MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1463 E., 2025/1068 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/486 E., 2020/127 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 08.03.2018 tarihli yazıyla, ... ilinde ikamet edip tedavisi yapılan kanser hastasının bilgisi dışında düzenlendiği tespit edilen 18.02.2014 tarihli e-reçetenin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.10.) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca, 984,93 TL reçete bedeli, 337,57 TL yasal faiz ve 9.849,30 TL cezai şart olmak üzere toplam 11.171,80 TL borç tahakkuk ettirildiğinin ve müvekkilinin yazılı olarak uyarıldığının bildirildiğini, Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; borç tahakkuk işleminin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve 11.171,80 TL'nin mahsup tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurumun Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.04.2017 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda ceza işlem uygulandığını, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı eczacının sahte olarak kimler tarafından düzenlendiği somut bir şekilde tespit edilmeyen, ancak hastaların bilgisi dışında düzenlendiği dolayısıyla sahte olduğu kanaatine varılan reçeteleri kabul edip, davalı Kuruma fatura etmesi olayında, bu reçeteler ve raporların gerçek olup olmadığını bilmesinin mümkün olmayacağı, davacının, reçetelerin eczanesi üzerinden davalı Kuruma fatura edilmesi dışında, reçetelerin düzenlenmesi aşamasında kastı ve işbirliği var ise, bu durumun tespitinin ve ispatının yapılması gerektiği, Kurum yetkilerince düzenlenen soruşturma raporunda bu yönde bir tespitin olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı hakkında uygulanan 984,93 TL reçete bedeli, 337,57 TL yasal faiz, 9.849,30 TL cezai şart bedeli toplamı 11.171,80 TL borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 11.171,80 TL'nin 16.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacı hakkında, davaya konu müfettiş raporunda geçen e-reçete ilgili yapılan ceza soruşturmasının takipsizlik kararı ile kapandığı, e-reçetenin düzenlenmesinde davacı eczacı ya da çalışanlarının herhangi bir katkısının bulunduğunun ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; ... ilinde ikamet eden kanser hastasının bilgisi dışında düzenlenen e-reçetenin, davacı eczane tarafından fatura edildiğini, bu hususun Kurum tarafından düzenlenen denetmen raporu ile sabit olduğunu, ...'de ikamet eden ve tedavisini orada sürdüren bir hastanın davacının bulunduğu ... ilindeki eczaneden ilaç almış olmasının, fatura edilen reçetenin hastanın bilgisi dışında düzenlediğine de karine teşkil ettiğinini, salt tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan Kurum işleminin iptali ve kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
1.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere; cezai işleme konu sahte reçetenin, davacı eczacı ya da eczane çalışanlarının dahli ile fatura edildiğinin davalı Kurum tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dosya kapsamından; dava konusu reçetenin, hastanın bilgisi dışında düzenlenerek davacı eczaneden temin edilmesi suretiyle davalı Kurumun zarara uğradığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; sorumluluğunda olmayan bir reçetelerin bedelinin davalı Kurumdan tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, aksi halde reçete bedellerinden sorumlu olmayan davalı Kuruma külfet yüklenmiş olacağı, davacının reçete bedelini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı, bu nedenlerle davalı Kurumun yersiz reçete bedeli ödemelerini geri istemekte haklı olduğu kabul edilerek, davalı Kurumun sahte reçete bedelinin iadesine ilişkin işlemi yönünden davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.