satın almak isteyen hiçbir şahıs yada şirkete araç satamayacağını, bu yasaklayıcı hükmün 2017/3 Sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 6/b maddesine dayandığını, müvekkilinin araçları davacıya satmamakta haklı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen rakamlar üzerinden araçların satışının yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu araçları almak için davalıya ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL gönderdiği, bu dekontların incelenmesinde de açıklama kısmında, dava konusu araçların markası yazılarak bu araçların "kaporası" olduğunun belirtildiği, bu ödemelerin taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinin kurulduğuna ilişkin delil olduğu, davalının araçların satışından vazgeçerek ödenen bağlanma parasını davalıya iade ettiği, davacının dava konusu terditli ikinci talebi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 125/3. maddesi kapsamında sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zarar olarak kabul edilerek bu doğrultuda alınan bilirkişi raporunda davacının sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeniyle uğradığı zararın toplamda 189.955,73 TL olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davacının araç tesciline ilişkin davasının reddine, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 189.955,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 20/d maddesi ile tescil edilmiş motorlu araçlar bakımından mülkiyetin devrini öngören sözleşmelerin noterde yapılması zorunluluğu getirildiği, noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devrin geçersiz olduğu, şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmelerin baştan itibaren geçersiz olduğu, bu nedenle araç mülkiyetinin tescili talebinin reddinin uygun olduğu, davacının sözleşme öncesi görüşmelerden (culpa in contrahendo) doğan sorumluluk kapsamında zararın tazminine yönelik olarak davacının kurulacağına inandığı sözleşme nedeniyle uğradığı menfi zararı isteyebileceği, bu zararın ise tarafların sözleşme görüşmelerine başlanılmasaydı davacının uğramayacağı zarar olduğu ve yaptığı masrafların buna dahil sayılması gerektiği, davacının sözleşme için yaptığı tek işlemin araç satışına dair kapora yatırılmasından ibaret olup sözü edilen kaporanın davacıya iade edildiği, ez cümle yatırdığı kapora bedelinin iade tarihine kadar kullanamamasından doğan zararı istemesi mümkün görünmekle birlikte davacının başkaca bir menfi zarara uğradığını ileri sürmediği, davacı tarafça araçların rayiç değerleri ile teklife konu satış bedelleri arasındaki farkın maddi tazminat olarak istenildiği, davacının bu talebinin ise müspet zarara müstenit olup iş bu zarar kaleminin geçerli bir sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle istenebilecek tazminat türlerinden olduğu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulmadığından, sözleşme öncesi görüşmelere dayanılarak ifa yerine geçen müspet zararın tazmininin istenemeyeceği, davacının davalıya ödediği kapora bedelinin davacıya iade edildiği sabit olmakla terditli yöndeki tazminat isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesinin isabetli bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacının araç tesciline ilişkin davasının reddine, davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; mesaj kayıtları ve kapora bedeli dekontlarından satış sözleşmesi kurulduğunu, araçların tescilinin gerektiğini, terditli talepleri gereği mümkün olmaması halinde müvekkilinin uğradığı zararın sadece kapora bedeli olmadığını, fiyat opsiyonlaması yapıldığı için alternatif araçların değerlendirilmesinin engellendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, geçersiz araç satım sözleşmesinin gerçekleşmemesi nedeniyle terditli olarak araç mülkiyetinin tescili aksi takdirde uğranılan zararın temini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında sözlü olarak yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olması nedeniyle davacının müspet zarar talebinde bulunamayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.