MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1290 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2025/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'in, amcaoğulları ile birlikte paralarını birleştirip arsa almaya karar verdiklerini, akabinde emlakçı olduğunu belirten davalı ile tanıştıklarını, davalının 09.05.2023 tarihinde elinde çok değerli arsa olduğunu belirterek, müvekkillerine bu arsayı satacağını söylediğini, buna istinaden müvekkilleri ile birlikte gidip arsayı, gösterdiğini akabinde de 10.05.2023 tarihinde bu arsayı satacağından bahisle müvekkilleri ile tellaliye sözleşmesi yaparak, 100.000,00 TL kapora aldığını, sözleşmeye göre, 10.05.2023 tarihinde, ... İli ... İlçesi, ... Mahallesine 65 89... parselde bulunan 3.231 m² arsanın 1.860.000 TL'ye 20.000,00 TL komisyon dahil satıldığını, arsanın tapusunun ise 15.06.2023 tarihinde verileceğinin ayrıca sözleşmede belirttiğini, müvekkillerinin de o zamana kadar paralarını toparlayıp 15.06.2023 tarihinde arsanın tapusunun alınıp parasının verileceği yönünde kararlaştırıldığını, müvekkillerinin almış oldukları arsanın bedelini ödemek için altınlarını sattığını, döviz bozdurduğunu, müvekkili ...'in ise kendisine ait olan tarlayı 15.06.2023 tarihinde .... isimli kişiye 1.035,945 TL'ye sattığını, ödeme için gerekli olan parayı tedarik ettiğini, satın almış oldukları arsanın tapusunu alacakları gün olan 15.06.2023 tarihinde aradıkları davalının sürekli olarak müvekkillerini oyalamaya başladığını, işlerinin olduğundan bahisle müvekkilleri ile görüşmek istemediğini, söz konusu arsanın tapusunu vermekten kaçındığını ileri sürerek; müvekkili ...'in arsa satışından dolayı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin bilirkişi marifetiyle hesaplandığında artırılmak üzere davalıdan tahsilini, müvekkili ...'nin arsanın bedelini ödemek için 38.450,00 Euro'nun kur farkının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan tahsilini, sözleşmede belirlenen 100.000,00 TL cayma tazminatının haksız olarak sözleşmeden tek taraflı caydığı için davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin taşınmazın maliki olmadığını, müvekkilinin taşınmaz sahibinin akrabası olması sebebiyle davacılar ile taşınmaz satışı hususunda 10.05.2023 tarihinde anlaşma sağladığını, malik ...'ın yaşı nedeniyle sağlık raporu alması koşuluyla satışın yapılacağı hususunda anlaşıldığını, malik ...'ın 65 Yaşının üzerinde olması nedeniyle sözleşme sonrası 24.05.2023 tarihinde ... Şehir hastanesine noterde işlem yapmak için akli melekelerinin tam olduğuna dair rapor talebi ile başvurduğunu, ancak "Bunama" tanısı koyularak mevcut haliyle işlem tanzim etmek için hukuki ehliyetinin bulunmadığına ilişkin rapor tanzim edildiğini, bu hususun derhal davacılara haber verilerek satışın gerçekleşmeyeceğinin bildirildiğini, davacıların vasi tayin edilerek satışın gerçekleşmesini istemesine ilişkin talepleri neticesinde ... Şehir Hastanesi tarafından verilen 24.05.2023 tarihli rapora istinaden malik ...'ın ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/24 00... /2797 sayılı karar ile kısıtlandığını, vasi olarak ...'ın atandığını, taşınmaz devrinin yapılamamasının müvekkilinin veya üçüncü kişi olan malikin kusurundan kaynaklanmadığını, davacıların da en başından beri bu ihtimali göze aldığını ve kabul ettiğini, hukuki imkansızlığın gerçekleşmiş olması nedeniyle devrin yapılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça ödenen paranın bağlanma parası olduğu, taşınmazın maliki olan ...'la ilgili olarak taşınmazın devri için sağlık raporu alınamadığı, sağlık raporunda ...'a bunama teşhisi konulduğu, bunun üzerine davalı tanıklarının beyanlarına göre davacı tarafın talebi üzerine ...'a vasi atandığı ancak Mahkemece de satışa izin verilmediği, bu nedenle satışın yapılamadığı, yine taraflar arasında yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin gerektiği, ödenen 100.000,00 TL kaparonun davalı tarafça iade edildiği; satılan tarla ve bozdurulan döviz yönünden ise kaparo parasının 10.05.2023 tarihinde gönderildiği nazara alındığında davacı ...'in ...'te bulunan tarlasını bu tarihten önce 28.04.2023 tarihinde devrettiği, davacı tanığı ...'nın da tarla satımının davalı ile anlaşmadan önce yapıldığını beyanı ile doğruladığı, yine sözleşmenin tarafı olmayan ...'nın yine kaparo tarihinden önce 02.05.2025 tarihinde kur korumalı hesaptan Euro bozdurulduğu, banka hesabından altın veya Euro bozdurmanın aynı gün yapılabilecek olmasına rağmen satış tarihinden çok önce bozdurulmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı gerekçesiyle; davacı ... açısından davanın sübut bulmadığından reddine, davalı ... yönünden ise davalı ile aralarında sözleşme olmaması nedeni ile reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalının müvekkilleri ile tellaliye sözleşmesi yaparak, 100.000,00 TL kapora aldığını, müvekkillerinin almış oldukları arsanın bedelini ödemek için altınlarını sattığını, döviz bozdurduklarını, müvekkili ...'in kendisine ait olan tarlayı düşük bedelle sattığını, müvekkili ...'in bu arsayı almak için 02.05.2023 tarihinde 38.450 Euroyu bozdurduğunu, taşınmazı satmayan, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davalının uğranılan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesinden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.