MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2024/2022 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karşı davada kabul edilen ve karşı davalılar tarafından temyize konu edilen miktar 6.400,00 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, karşı davalıların karşı davaya ilişkin temyiz dilekçesinin reddine; davacıların asıl davaya, davalı/karşı davacının ise asıl ve karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazın 1998 yılından bu yana davalı tarafından kullanılmakta olduğunu, en son 15.11.2011 tarihli sözleşmenin imzalandığını ancak davalının 15.08.2012 tarihinde kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek taşınmazı tahliye ettiğini, yaptırdıkları tespit ile taşınmaza verilen zararların tespit edildiğini ileri sürerek; şimdilik 62.668,00 TL hor kullanımdan kaynaklı zarar bedelinin ve 5.000,00 TL onarım süresine ilişkin tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında birden fazla sözleşme imzalandığını, en son imzalanan sözleşme ile de önceki sözleşmelerin feshedildiğini, yaptırdığı tespit sonucunda taşınmaza herhangi bir zarar verilmediğinin tespit edildiğini savunarak, davanın reddini dilemiş, karşı davada ise; taraflar arasında imzalanan ilk kira sözleşmesi ile iki aylık kira bedeli karşılığı 2.800,00 TL depozito bedeli ile 3.600,00TL bedelli teminat çeki verdiğini ancak bunların kendisine iade edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.800,00 TL depozito bedelinin 15.11.1998 tarihinden itibaren ortalama faiz getiren bir bankaya yatırılması durumunda güncel değerinin hesaplanması suretiyle iadesi ile teminat çekinin iadesine karar verilmesini istemiş, 21.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 125.000,00 TL'ye yükseltmiştir .
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 23.02.2016 tarihli kararla; asıl davanın reddine, karşı davada davacının güvence bedelinin iadesine ilişkin talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine, 01.06.2002 tarihli kira sözleşmesine istinaden verilen 3.600,00 TL'lik teminat çekinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairenin 18.03.2019 tarihli ilamıyla; asıl davada uzman inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi kuruluna delil tespiti dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarından hangisine üstünlük tanınması gerektiğini açıklayan, taraf itirazlarını karşılayan, uyuşmazlığı aydınlatan, denetime açık rapor hazırlatılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi; karşı dava yönünden ise, davalının kiralananı 15.08.2012 tarihinde tahliye ettiği, depozitonun iadesine yönelik zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek, taraflar arasında yapılmış üç sözleşmenin de şartları incelenerek depozito talebi konusunda esastan karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 29.01.2021 tarihli kararla; asıl davanın kısmen kabulüne, 7.820,00 TL hor kullanma tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, onarım süresine ilişkin tazminat açısından 14.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden; güvence bedeli açısından 74.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, 3.600,00 TL bedelli teminat çekinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar/karşı davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
3.Dairece verilen 18.10.2021 tarihli ilamla; davacılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; davacı tarafın asıl davada faiz istemine ilişkin temyiz itirazları yönünden 7.820,00 TL hor kullanım bedeli ile ilgili talep edilen faiz konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, karşı davaya ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 15.11.2011 tarihli sözleşmenin açık hükmü gereği, verilen depozitodan fazlalık talep edilemeyeceğinin kararlaştırılmış olması karşısında, depozito bedelinin güncellenen değerin hesaplanması doğru olmadığı gibi, depozito ve teminatın kiracının taşınmaza verebileceği zararlara karşılık olarak alındığı ve noksansız tahliye anında iade edilebileceği hususları da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile hor kullanma bedelinin 7.820,00 TL ile onarım süresine ilişkin 14.800,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kabulü ile güvence bedeli 2.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte asıl davacı karşı davalıdan tahsiline, 3.600,00 TL bedelli teminat çekinin karşı davalılardan alınarak karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; hor kullanımdan kaynaklanan tazminatın olağan kullanımdan kaynaklı değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, tahliyeden yıllar sonra alınan rapora dayalı olarak karar verildiğini, olağan kullanımdan kaynaklandığı kabul edilse dahi, taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının zarardan sorumlu olduğunu, kiralananın temiz ve kullanılabilir halde teslim edilmesi gerektiğini, onarım süresinin ve kira kaybının yanlış hesaplandığı, kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre belirlenmeden yalnızca onarım süresine göre hesaplama yapıldığını, ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı/karşı davacı vekili; ödenen depozito bedelinin iki aylık kira bedeline tekabül ettiğini, fesih anında ödenmekte olan kira bedeli tutarı üzerinden iki aylık kira bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; asıl davada hor kullanma tazminatı ile onarım süresi kira kaybı, karşı davada ise depozito bedelinin iadesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece; uyulmasına karar verilen bozma doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı karşı davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazları ile davalı karşı davacının asıl ve karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar karşı davalıların karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz edenlere yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.