MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2024/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, ... Caddesi ... Apt. No: 2 .../... adresinde bulunan dükkan vasfındaki taşınmazı 19.12.2013 tarihinde satın alındığını, taşınmazı 01.01.2015 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı .... ve ....ye kiraya verdiğini, kiracıların kira bedelini zamanında ödememeleri nedeniyle açılan davada, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/... E., 2016/324 K. sayılı ilamı ile tahliye kararı verildiğini, taşınmaz tahliye edildikten sonra işyerinin elektrik aboneliğinin borcundan dolayı iptal edildiğini ve saatin söküldüğünü, müvekkilinin kendi adına abonelik tesis edilmesi için davalı şirkete 11.05.2017 tarihli dilekçeyle başvurduğunu, ancak başvurusunun muvazaa şüphesi bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin eski abonenin borcundan sorumlu tutulamayacağını, eski abonenin borcu gerekçe gösterilerek yeni abonelik verilmemesinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) aykırı olduğunu ileri sürerek; müvekkiline ait iş yerine elektrik aboneliği verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ... tesisat numaralı aboneliğin, 15.10.2004 tarihi itibariyle dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu ve abonelik ilişkisinin devam ettiğini, adı geçen abone tarafından yapılan bir iptal başvurusu bulunmadığını, uyuşmazlığa konu taşınmazın davacı tarafından 19.12.2013 tarihinde satın alındığını ve 01.01.2015 tarihinde kiraya verildiğini, ancak müvekkili şirkete abonelik başvurusunun 11.05.2017 tarihinde yapıldığını, davacının fiili kullanıcı olmaya başladığı yahut mülkiyetin devralındığı 19.12.2013 tarihinden bu yana aboneliği devralmadığını, muavazalı bu durum karşısında abonelik tesis edilmediğini, mevcut abonelik kapattırılmadan başka bir abonelik verilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli kararıyla; abonelik başvurusuna ilişkin talebin ...'a yapılması gerektiği, davalı ...
yönünden pasif husumet bulunmadığı, her ne kadar alınan bilirkişi kurulu raporunda, eski borçların yeni kullanıcı ile sözleşme yapılmasına engel teşkil etmediği belirtilmiş ise de; dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, davacının 07.11.2006 tarihinden 07.10.2011 tarihine kadar taşınmazın tam hisseli maliki olduğu, 07.10.2011-19.12.2013 tarihleri arasında taşınmazı dava dışı ....ya sattığı, 19.12.2013 tarihinde taşınmazı yeniden satın alarak tam hisseli malik olduğu, her ne kadar elektrik borcu dava dışı ....ya ait ise de, ilgili aboneliğin 11.04.2004 tarihinden beri devam ettiği, 2009-2017 yılları içinde tespit edilen yüksek miktardaki borca rağmen davacının herhangi bir başvurusunun veya işleminin bulunmamasının iyiniyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararıyla; davacı ile taşınmazın fiili kullanıcıları ve borçlu aboneliğin sahibi arasında muvazaa olmadığı, davacının kiracısını icra yolu ile tahliye ettirmiş olması, taşınmazın ....ya satılıp bedelin ödenememesi nedeniyle tekrar alınması ve taşınmazın dönem içerisinde tadilat görmüş olmasından anlaşıldığı, aboneliğin ilk tesis tarihinin 11.04.2004 olduğu, davacının dava konusu taşınmazı 07.11.2006 tarihinde satın aldığı, bu tarih sonrasında yapılan elektrik tüketimlerinden fiili kullanıcı sıfatıyla abone ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilebilecek ise de, dükkan vasıflı taşınmazın davacının malik olduğu dönem içerisinde kirada bulunduğu iddiası, davacının taşınmazın bulunduğu ilden farklı bir ilde meslek icra ediyor olması ve davacının keşif icrası, tanık anlatımları ve diğer resmi belgeler ile taşınmazın fiili kullanıcısı olmadığını ispatlayabileceğini aşamalarda ileri sürdüğü, buna göre davacının 07.11.2006 tarihinde dava konusu taşınmazı edinmiş olduğu tarihten, dava tarihine kadar geçen süreç içerisinde taşınmazın fiili kullanıcıların tespitinin yapılarak, fiili kullanıcının söz konusu olmadığı dönemler bakımından ise taşınmazda tasarruf yetkisini elinde bulunduran davacının fiili kullanıcı gibi borçlardan abone ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı gözetilerek, dava tarihine kadar tahakkuk eden borçlardan, ait olduğu dönemlere göre kimin sorumlu olduğunun gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi ve sorumlu olduğu borç varsa miktarının tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde, davaya konu taşınmazdaki önceki kullanıcıların ve kullandıkları tarihlerin tespit edildiği, yapılan incelemede ödenmeyen fatura borçlarının, davacı dışındaki kişilerin taşınmazı kullandığı dönemlere ait olduğunun anlaşıldığı, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24. maddesi, Yönetmeliğin 4., 35., 43. ve 49. maddeleri ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; elektrik enerjisini bağlama yetkisinin dağıtım şirketine ait olması nedeniyle davalı şirketin, yeni aboneye elektrik aboneliği tesis etmesi gerekirken önceki abonenin borcu bulunduğundan bahisle elektrik hizmeti vermekten kaçınmasının mümkün olmadığı, davacı taraf ile bir önceki kullanıcılar arasında akrabalık bağı bulunmadığı, davacının taşınmazı kullandığı dönemlerdeki borcunu ödediği, kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalının, yasal koşulları taşıyan herkes ile elektrik teminine ilişkin bağlantı anlaşması yapmak zorunda olduğu, yasal nedenlere dayanmayan gerekçelerle bu yükümlülüğünü yerine getirmekten imtina edemeyeceği, dava dışı 3. kişinin borcundan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı, davalının bağlantı anlaşması yapmama gerekçesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davalı ... ... yönünden davanın kabulüne, davacıya ait iskan için elektrik bağlantı anlaşması tesisi ile elektrik enerjisi bağlanarak muarazanın meni'ne, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde olan davalının muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı, Mahkemece, davacı tarafın taraf değişikliği talebi kabul edilerek davaya ...'a karşı devam edilmesine rağmen, taraf olmaktan çıkan ...'ın davalı sıfatının devam ettirilerek hakkında açılan davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 124/4 maddesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle ...'la ilgili hüküm fıkrasının karardan çıkarıltılmasının gerektiği, ancak aynı Kanun maddesi uyarınca davanın açılmasından itibaren davalı ... 'ın davada kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın abonelik tesisi sağlanmasına yönelik muarazanın giderilmesi davası olduğu gözetildiğinde, Mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın davalı ... ... yönünden kabulüne, davacıya ait iskan için elektrik bağlantı anlaşması tesisi ile muarazanın meni'ne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının, davaya konu taşınmazın fiili kullanıcısı olmadığını, bu nedenle davacının kendi adına abonelik tesisi talep edemeyeceğini, mülkiyetin devralındığı 19.12.2013 tarihinden bu yana davacının aboneliği devralmamasının işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, Mahkemece kaldırma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla bilirkişi raporu dahi alınmadığını, abonelik kapattırılmadan başka bir abonelik verilmesinin mümkün olmadığını, tarafların tükettikleri yüksek bedelli elektrik borçlarını ödemeyip, sözleşme hürriyeti hükümlerinden yararlanarak borcun tahsilinin ve elektrik kesintisinin önlenmesi için muvazaalı alım-satım ilişkisi kurduklarını, bu tür bir ilişkinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bu nedenle abonelik yapılmasına ilişkin talebin hukuki koruma görmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, abonelik tesisi işlemleri yönünde davalı şirket tarafından yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, abonelik başvurusu hakkının, söz konusu kullanım yerini kullanma hakkına sahip kişiye ait olmasına, davacı ile dava dışı kiracı ve mevcut abone arasındaki muvazaa olgusunun davalı tarafça dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.