MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1667 E., 2025/1937 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1342 E., 2023/1224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarımsal sulama abonesi olan davalının müvekkili şirketten elektrik enerjisi satın aldığını, müvekkili şirket personelleri tarafından davaya konu abone sayacında yapılan kontrollerde, abonenin kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeksizin açarak kaçak elektrik tükettiğinin tespit edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olup aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, Dicle Bölgesinde özelde ise Kızıltepe ilçesi ve davalının sulama yaptığı köyde kullanılan elektrik enerjisine nazaran tahakkuku yapılabilen ve tahakkuku yapıldığı halde tahsil edilebilen bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, kayıp/kaçak oranının ve kamu zararının ciddi boyutlarda olduğunu ileri sürerek; müvekkili şirket tarafından Kızıltepe İcra Müdürlüğünün 2020/5159 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kaçak elektrik enerjisi tespit edildiği iddialarının bir belge ve delile dayanmadığını, davacı şirketin şimdiye kadar müvekkilinin kullanımındaki sayacı böyle bir şüpheyle sökmediğini, bu hususta herhangi bir tutanak tanzim edilmediğini, bu aşamaların hiçbiri yapılmadan ve somut delile dayandırılmadan direkt olarak masa başında düzenlenmiş kaçak tespit tutanağına istinaden takip başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı gibi davacı şirket bünyesinde de kaçak kullanımı gösteren bir bulgunun da mevcut olmadığını, dönemsel olarak da faturaların miktarları bakımından birbirine yakın olduğunu, dava dilekçelerinin ekinde kesme tutanaklarına ilişkin herhangi bir belge veya tutanak sunulmadığını, "tesisat endeks dökümünün" sayaç tipi kısmına bakıldığında dava konusu kaçak tespitinin yapıldığı tarihten önce ve sonrası da dahil olmak üzere sayaç tipinin aktif olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaçak elektrik kullanımına dair görüntü kaydının bulunmadığı, kesme tutanaklarının sunulmadığı, davacı tarafından yapılan kaçak elektrik tespitinin ve bu tespite dayalı olarak tahakkuk ettirilen faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 42... . maddelerine uygun olmadığı, elektrik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 08.02.2023 tarihli raporda da aynı yönde kanaat bildirildiği, kaçak tespit tutanağı ve kaçak tüketim tahakkukunun usule ve mevzuata uygun düzenlenmediği, davacı tarafından davanın ispat edilemediği, davalının kaçak elektrik kullandığı hususunun sabit olmadığı, kaçak tespitinin mevzuata uygun olmadığı sabit olan davacının mevzuat uygulayıcısı olduğundan tahakkuk ve icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği gerekçesiyle; sübut bulmayan davanın reddine, kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si olan 35.662,00 TL kötü niyet tazminatına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Yönetmeliğin 43/7 maddesi hükmü gereği kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflama yapılması gerektiği halde kaçak kullanıma ilişkin fotoğraflama bulunmadığı, kesme tutanaklarının kaçak elektrik tutanakları ile aynı tarihli olup elektrik kesme tutanaklarında kırılan mühür ve tekrardan takılan mühür numaralarının belirtilmediği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da, kaçak tutanaklarının ve kaçak tüketim tahakkukunun usule ve mevzuata uygun düzenlenmediğinin belirtildiği, ispat yükü üzerinde olan davacının, davalının kaçak/usulsüz elektrik kullandığını ve buna istinaden tahakkuk ettirilen ve davaya konu icra takibinin de dayanağı olan faturaların Yönetmeliğe uygun tahakkuk ettirildiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın yerinde olduğu, ancak davalının, davacı şirketin kötü niyetle takip yaptığını ispat edemediğinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hukuka aykırı delillerin nazara alındığını, tüm delillerin toplanmadan, yeterli ve gerekli değerlendirme yapılmadan soyut gerekçeler ile karar verildiğini, OSOS verilerinden usulsüz bir tüketim yapıldığının anlaşıldığını, sayaçtan geçen bir elektrik kullanımının mevcut olduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiğini, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren dava konusunda Mahkemece keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, verilen kararın, yeterli ve gerekli bilgi barındırmadığını, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk edilen faturanın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; kaçak elektrik kullandığına dair tespit tutanağına dayanılarak yapılan tahakkuk üzerine, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ispat yükünün davacı şirkete ait olduğu, davalının kaçak elektrik kullandığına ilişkin davacı tarafça sunulan en önemli delilin kaçak elektrik tespit tutanağı olduğu ve bu kaçak elektrik tespit tutanağının da Yönetmelikte belirtildiği şekilde usulüne uygun düzenlenmediği, davanın reddine karar verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, vekalet ücretinin doğru hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.