MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1413 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, mülkiyeti davalı ...’a ait bulunan ... ilçesi, ... mahallesi, 111 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen ve şu an içinde ikamet ettiği villayı harici satım sözleşmesi ile satın aldığını, bahse konu taşınmaz için sözleşme bedeli olan 140.450 Euro'nun tamamının davalılara ödendiğini, harici satım sözleşmesinin tüzel kişiliği olmayan ve davalı şirketin işletme adı olan ... adına imzalandığını, bu sözleşmeyi davalı ...’un da imzaladığını, davalıların inşaatı sözleşme gereğince süresinde bitiremediğini, defalarca ek ödeme yapılmasına rağmen bugüne kadar kat irtifakını dahi kurmadıklarını, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, hatta davalıların inşaatı yarım bırakmaları nedeniyle cebinden paralar harcayarak villayı içinde oturur hale getirdiğini, taşınmazın davalılardan ... adına kayıtlı olduğunu, ...'nun şahsi borçlarından ve bahse konu projeden kaynaklanan SGK, bağımsız denetim firması borcu ve borçlarından dolayı haciz şerhleri işlendiğini, taşınmaz üzerinde borç yükü oluştuğunu, harici satış sözleşmesinden davaya konu ana taşınmazın mülkiyetinin ilk taksit ödemesinden ve askeri izin alınmasından sonra müvekkilinin o tarihte vekilliğini de üstlenen davalı ...”a devredileceği yazılmış ise de bahse konu ana taşınmazın mülkiyetinin o tarih itibariyle zaten ... adına olduğunun anlaşıldığını, bu olayda hem mal sahibi, hem yüklenici hem de alıcının avukatı sıfatı ile hareket eden davalı ... hakkında ... Başkanlığına şikayette bulunulduğunu ve davalıya disiplin cezası verildiğini, davalı ...'nun taşınmazların müvekkillerine ait olduğunu, kendisinin yediemin sıfatı ile hareket ettiğini belirtmesine rağmen taşınmazları alıcılar adına tapuda tescil yapmaya yanaşmadığını, tarafların gerçek iradesinin taşınmazların nihayetinde gerçek alıcılar olan müvekkili adına devri olması nedeniyle, inançlı işlem niteliğinde olduğunu ileri sürerek; mülkiyeti davalılardan ...'na ait bulunan taşınmazın öncelikle kat irtifakı tesisi kurularak, sözleşme gereği müvekkiline düşecek olan ve halihazırda zilyetliğinde bulunan mevcut krokiye göre 11 numaralı villanın davalı ... adına olan mülkiyet kaydının iptali ile müvekkili adına tapuda tesciline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, davaya konu taşınmaz için davalılara ödemiş oldukları 140.450 Euro'nun tahsilat tarihindeki kur üzerinden TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, bu ödeme tarihiden itibaren Euro kuruna ... Bankasınca uygulanan en yüksek orandan faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkilinin yüklenici ve arsa sahibi olduğu yönündeki iddiaların gerçek olmadığını, müvekkilinin o tarihlerde davacının avukatı olduğunu, basit plan (kroki) üzerinde davaya konu taşınmazda yapılacak villalardan birini satın alan davacı ile gerçek taşınmaz maliki, yüklenici ve satıcı olan diğer davalılar arasında yapılan yazılı sözleşme gereğince, yed'imenin olarak ve sırf davacının ve aynı sitede aynı şekilde villa satın alan diğer alıcıların bu villalar üzerindeki haklarını korumak amacıyla taşınmazın mülkiyetinin müvekkili adına tescil edildiğini, satış tarihinde bir kısım ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılmaması ve henüz inşaat projesinin onaylanmamasından dolayı kat irtifakına geçilemediğini, satış için gerekli askeri izinlerin alınmasının da mümkün olmaması nedeniyle böyle bir yöntem belirlediklerini, müvekkilinin belirlenen yönteme uygun olarak hareket ettiğini, davacı tarafından müvekkiline satış bedeli ödemesi yapılmadığını, bu hukuki ilişkide sadece davacının avukatı olması sebebiyle, davalı müvekkilin inşaat ruhsatını alması, ferdi mülkiyete geçme, inşaatlara sözleşme şartlarında başlanması ve bitirilmesi gibi hususlarda yani vekillik dışında hiçbir yasal sorumluluğu bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar; cevap dilekçesi vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; terditli tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Mahkemesince, yargılama sırasında davalı ...'in ölmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlanıp ona göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ...'in veraset ilamı dosyaya kazandırıldığı, ancak verilen kesin süre içinde gider avansının yatırılmaması nedeniyle mirasçılarına tebligat yapılamadığı, bu nedenle bu davalı yönünden gider avansı dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça davalı ...'na ödeme yapıldığına dair bir iddianın bulunmaması, toplanan belgelere göre davacı tarafından davalılara ödeme yapıldığının ispat edilemediği, bu nedenle davalılardan talepte bulunamayacağı, tapu iptal ve tescil talebi yönünden feragat edildiği, davalı ... yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle; tapu iptal tescil davası yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; terditli talep yönünden davalı ... bakımından açılan davanın usulden reddine, davalılar ... ve ...Sanayi Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacının geçersiz sözleşme nedeniyle verdiğini ispat edememesi karşısında, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin ödediği paranın iadesi konusunda bir karar verilmediğini, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi yazılı satış sözleşmesi nedeniyle davalılara ödenen satış bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, adi yazılı sözleşme gereğince davalılara 140.450 Euro ödeme yapıldığı ve ancak satış sözleşmesine konu olan villanın tamamlanıp adına tescil işleminin yapılmadığı gerekçesiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı taraf delil olarak; adi yazılı satış sözleşmesi, davalı ...’a ait disiplin soruşturma dosyası ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/245 Esas sayılı dosyasına dayanmış ve mahkeme ara kararı gereği ödemeye ilişkin bir takım banka havale dekontlarını dosyaya ibraz etmiştir. Bu durumda dosyada yer alan deliller bir bütün olarak değerlendirilerek ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle davacının davalı ... ve davalı Şirkete yapılan ödeme iddiası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.