MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/1460 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2023/312 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... arasında 2021/... ihale kayıt numaralı 07.07.2021 tarihli mal alım sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmeye göre vadesi gelmiş olmasına rağmen hak ediş alacağının eksik ödendiğini, davalı tarafın temerrüde düştüğünü, davacının ödenmeyen hak ediş alacağının işlemiş faiziyle birlikte tahsili için davalı ... aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takip tarihine kadar 133.994,11 TL işlemiş faiz talep edildiğini, davalı borçlu tarafından işlemiş faize itiraz edildiğini, ekli hak ediş evrakları ve ekli ödeme dekontları ve sözleşme hükmüne göre işlemiş faiz alacağının kolaylıkla hesaplandığını, bu nedenle alacağın likit olduğunu ileri sürerek; 133.994,11 TL işlemiş faize yapılan itirazın iptaline, takibin bu alacak yönünden devamına; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sözleşmede ödemeyle ilgili kesin bir vade tarihi belirlenmediğini, davacı tarafından usulüne uygun ihtarla talep edilmek suretiyle borçlu Belediyenin icra takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile ... 12. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı takip dosyasında davalı-borçlunun itirazının kısmen iptaline, takibin 1.917.598,42 TL asıl alacak ile 113.805,44 TL işlemiş faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafça takip tarihinden sonra yapılmış ödemenin İcra Müdürlüğünce nazara alınmasına, davalı-borçlunun kabul edilen asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı borçlu vekili tarafından 22.02.2022 tarihli itiraz dilekçesinde 23.224,58 TL damga vergisi ve 133.994,11 TL'lik işlemiş faize itiraz edildiği, asıl alacak miktarına itiraz edilmediği, dava dilekçesinde davalı tarafından davalının icra takibine 133.994,11 TL'lik işlemiş faize yaptığı itirazının iptali istendiği, davalı tarafça itiraz edilmeyen asıl alacak ve itiraz edilip itirazının iptali istenmeyen 23.224,58 TL damga vergisi eldeki itirazın iptali davasına konu edilmediği, hak edişin işverene verilmesinden itibaren belirli bir süre içinde işveren tarafından yükleniciye ödeme yapılacağına ilişkin düzenlemeler belli ve kesin bir ödeme gününü değil, alacağın muaccel, istenebilir hale geldiği zamanı gösterdiği, davalı ... tacir olmadığından TTK.m.1530/4.maddesi gereğince fatura tebliğinin temerrüte etki etmeyeceği ve bu maddenin davalı ... hakkında uygulanamayacağı, davacı tarafça icra takip tarihinden önce davalı idarenin temerrüt ihtarıyla temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden icra takip tarihinden önce faiz istenemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı ... gelir getirici ticari bir faaliyet sahalarında da (ör. otopark işletmesi, sosyal tesis, düğün salonu vb.) kullanmak üzere alım yaparak müvekkil ile ticari ilişki kurduğunu, TTK. 1530/4. maddesi gereğince faize hükmedilmesi gerektiğini, aradan uzun süreler geçtikten ve teknik şartname ile sözleşme hükümlerinde kesin ve tereddüte mahal bırakmayan hükümler olmasına ve borçlu Belediyenin borcunu ödemesi gerektiğini, ödeme vaktinin uzun sürelerdir geçtiğini tereddütsüz şekilde bilmesine rağmen ticari alacağa faiz başlatılmamasının mülkiyet hakkının (Anayasa.m. 35) açık ihlali olduğunu, sözleşmenin (12.2.3.) maddesine göre ihtara gerek olmaksızın temerrrüdün oluştuğunu, davalı itirazının yöneldiği borcun kaynağı olan asıl alacakla ferileri bir bütün olduğundan, takip dosyasının tümü yönünden Asliye Hukuk Mahkemesince ferilere hükmedilmesinin doğru olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödenmeyen hak ediş bedellerine işlemiş faizi ile tahsili talebine ilişkin başlatılan icra takibine işlemiş faiz yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle hak edişin işverene verilmesinden itibaren belirli bir süre içinde işveren tarafından yükleniciye ödeme yapılacağına ilişkin düzenlemeler belli ve kesin bir ödeme gününü değil, alacağın muaccel, istenebilir hale geldiği zamanı gösterdiği, başka bir deyişle sözleşmede ödeme için öngörülen süre kesin vadeye bağlanmamışsa bu sürenin geçmiş olması borçluyu kendiliğinden temerrüde düşürmeyeceği, borçlunun temerrüdü için ayrıca alacaklının ödeme ihtarında bulunması gerektiği (emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarihli ve 2023/2380 E, 2024/3060 K. sayılı ilamı), taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (12.2.3.) maddesinde yer alan ""ödemeler hakediş düzenlemesinden sonra 30 takvim günü içinde yapılacaktır." hükmünün kesin vadeye ilişkin olmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği, davalının ticari işletme olmadığı, TTK 1530. maddesinin somut olaya uygulanamayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.